Antik Mezopotamya’da Enuma Anu Enlil’de geçen ay kehanetleri ile ilgili bir makale bırakıyorum. Keyifle okuyabilirsiniz
Ay, bilinçaltımızda ilgilidir ve psikolojik hastalıklarla ilgisi vardır. Geçmiş dönemde dolunayın insan üzerinde psikolojik etkisi olduğu düşünüldüğü için akıl hastalarına “lunatic” denmiş. Luna/Ay. Daha ilginci Türkçesi aynı anlamda “Aysar” İnsanlık, ilk önce zihnin gelgitlerini Ay’ın gelgitleriyle birlikte okumaya çalıştı. Akıl hastalıkları ile ilgili kullanılan Luna(Ay) ay tarafından etkilenmiş manasında kullanıldı.
Omne superius sicut inferius.
“Yukarıda olan her şey, aşağıdaki her şeyin aynısıdır” Ay, güneş gibi sabit değildi. Büyüyordu, eksiliyordu, kayboluyordu ve geri dönüyordu. Aynı insanın ruhu gibi. Tapınak metinlerinde, kişinin ruhsal dengesizliklerinin “Ay’ın ışığının zayıflaması” ile ilişkilendirildiğini görürüz. Denizin gelgitlerle oynayan bu güç, insanın zihniyle de oynayabilirdi. Ay ışığında aklın sınırlarının inceldiği düşünülürdü. Bu yüzden kehanetler ve ritüeller dolunayda uygulanırdı. Orta Çağ Avrupa’sında bile mahkeme kayıtlarında şu savunmalar yer alır: “Suçu dolunay etkisi altında işledi.”
Dolunayda halen kendimizi daha gergin hissederiz. Ruhumuz çekilir. Bu bize atalarımızın bilinçaltından kalan psikolojik miraslardan biridir. İlk çocukluğumuz, annemizle ilgilidir.