16 Ağustos 2026, 11:58
|
#
1
|
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Moda | Coutures (2025) - Film Eleştirisi
Moda | Coutures (2025) - Film Eleştirisi
"Coutures", sadece bir moda filmi değil; her yönüyle tam bir kadın filmi. Yönetmen Alice Winocour, moda dünyasını o alışık olduğumuz şaşaalı yüzüyle değil, perde arkasındaki gerçek kadın emeği üzerinden anlatmayı tercih etmiş.
Film, her bir kadın figürünün geçmişten gelen yaralarını tamir edemeden var olma çabasını işliyor. İlginç bir detay olarak; söz konusu kadın modası olsa bile, erkeklerin neredeyse tamamı kadınların "karşısında" veya olaylara çok uzak, yüzeysel duruşlarıyla resmedilmiş.
Angelina Jolie için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Hollywood’un kraliçesini belki de hiç olmadığı kadar "kendisi gibi" izliyoruz. Gözlerindeki o tarifsiz, donuk hüzün ve özel yaşamındaki mastektomi gerçeğinin beyazperdedeki rolüne yansıması, izleyiciye özel bir ayrıcalık sunuyor. Siyah giysileri ve doğal makyajıyla nefes kesici bir performans sergilemiş.
Filmin hikayesi üç ana karakter etrafında şekilleniyor:
- Korku filmleri yönetmeni Maxine Walker (Angelina Jolie)
- Güney Sudanlı genç manken Ada (Anyier Adai)
- Yazar olma hayali kuran makyöz Angele (Ella Rumpf)
Yönetmen Winocour, bu karakterlerin kesişme noktalarındaki duygu yükünü harika yönetmiş. Hikayeler arasında yer yer dağınıklık varmış gibi görünse de, kadınlar arasındaki o "kız kardeşlik" bağı ve dayanışma sahneleri filmi ayakta tutuyor.
Özellikle mankenlerin ayaklarındaki yaraların tedavi edilmesi gibi naif anlar, sektörün acımasızlığını simgeliyor.
Teknik açıdan film oldukça iddialı. İlk kez Chanel stüdyolarının ve backstage'inin bu kadar detaylı kullanılması, lüks markaların arkasındaki melankolik ve sancılı yaratım sürecini gözler önüne seriyor. Ses tasarımı ise tam bir çeşni; atölye seslerinden Françoise Hardy ve Rachmaninoff bestelerine kadar uzanan geniş bir yelpaze var.
Moda sizce nedir? - Faydasız ama gerekli.
Jolie'nin canlandırdığı karakterin verdiği bu cevap, aslında tüm o gösterişli dünyanın özetini sunuyor. Film, karakterlerin akıbetini net bir sonla bağlamak yerine izleyicinin hayal gücüne bırakıyor. "Show must go on" (Şov devam etmeli) felsefesiyle biten yapım, doğal olanın (kasırganın veya hastalığın) karşısında insanın duruşunu sorgulatıyor.
Moda dünyasının mutsuz ve travmalarla dolu arka sokaklarını, Angelina Jolie’nin en doğal haliyle izlemek isteyenler kaçırmasın.
Yazan: Leydihan
|
|
|
|
|