Esselamu aleyküm canlar,
Bu aralar içimde tarifsiz bir sızı var, bir türlü atamadım. Dışarıdaki dünyada yaşananlara bakıyorum, sokak hayvanlarının dahi bir dostu varken, gönül bağlarımızın ne kadar da zayıfladığını hissediyorum. Eskiden bir ahbaplık, bir dostluk kurulduğunda o bağın ne kadar kıymetli olduğu bilinirdi. Bir vefa vardı, bir sadakat vardı. Şimdi ise her şey öyle geçici, öyle yüzeysel ki... İnsanlar birbirini bir çırpıda unutabiliyor, bir zamanlar en yakını bildiğin kişi bir anda yok olup gidebiliyor.
Bu durum tasavvuf yolunda yürüyen bizler için daha da ağır bir yük sanki. Kalpten gelen samimiyetin bu kadar sorgulandığı, vefanın bir erdem olmaktan çıkıp bir eksiklik gibi görüldüğü bir devirde, bu yolda nasıl daha sağlam durabiliriz? Gönül yaralarımızı nasıl sararız? Bu gidişat hakkında sizin de düşüncelerinizi, tecrübelerinizi merak ediyorum.
Maneviyatımıza ve birbirimize olan bağlılığımızı nasıl güçlendirebiliriz bu dünyada? Bu konularda sohbet etmek, birbirimize destek olmak istiyorum.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.