Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Tevbe Namazı
Tevbe Namazı
Tevbe etmek isteyen kimse, tevbeden önce iki rek’at namaz kılmalıdır.
Ey Hak Yolcusu! Bir Müslüman, tevbe yoluna girmek, Allah’ın emirlerine yönelmek istediğinde, işlemiş olduğu günahtan veya günahlardan tevbe etmek için iki rek’atlık bir nafile namazı kılması menduptur. Yani çok çok sevabı olan bir namazdır. Kılınan bu iki rek’at namaz tevbesinin kabul olmasını ve günahlarının da bağışlanmasını sağlar. Yani duasının, tevbesinin kabul olmasına sebep olur. Günâhlarından tevbe etmek isteyen bir Müslüman, kıldığı veya kılacağı bu namazla Cenâb-ı Allah’ın affına ve bağışlamasına erecektir demek olur.
Sevgili Peygamberimiz (Aleyhisselâm) hâdîs-i şeriflerinde bu konu ile ilgili şöyle müjde vermektedir:
“Günâh işleyen hiç bir Müslüman yoktur ki, işlemiş olduğu günâhtan sonra, kalkıp güzelce bir abdest alarak iki rek’at namaz kılsın ve sonra Allah’tan mağfiret (bağışlanma) dilesin (istiğfâr etsin) de Allah onun günâhlarını affetmesin. (Yani bu kulunun günâhlarını şüphesiz affeder)” buyurmuştur.
Ey Dost! Tevbenin ne demek olduğunu, şartlarını, kurallarını sanıyorum elimizdeki kitapçığımızdan öğrenmiş bulunuyoruz.
Evet, bir Müslüman, insanlık gereği olarak (hasbel beşerîye) bir günah işlediği vakit, bundan pişmanlık duyuyor. Ah ben ne yaptım diyerek gönül sıkıntısı çekiyor.
Ve bu güzel duygularla tevbesinin kabul olması için güzelce bir abdest alıyor veya vakti müsait, yer, zaman elverişlidir, kalkıp gusûl (boy abdesti) alıyor. Sonra tenha, sessiz bir köşeye çekilip Allah rızası için iki rek’at, (iki rek’atlık) bir nafile namazı kılıyor. Namazın sonunda, selâm verdikten sonra tevbe ve istiğfâr ediyor. Tevbesinin kabul olmadı ve günâhlarının affı için Cenâb-ı Allah’a duâ edip yalvarıyor. Allahü Teâlâ, bu kulunun günahlarının affediyor. Sevgili Peygamberimiz bir günâhkâr ümmetiyle bu müjdeyi vermiştir.
Tevbe namazı nasıl kılınır? : Tevbe namazı kılmak isteyen bir Müslüman, önce güzelce bir namaz abdesti alır veya gusûl (boy abdesti) alır. Sonra “niyet ettim Allah rızası için iki rek’at tevbe namazına” diyerek niyet eder ve namaza başlar. “Sübhaneke” duâsını okur. “Eüzü besmele” okuyarak “Fatiha Süresini” okuyup “amin” der. Ve bildiği sürelerden kendisine kolay gelen herhangi bir süreyi okuyarak namazını bitirir.
Namazın bitiminde duâ ederken tevbe dualarından birini veya birkaçını okuyarak tevbe ve istiğfarını yapar. Böylece Cenâb-ı Allah’a yönelmiş olur. Tevbenin anlamı Allah’a yönelmek, Allah’a dönmek demek olduğunu bu kitabımızda açık açık yazdık.
Tevbe namazını, sâkin, sessiz, gürültüsüz bir yerde kılmak gerekir. Fıkıh kitaplarımızda “Kırlarda kılınmasını” tavsiye eder. Bu demektir ki, tevbe namazını tenha ve sakin bir yerde kılmak fayda ve yarar sağlar.
Ey hak yolcusu! Her işin bir usûlû kâidesi (kuralı) olduğuna göre kabuk edilmeye lâyık bir işin de kendine göre bir yolu olmalıdır. Bilerek veya bilmeyerek hata eden bir kul, bunun farkına varıp da iş sancısı çekerken bundan kurtulmak için, kulluk vaziyetine girip Allah’tan affetmesini istemek ne kadar göz yaşartıcı bir hareket değil mi?
Kulluk vaziyeti en güzel şeklini namaz ibâdetinde alır. Namazdan sonra yapılan duâlar, tevbeler, istiğfârlar en güzel kabul gören ibâdetlerdir. Allah, en güzelleri kabul eder. En güzel duâ ve niyazlar da namazın akabinde olanlardır.
Tevbe Namazında, istenilen ayet ve süreler okunabilir. Normal iki rek’atlı bir namaz gibi kılınır. Bütün bu ibadetler, bir kulun kendine gelmesi demektir. Kulluğunu anlayan kimselere ne mutlu! Dünyaya geliş gayesi budur. Yani, Cenab-ı Allah’a kullukta bulunmaktır. Allah’ı büyüklüğünü anlayamayan O’na kulluk yapmaz, yapmaz demek olur.
—-
|