Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Estetiğin Temel Kavramları - Aöf Sosyoloji Bölümü Dersleri
Estetiğin Temel Kavramları - Aöf Sosyoloji Bölümü Dersleri
Güzellik Problemi
Güzellik hemen her filozofta farklı biçimde tanımlanmıştır.
Platon güzelliği bir idea olarak görür. Platon’a göre sanat güzel ideasını taklit etme olduğundan yapılan eser ne kadar ideaya yaklaşırsa o oranda güzel olur.
Aristoteles’e göre güzellik ahenktir düzendir sınırdır. İnsanın algı sınırlarını ve kavrayış gücünü aşan çok büyük bir şey güzel olamaz.
Plotinos’a göre güzellik Tanrısal aklın evrendeki ışımasıdır. Madde Tanrısal akıldan (İdeadan) pay almazsa çirkindir.
Hegel’e göre güzellik Mutlak Ruh’un duyularla kavranabilen görünüşleridir. Yani her şeyin ilkesi olan İdea’nın duyulara görünüşüdür.
Kant’a göre güzel çıkar gözetmeksizin hoşlanmanın nesnesidir. Güzellikte pratik amaç gütmeyen bir düzen vardır.
Güzellik problemi doğada ve sanatta güzelin ne olduğu problemi ile iç içedir.
Sanat felsefesinin konusu sanattaki güzelliktir. Bir kısım filozoflar “Doğa sanatı taklit ediyor” (Oscar Wilde) “Biz romantik olduktan sonra dağlar güzelleşti” (Delacroix) gibi sözleriyle sanat güzelliğinin bizi doğayı kavramaya götürdüğünü belirtirler.
Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar
a. Estetik Yargıların Yapısı
Estetik yargılar dini bilimsel ve ahlaki yargılardan farklılar gösterir.
Dini yargıların inançla ilgili olduğu ahlaki yargıların eylemlerle ilgili olduğu yerde estetik yargılar “güzel” ya da “çirkin” diye nitelenen bir varlıkla ilgili beğeni yargılarıdır.
Bilimsel yargıların objektif bir niteliği olduğu yerde estetik yargılar özneldir; İnsanlara göre değişir.
b. Ortak Estetik Yargıların Olup Olmadığı
Acaba sanat eseri güzel değerini kendisinde mi taşır; yoksa güzellik bizim ona yüklediğimiz bir şey midir? Bu konuda iki karşıt görüş vardır: Biri nesnelci görüş diğeri öznelci görüş.
Nesnelci görüşe göre eser güzellik değerini kendisinde taşır. Güzellik insandan bağımsız olarak vardır. Bir nesne güzel ise insan onu alımlasa da alımlamasa da güzel olmaya devam eder. Bu görüşte olanlar ortak estetik yargıların varlığını kabul ederler.
Öznelci görüş insandan bağımsız bir estetik değerin olamayacağını savunur. Bu görüştekilere göre bir eser değerini insanda uyandırdığı duygulardan estetik yaşantıdan alır. Yoksa eser kendi başına estetik bir değer taşımaz.
Dolayısıyla bu görüştekilere göre ortak estetik yargılar olamaz.
ba. Ortak Estetik Yargıların Varlığını Reddedenler
Her insanın kendine göre bir beğenisi vardır. Tüm insanlarda beğeninin ölçüsü olabilecek bir kural bir ilke yoktur. Her beğeni aynı derecede geçerlidir. Biri sanat müziğini beğenirken başkası pop müziğini beğenebilmektedir.
Her sanat eseri sanatçının kendi öz benliğinden kaynaklandığı için sanatçının ruhunda oluşan estetik beğeni hakkında herkesin kabul edeceği genel geçer yargılara varılamaz. Bireyler sanatçıların eserlerinden kendi ruhsal yapılarına göre farklı izlenimler alırlar ve farklı senteze ulaşırlar. Bu görüşün önemli temsilcisi Croce’dir.
bb. Ortak Estetik Yargıların Varlığını Kabul Edenler
Bu anlayışa göre güzellik bütün nesnelerde farklı derecelerde bulunmaktadır; bu bireyin kişisel deneyimlerinden alışkanlıklarından tercihlerinden bağımsız olarak vardır.
Örneğin Selimiye Camisi dünyada hiçbir insan kalmasa da yine güzellik değerini taşıyacaktır.
Platon: Güzel bir idea olarak gerçekten vardır. İdealar diğer özellikleri yanında kendinden güzeldir. Asıl güzellik hiçbir zaman değişmeyen gerçeklik olan güzellik ideasıdır. Akıl sahibi her varlık için güzel ideası ortaktır. Çünkü o akılla kavranır.
Aristoteles: Güzellik uyum oran ve ölçülülüğün kaynaştığı bütündür.
Hegel: Güzellik Mutlak ruhun duyulur nesnelerde görünür hale gelmesidir.
Kant: Güzellik nesnenin taşıdığı bir değerdir. İnsanlar hoşlarına giden ya da gitmeyen bir şeyi duygularına göre değerlendirirler. Estetik yargı beğeni duygusuna dayanır. Ona göre bu beğeni duygusu her insanda bulunan ortak beğeniyle açıklanır.
Kant’a göre bir insan sanat eseri karşısında “Bu güzeldir” derken diğer insanların da onu güzel bulmasını ister. “Bir şiire güzel diyorsam herkesin onu güzel bulmasını beklerim” der. Güzel beğenisi çıkarsız bir hazdır. İnsanlar çıkar gözetmeden bir nesneye yöneldiğinde aynı güzelliği görecektir.
Alıntı
|