Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Kadın-Erkek Farklılığının Kaynakları - AÖF Sosyoloji Dersleri
Kadın-Erkek Farklılığının Kaynakları - AÖF Sosyoloji Dersleri
Hamilelik döneminin ilk 6 ile 8 haftasına kadar genotipik olarak ister erkek (XY) ister dişi olsun (XX) bebeklerin dış görünüşü (fenotipi) dişidir. Bu kritik dönemde embriyonun testisleri androjen (erkeklik hormonu) üreterek yapısal açıdan başlangıçta ortaya çıkmış olan dişi genital organ tomurcuğunu erkek dış genital organına dönüştürür. Bu hormon yetersiz olduğunda ise fetüs dişi olarak gelişir. Hamileliğin 6. ile 12. haftalarında embriyo tarafından üretilen testosteron hormonu sinir hücrelerinin göç etmesini etkileyerek beynin duygulardan davranış ve bilişsel işlevlerden sorumlu olan bölümünün yeniden şekillenmesini sağlar. Bu durum; klasik anlamda erkek tipi duygulanım davranış ve düşünceden sorumlu olup etkisi hayat boyu devam eder. Az miktarda östrojen hormonunun da erkek beyninin gelişiminde erkek cinsel davranışının gelişiminde rol oynadığı bilinmektedir. Bu etkiler sonucunda erkek fetüste beynin sağ yarıküresinin gelişmesi daha yavaş olur ve sol yarıküre daha egemen olur.
Erkeklerin kadınlara oranla daha analitik ve rasyonel düşünmeleri kadınların ise daha duygusal olmalarının sebepleri arasında bu durum önemli bir rol oynamaktadır. Doğumda testosteron hormonu erkeklerde yüksektir. 2-4 yaşlarına kadar bu hormonların seviyeleri çocuklarda yüksek seyreder ve 5 yaşından itibaren ergenlik öncesi döneme kadar düşer. Bu nedenle 2-4 yaş arası çocuklarda cinselliğe ilgi artışı 5 yaşından sonra ergenliğe kadar olan dönemde de ilgi azalması olmaktadır.
Çocukluk döneminin sonunda insan neslinin erkeği ve dişisi; biyolojik psikolojik ve sosyal yönleri ile birbirlerinden derin farklar ile ayrılmaya başlar ve “çocuk” tanımından kurtulur. Bu yaşlardan itibaren erkek çocuklar “delikanlı” kız çocuklar ise “genç kız” olarak adlandırılır. Çocukluk dönemini geride bırakmak ve ergenlik çağına girmek fiziksel olarak büyümenin ve cinsel olarak aktif olmaya başlamanın işaretidir ve toplum iki cins arasında farklı yaklaşımlar ve davranışlar sergiler.
Ergen gelişimi; bağımlı çocuktan bağımsız kendine güvenen erişkine doğru gelişmeyi içerir. Erkekler ve kızlar ergenlik çağını farklı şekilde yaşarlar. Kızlar için ergenlik karışık duygular ve huzursuzluk dönemidir. Erkekler için ise ergenlik büyüme heyecanı ve bağımsızlığını kazanmak demektir. Aradaki bu farklılığın nedenleri arasında toplumsal yaklaşımlar ve fiziksel değişimlerdeki farklılıklar gösterilebilir.
Alıntı
|