Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
7. Sınıf İngilizce Sport Equipments (Spor Ekipmanları) Konu Anlatımı
7. Sınıf İngilizce Sport Equipments (Spor Ekipmanları) Konu Anlatımı
Yapılan sporlar Yüksek Tempolu - Fast Paced ve Düşük Tempolu - Slow Paced olarak ikiye ayrılır. Isınma hareketleri demek içinse ''Free exercise'' ya da ''Warm up exercise'' kelimelerinden birini kullanabiliriz.
1- Spor Ekipmanları ve İngilizce Karşılıkları
Dambıl - Dumbbell
Atlama ipi - Skipping rope
Halter - Weights ya da Barbell
Not: İngilizcede ''Weights'' sözcüğü tüm ağırlıklar için de kullanılır. ''Lift Weights'' ise ''Ağırlık Kaldırmak'' anlamına gelir.
Koşu Bandı - Railway Power ya da Treadmill
Pilates Topu - Pilates Ball
Eliptik Bisiklet - Elliptical training ya da Cross training
Trambolin - Trampoline ya da kısaca Tramp
Kürek çekme makinesi - Seated row machine
Fitness eldiveni - Fitness glove
Dağ bisikleti - Mountain bike ya da All terrain bike
Mekik sehpası - Shuttle Stand
Pilates çemberi - Pilates circle
Kum torbası - Sand mag ya da Punching ball
Bel kemeri - Waist belt ya da Waist harness
Kondisyon bisikleti - Stationary training
Örnek Cümleler -
1.A - These weights are too much for you.
Bu ağırlıklar sana fazla gelir.
1.B - I ran on the treadmill for 20 minutes.
Koşu bandında 20 dakika boyunca koştum.
1.C - We bought new cross trainings for the gym.
Spor salonuna yeni bisikletler (eliptik) aldık.
1.D - My sister works half an hour every day with her pilates ball.
Ablam pilates topu ile her gün yarım saat çalışıyor.
1.E - Exercising on the trampoline is great fun.
Trambolin üzerinde egzersiz yapmak çok eğlenceli.
1.F - His arms got stronger as he worked with seated row machine every day.
Her gün kürek çekme makinesiyle çalıştığı için kolları güçlendi.
1.G - You must wear your gloves at the gym.
Spor salonunda eldivenlerini mutlaka takmalısın.
1.H - Koray has been saving money for a long time to buy a new mountain bike.
Koray yeni bir dağ bisikleti almak için uzun bir süredir para biriktiriyor.
1.I - Every day, he works on the shuttle bench to get in shape.
Forma girmek için her gün mekik sehpasında çalışıyor.
1.J - Boxers have been training with a punching bag for minutes.
Boksörler dakikalardır kum torbasıyla antrenman yapıyor / çalışıyor.
2- Spor Türleri ve İngilizce Karşılıkları
Yüzmek - Swim
Tempolu yürümek - Brisk walking
Ormanda Koşmak - Running in the forrest
Şınav çekmek - Press up ya da Push up
Mekik çekmek - Do sit ups
Bisiklet sürmek - Ride a biscyle
Futbol oynamak - Play football
Jimnastik - Gymnastics
Aeorobik - Aerobic
Örnek Cümleler -
1.A - I do 100 push-ups every day.
Her gün 100 tane şınav çekiyorum.
1.B - My friend is helping me take a shuttle.
Arkadaşım mekik çekmeme yardım ediyor.
1.C - To improve your leg muscles, you have to ride a bike.
Bacak kaslarını geliştirmek için bisiklet sürmelisin.
1.D - People now prefer to do pilates rather than gymnastics.
İnsanlar artık jimnastik yapmayı değil pilates yapmayı tercih ediyor.
1.E - In the 80s, aerobic was very fashionable.
80'li yıllarda aerobic çok modaydı.
Alıntıdır.
|