Türkü Hikayeleri Türkülerimizin acıklı ve yaşanmış hikayeleri...


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Dışarda kar vardı, içeride ölü çocuklar - Mahir türküsü
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
195
Konu Bilgileri : Türkü Hikayeleri
Konu Basligi
Dışarda kar vardı, içeride ölü çocuklar - Mahir türküsü
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
195

Kullanıcı Etiket Listesi


  
 
Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 10 Nisan 2026, 09:11  
Çevrimiçi
 
Penelope kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Dışarda kar vardı, içeride ölü çocuklar - Mahir türküsü

Dışarda kar vardı, içeride ölü çocuklar - Mahir türküsü

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

DIŞARDA KAR VARDI, İÇERDE ÖLÜ ÇOCUKLAR..

Çocuk yüzlerinde masum gülüşleri, birinin üzerinde kanlı, mavi bir kazak...
Özgürlüğe kanat çırpan kelebekler gibiydiler. Nasıl bir yangına uçtuklarını bilmediler.

Sene 1971, Maltepe Cezaevi.

Bir gazeteci, cezaevindeki İlhan Selçuk’u ziyarete gider. Kısa süren hoş sohbetin ardından çıkarken, İlhan Selçuk’a ve tesadüfen yanında bulunan delikanlıya “bir ihtiyacınız var mı?” diye sorar. Selçuk’un yanındaki genç “abi üşüyoruz, bana bir kazak ya da battaniye getirir misin” der.

Gazeteci, “sana battaniye yollarım ama şu kazağı al” der, üzerindeki mavi kazağı çıkarır, delikanlıya verir.

Kazağı veren kişi, yıllar sonra onun için “çok sağlam bir çocuktu” diyecek olan ve gazetecilik yaşamında “hiç kimseyi satmamış” olan Engin Konuksever’den başkası değildir.

Delikanlıya gelince. O gün, Konuksever’in uzattığı mavi kazağı alır, hemen üstüne giyinir, “sağ ol abi” der.

Adı Mahir Çayan’dır.

***
Dünyada 68’in geri çekildiği yıllar, Türkiye’de yükselmeye devam eden bir dalga gibidir. Gençlik daha özgür, daha bağımsız, daha güzel bir yaşam istemektedir. Bunun için DEV-GENÇ örgütlülüğünde gösteriler, boykotlar, grevler yapılır; işgaller ve tarım mitingleri gerçekleştirilir. Devrimci gençler, ülkenin her yanından kendilerine gelen sorunları çözmek için canla, başla çalışırlar. O yıllarda Hakkâri’de Zap Nehri’ne köprü yapmak bile onlara düşer.

Bu sıralarda, üniversiteli gençliğin içinden zeki, gözü pek, civanmert çocuklar çıkmaktadır. Birer gençlik önderi olarak sivrilirler. Bunlardan birisi de, entelektüel zekâsı ve ustaca kullandığı kalemiyle kendisine “kalem efendisi” denilen Mahir Çayan’dır.
Ve gökyüzü görünür birden!

Etraf zifiri karanlıktır.

Aylardan beri aynı şeyi yapmaktadır. Genç adam, elindeki çekici kaldırır, indirir, kaldırır indirir… Aniden hiç ummadığı bir şey olur; üzerine boşalan bölük pörçük, toz, toprak parçalarının arkasından gökyüzü görünür birden!

İçini tarifsiz bir heyecan kaplar. Bir yıldız ona göz kırpmaktadır. Büyülenmiş gibi bakar yıldıza. Açılan daracık delikten uzun uzun seyreder yıldızı. İşte tam bu noktada durur, kazmayı bırakır, koğuşa döner. Arkadaşlarına haber verir. Şimdi bekleme zamanıdır.

Beklenen kimdir, niye bekleyeceklerdir?

Tabii ki Mahir’i bekleyeceklerdir. THKP-C liderlerinden biri olarak bir an önce özgürlüğe kavuşmak, darbecilerin mahkemelerinde yargılanan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını idamdan kurtarmak için can atan Mahir Çayan’ı…

Peki ama Mahir nerededir?

Soldan sağa Kamil Dede, Ulaş Bardakçı, Mahir Çayan THKP-C davasında

***

Birkaç ay öncesi…

1 Kasım 1971. Selimiye Kışlası’nda, bir duruşma solonu.

Mahkeme kapısı aralandığında içeri, gözleri çukurlarından fırlamış, bembeyaz suratlı, saçı sakalı birbirine karışmış, zayıf, bitkin bir adam girer. İçerdekiler onu, önce tanıyamaz. Güçlükle ayakta durmaktadır. Askerler kollarına girmek istemiş, o ise buna izin vermemiştir.

Sallanarak gelir, arkadaşlarının yanına oturur, mahkeme heyetine dönerek;

“8 gündür ölüm orucundayım. Avukatlarımla görüştürmüyorsunuz! Kitap kalem yasak! Belli ki bizi idam etmek istiyorsunuz. Bilin ki, savunma hakkımı almazsam, benim bu hücreden ölüm çıkacaktır” diye bağırır.

Keçi gibi inatçıdır. Oldukça kararlı gözükmektedir. Verdiği karardan asla esnemeyen bir yanı vardır.

Mahkeme onun, Selimiye’den Kartal Maltepe Askeri Ceza ve Tutukevi’ne sevkine karar verecektir. Artık, ortak savunma yapacakları D koğuşundaki yoldaşları Ziya Yılmaz, Ulaş Bardakçı ve Necmi Demir’le birliktedir. Onun gelişini koğuştakiler, Atilla Sarp’ın yaptığı boğma rakı ile kutlayacaklardır.

İlk işi, THKO koğuşuna giderek kazılan tüneli görmek olan bu genç Mahir Çayan’dan başkası değildir.
“Temizliğe titiz çocuklar”

 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
Çocuklar, dışarda, içeride, kar, mahir, türküsü, vardı, ölü


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Forumlara Hızlı Geç




JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK
❤
❤

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor