12 Ağustos 2026, 15:14
|
#
1
|
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Uyanış | Chariot (2023) - Film Eleştirisi
Uyanış | Chariot (2023) - Film Eleştirisi
Chariot İncelemesi: Absürt Bir Ölüm Sonrası Macerası
 Uzak ve soğuk duran, garip ve tekrarlayan bir rüyanın işkence ettiği bir adam, tuhaf bir psikiyatristten yardım ister. Chariot, ölümden sonraki yaşamın kof ve absürt bir keşfi. İlginç bir metafiziksel ikilem olarak başlayan hikaye, hiçbir anlam ifade etmeyen ucuz tiyatral oyunlara dönüşüyor. Film, avına sinsice yaklaşan bir yırtıcı gibi konusunun etrafında dolanıyor; ancak talihsiz başrol oyuncusu kafa karıştırıcı gerçeği öğrendiğinde dişsiz bir kaplana dönüşüyor. Chariot’ın kara mizah içeren anlık sahneleri, beni şaşkın ve sinirli halde bırakan son derece yetersiz bir finali telafi etmeye yetmiyor.
Thomas Mann, Harrison Hardy rolünde karşımıza çıkıyor. Kendisi çocukluğundan beri her gece aynı sıradan rüyanın işkencesine maruz kalıyor. Harry rüyasında annesini mutfakta görüyor; annesi ona babasının marketten sarımsak alıp almadığını soruyor.
Harry oturma odasına yürüyor ve ardından evinde hiçbir zaman var olmamış bir çatı katına çıkan garip, kırmızı bir ip fark ediyor. Harry bu rüyayı binlerce kez görmüş. Bu tekrarlayan huzursuzluğuna hipnotik bir çözüm sunduğunu iddia eden tuhaf psikiyatrist Dr. Karn'ı (John Malkovich) ziyaret ediyor.
Harry, doktorla görüşmeye devam ederken yeni bir binaya taşınır. "The Lafayette", daha önce gördüğü veya deneyimlediği hiçbir yere benzememektedir. Maria (Rosa Salazar) adında güzel bir bina sakini, çamaşırhanede kendini tanıtır ve onu hemen dairesine davet eder. Harry onun bu cesaretine şaşırır ama aralarında manyetik bir çekim oluşur.
Maria onu tuhaf bina sakinlerinden oluşan bir toplulukla tanıştırır. Dr. Karn'ın ise Harry'nin bu hızlı sevgilisi hakkında pek olumlu düşünceleri yoktur. Çünkü doktorun farklı bir gündemi vardır. Harry, bu "reenkarnasyon uzmanı" için çözülmesi gereken olağanüstü bir vakadır.

Chariot bölüm bölüm anlatılıyor. İlk bölüm 1800'lerde geçiyor; bu da ölümün bir tür tezahürüyle karşı karşıya olduğumuzun ilk ipucu. Harry'nin hikayeye dahil oluşunun başlangıçla görünürde hiçbir bağlantısı yok. Sıkıcı rüyası siyah-beyaz ara sahnelerle gösteriliyor ve story ilerledikçe daha fazla parça elde ediyoruz. Harry'nin Lafayette'teki yaşamı tuhaf karşılaşmalarla dolu. Buna bir örnek, Oliver adında kaba ve yaşlı bir İngiliz pislik olarak beliren çift kişilikli, çekici kızıl saçlı Lauren (Scout Taylor-Compton). Lauren, bir düğmeye basılmış gibi birden Oliver'a dönüşüp sonra geri eski haline dönüyor. Bu karakter, üçüncü perdede her şey gibi anlamsız gelen kritik bir role sahip.
Thomas Mann, etrafı açıklanamayan çılgınlıklarla sarılı bir "mantık insanı" olarak işini iyi yapıyor. Havada süzülen bir karakteri basitçe görmezden geliyor. Harry, gerçekliğinin anormal olduğunu kabul ediyor; düzgün bir gece uykusu çekemiyor ve bir sis bulutunun içinde yaşıyor. Harry'yi ilginç kılan şey ise yaşama olan tutkusu.
Lafayette'ten keyif alıyor, Maria'yı seviyor ve içtenlikle anlamlı bir varoluş istiyor. Filmin en çarpıcı kısmı, Harry'nin ölümün anlamını sorguladığı anlar. Yönetmen ve senarist Adam Sigal (Sargasso), anlatının saçma sapan detaylarında kayboluyor. Harry'nin rüyası hakkında daha tatmin edici bir kavrayışa ihtiyacı vardı.
Chariot’ın kafa karıştıran finali tam anlamıyla yere çakılıyor. John Malkovich, kötü bir teorik sirkteki rüküş bir palyaço gibi kalıyor. Doktorun, Harry'nin bu "sistem hatasına" bulduğu çözüm, daha ilk seansta halledilebilirdi. Bu da hepimizi doksan dakikalık anlam kargaşası içinde dolanmaktan kurtarabilirdi.
Chariot, Scarlett Pictures ve Skipstone Pictures ortak yapımıdır.
[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]: Leydihan
|
|
|
|
|