Selamun aleyküm arkadaşlar,
Bugün biraz içimi dökmek ve sizlerin de düşüncelerini almak istedim. Kurban Bayramı yaklaşıyor malumunuz. Her yıl kurban kesilirken aklıma hep Hz. İbrahim'in (a.s.) yaşadığı o büyük imtihan gelir. Cenab-ı Allah'ın en sevdiği evladını kurban etmesini istemesi...
Düşünsenize, bizler bile bazen sevdiğimiz bir eşyamızdan vazgeçmekte zorlanırken, bir babanın evladını Allah rızası için kurban etmeye razı olması ne büyük bir teslimiyet, ne yüce bir iman!
İşte tam da bu noktada kendime soruyorum: Acaba bizler de hayatımızda böyle "kurban" etmemiz gereken şeyler yaşıyor muyuz? Elbette, Hz. İbrahim'in (a.s.) yaşadığı gibi doğrudan bir evladımızı değil, ama belki de sevdiklerimiz, kariyerimiz, tutkularımız, hatta kendi nefsimizin istekleri... Allah'ın rızasını kazanmak için, O'nun bizden istediği doğrultuda ilerlemek için neleri "kurban" edebiliyoruz?
Bazen görüyorum, insanlar dini hassasiyetleri adına bazı şeylerden feragat ediyor, fedakarlık yapıyor. Ama bu feragat bazen de bir mecburiyetten, bir korkudan mı kaynaklanıyor, yoksa gerçekten içten gelen bir teslimiyetle mi oluyor? Hani Hz. İbrahim'in (a.s.) yaşadığı o "İlahi emre karşı bir tereddüt mü, yoksa büyük bir aşkla kabulleniş mi?" durumu...
Bu bayram vesilesiyle, hem Hz. İbrahim'in (a.s.) imtihanını tekrar hatırlamak hem de kendi hayatımızdaki "kurban"larımızı düşünmek istedim. Sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz? Sizin hayatınızda Allah rızası için kurban ettiğiniz veya etmek zorunda kaldığınız şeyler oldu mu? Bu süreçte neler hissettiniz?
Paylaşımlarınızla bu konuyu zenginleştireceğinize inanıyorum.
Hayırlı bayramlar şimdiden herkese!