Bir insan gerçekten sana odaklanmak istiyorsa, bunu kemiklerine kadar hissettirir. Sözle değil, davranışla, zamanla, gözle, enerjiyle, her şeyiyle. İlgisi bölünmüşse de yalan söyleme kendine: Mesajlara geç cevap vermesi, sohbetin yarısında dağılması, günler sonra araması ya da kısa ilkesiz boş kelimelerle geçiştirmesi, planları sürekli ertelemesi ya da sadece o istediğinde buluşma ayarlanması, seni “bir ara”ya koyması… hepsi bağıra bağıra “sen önceliğim değilsin” der. Bunu yaşıyorsan “Sevilmiyorsun”! Net! O içindeki hissettiğin küçük sinyal? O küçük sinyal değil. O senin ilişkide kalma içgüdün. O seni kullanılmaktan koruyan içgüdün ona kulak ver. Çünkü seven hissettirir. Gerçek seven şüpheye yer bırakmaz. İlgisizlik meşguliyetle örtbas edilemez. İlgisizlik sadece ilgisizliktir kazı şunu bir yere. Ve sen, o ilgisizliğin içinde daha fazla küçülmek zorunda değilsin.