Bir bilgine, “Seni kimin sevdiğini nasıl anlarsın?” diye sorulunca,
“Kim derdimi taşırsa,
kim hâlimi sorarsa,
kim benden sıkılmazsa,
kim hatamı bağışlarsa
ve kim Rabbimi bana hatırlatıyorsa,
o beni seviyordur.” diye cevap verir.
Burada en dikkat edilecek nokta nedir?
Rabbini hatırlatmak olmalıdır elbette.
Her türlü sevginin esas kaynağını unutursak,
bir süre sonra o sevginin
şifa yerine zehre dönüştüğünü,
Allah korusun, bedel ödeyerek görürüz.
Allah, sevdiği kullarını ahirette azap etmemek için,
günahlarına kefaret olsun diye bu dünyada çok fazla sıkıntı ile karşı karşıya getiriyor olamaz mı?
O zaman yaşadığımız
her ne olursa olsun,
hiçbir tereddüt barındırmayacak
bir yönelişle Rabbimize yönelmeliyiz.
Hz. Yusuf’u kuyuda,
Hz. İbrahim’i ateşte,
Hz. Yunus’u balığın karnında,
Hz. Nuh’u gemide bırakmayan Allah,
bizi de darda bırakır mı sanıyorsunuz?
Asla…