26 Ağustos 2024, 19:05
|
#
1
|
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Abidin Ünal, “Güç Mücadelesinde Türkiye”
Abidin Ünal, “Güç Mücadelesinde Türkiye”
Sadece askerî güçle güçlü ülke olunmaz

Hava Kuvvetleri eski komutanlarından E. Orgeneral Abidin Ünal, “Güç Mücadelesinde Türkiye” adlı kitabında Türkiye’nin bölgesel güç veya büyük güç olmasının neresinde olduğunu irdeliyor.
Son dönemlerdeki bölgesel ve küresel gelişmeler ve bu gelişmelerin gölgesinde Türkiye’nin yaptığı hamlelerin, “Türkiye bir Bölgesel Güç mü veya Büyük Güç müdür? Ya da Türkiye Bölgesel Güç veya Büyük Güç olmalı mıdır?..” sorularını akla getirdiğine dikkat çeken Abidin Ünal konuyla ilgili tespitlerini şöyle sıralıyor:
Bölgesel Güç veya Büyük Güç olmak demek sadece askerî güçle ölçülmemelidir. Bölgesel Güç veya Büyük Güç olmak demek; bir ülkenin sahip olduğu maddi güç unsurları (ekonomik, askerî, diplomatik, ideolojik, jeopolitik, bilimsel ve teknolojik güç) ile yumuşak güç unsurları (kültür, politik değerler ve dış politika) bileşenlerinin bölgesel ve düzen kurucu stratejik bir tercihe yönlendirilmesi demektir.
Uluslararası ilişkiler bağlamında güç, teori ve pratiklerini konu eden ve çoğu yabancı kökenli çok zengin kaynaklar bulunmaktadır. Bu çalışmada güç teorileri üzerinde durmaktan ziyade, ölçülebilir parametrelere dayalı olarak maddi güç bileşenleriyle ilgili değerlendirme yapmaya öncelik verdim.
Türkiye, özellikle Soğuk Savaş sonrası değişen dünya koşullarının da etkisiyle 21’inci yüzyıla, bölgesinde etkin ve güçlü olma iddiasıyla girdi. Özellikle millî menfaatlerin uzandığı alanlarda bölgesel güç olma yolunu seçti. Bu noktada doğal olarak ülkenin sahip olduğu güç bileşenlerinin bölgesel güç olmak için yeterli olup olmadığı hayati bir soru olarak ortaya çıkmaktadır. Zamanında büyük güç hatta küresel bir güç olan Osmanlı İmparatorluğu’nun güçten düşmesiyle birlikte bir ulus devlet olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti kuruluş yıllarından itibaren bölgesinde barışı ve istikrarı hem teşvik etmiş hem de garantisi olmuştur.
Saygınlığını tarihinden aldığı kadar, Birinci Dünya Savaşı yılları ve sonrasında emperyalist güçlere karşı verdiği mücadele ile de kazanmış olan Türkiye; yurtta sulh, cihanda sulh ilkesiyle bölgesinde istikrar sağlayan, denge oluşturan ve dünya barışına da katkı sağlayan bir misyonu da adeta bir miras olarak üstlenmektedir.
Kırmızı Kedi Yayınevi
|
|
|
|
|