Diğer Dinler Diğer dinler ve inanışlar hakkında bilmek istedikleriniz.


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Hindistan’da İslamiyet Nasıl Engellenmeye Çalışıldı?
Konudaki Cevap Sayisi
1
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
181
Konu Bilgileri : Diğer Dinler
Konu Basligi
Hindistan’da İslamiyet Nasıl Engellenmeye Çalışıldı?
Konudaki Cevap Sayisi
1
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
181

Kullanıcı Etiket Listesi


  
 
Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 24 Şubat 2024, 01:53  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
soru Hindistan’da İslamiyet Nasıl Engellenmeye Çalışıldı?

Hindistan’da İslamiyet Nasıl Engellenmeye Çalışıldı?

Köklü bir tarihî geçmişi olan, yaklaşık bin farklı lehçenin konuşulduğu ve yüzlerce dinî inancın yaşandığı Hindistan'da, İslamiyet Hinduizm'den sonra ikinci en büyük din. Ülke, Müslüman azınlıklar hususunda farklı bir tecrübeye sahiptir. Yaklaşık 70 yıl geçmesine rağmen Hindistan'da kalmayı tercih eden Müslümanlar, bugün hâlâ hayatın her alanında haksızlıklara uğruyor. Kültürel kimliklerine yönelik tehditlere karşı mücadele eden Hindistan Müslümanlarına Tac Mahal Türbesi'nde vakit namazların kılınması da yasaklandı.



Hindistan Arkeolojik Araştırmalar Kurumu, Tac Mahal Türbesi'nde vakit namazların kılınmasını yasakladı. ASI yetkilileri, dün türbede abdest almak için kullanılan su tankını mühürledi.

Orta Çağ süresince bölgede hâkim toplum olan Müslümanlar, İngilizlerin Hindistan'ı işgal etmesiyle birlikte hükmedilen toplum haline geldiler. Bu değişim çok karmaşık sorunları da beraberinde getirdi. Alt kıtanın 1947'de bölünmesi, Hindistan'ın Müslüman toplumunu "Pakistanlı Müslümanlar" ve "Hindistanlı Müslümanlar" olarak ikiye ayırdı. Bu durum Müslümanlar için büyük bir şok etkisi oluşturdu. Dünün yönetici elitleri artık Hindu yönetimi altına girmek zorunda bırakıldı.




Yaklaşık 70 yıl geçmesine rağmen Hindistan'da kalmayı tercih eden Müslümanlar, bugün hâlâ hayatın her alanında haksızlıklara uğramakta, fakirlik ve geri kalmışlığın pençesinde kıvranmakta, dinlerine ve kültürel kimliklerine yönelik tehditlere karşı mücadele etmeye devam etmektedirler.


Tac Mahal Türbesi'nde vakit namazların kılınması yasaklandı



Times of India gazetesinde yer alan habere göre, Yüksek Mahkemenin, Temmuz ayında Tac Mahal Türbesi'ndeki mescitte şehir dışından gelen Müslümanların cuma namazı kılmasını yasaklayan kararının ardından Hindistan Arkeolojik Araştırmalar Kurumunun (ASI), Tac Mahal'de vakit namazlarının kılınmasının da yasaklandığını duyurdu. ASI yetkilileri, dün türbede abdest almak için kullanılan su tankını mühürledi. Namaz kıldırmak için camiye gelen İmam Seyit Sadık Ali, sebebini anlayamadığı tedbire şaşırdığını söyledi.
Tac Mahal Türbesi'nde vakit namazların kılınması yasaklandı



Tac Mahal İntizam Komitesi Başkanı
Seyit İbrahim Hüseyin de Tac Mahal'de uzun yıllardır namaz kılındığını, bunu engellemek için ortada bir neden olmadığını belirterek, ASI'ye şikâyette bulunacaklarını ifade etti. Hüseyin, gerek merkezi hükümetin gerek Agra yerel yönetiminin, Müslüman karşıtı bir zihniyete sahip olmasının söz konusu kararda etkili olduğunu savundu.

ASI Agra Dairesi'nde arkeolog Vasant Swarankar ise kararın, mahkemenin emri uyarınca alındığını, buna göre mabette sadece yerel halkın cuma namazı kılabileceğini söyledi. Yüksek Mahkemenin kararının ardından Tac Mahal'deki mescitte temmuz ayından bu yana yalnız Agra'da ikamet eden Müslümanlar cuma ve vakit namazları kılabiliyordu.

Hindistan Müslümanları



İslam, yedinci yüzyılda Arabistan'da doğuşundan hemen sonra, Peygamber Efendimiz hayattayken, Hindistan'a ulaşmıştır. 1.251.695.584'lük nüfusuyla dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi olan Hindistan, toplam 28 idari bölgeye ayrılmaktadır. Yaklaşık bin farklı lehçenin konuşulduğu, yüzlerce dinî inancın yaşandığı ülkede İslamiyet Hinduizm'den sonra ikinci en büyük dindir. Ancak nüfusun yüzde 14,9'unu teşkil eden Müslümanlar ülkede azınlık durumundadır. Genel olarak Hanefi ekolünü benimseyen Müslüman halkın bir kısmı da Şii'dir.


Hindistan Müslümanları




Tüm Hindistan boyunca her bölgeye dağılmış olan Müslümanlar, yoğunluklu olarak başta tartışmalı bölge olan Cammu Keşmir (%68,3), Assam (%34,2), Batı Bengal (%27), Kerala (%26,6), Uttar Pradeş (%19,3), Jharkhand (%14,5), Delhi (%12,9), Karnataka (%12,9), Maharashtra (%11,5) gibi ülkenin daha çok kuzey ve kuzeydoğu hattında yaşamaktadır.

Ülkenin 180 milyonluk Müslüman nüfusu bugün dünyadaki tüm Müslümanların yüzde 10'unu teşkil etmektedir. Hint alt kıtasının tamamında (Pakistan, Hindistan ve Bangladeş) ise 500 milyondan fazla Müslüman yaşar. Bu rakam ayrıca bölgeyi dünyanın en fazla Müslüman nüfusa sahip merkezi haline getirmektedir.

Hindistan’daki ilk cami



Hindistan'daki ilk cami olan Cheraman Juma Mescidi, bölgenin ilk Müslüman'ı olarak şereflenen Cheraman Perumal Bhaskara Ravi Varma tarafından 629'da Karala'da inşa edilmiştir. İslam, öncelikle ülkenin kıyı bölgelerindeki kasaba ve şehirlerde yayılmaya başlamıştır. Sonrasında bölgeye sırasıyla Emeviler, Abbasiler ve Moğollar hâkim olmuş ve 1600'lü yıllara kadar özellikle Delhi ve Gujarat'ta farklı İslam devletleri kurulmuştur.

Hindistan’daki ilk cami



Bugün Hindular İslam'ın bu topraklara geliş sürecinin kılıç zoruyla olduğunu öne sürüp Müslümanlar tarafından Budistlere ve Hindulara katliam yapıldığını, tapınaklarının ve ilim merkezlerinin yakılıp yıkıldığını iddia etseler de İran'ın Arap İslam devleti kontrolüne girmesinin ardından, İslam'ın daha doğudaki Hindistan'da yine İslam devletleri eliyle ve tüccarlar vasıtasıyla yayıldığı tarihsel bir gerçektir.

Hindistan’daki ilk cami




Hindistan'da Hindu inanç ve geleneklerine göre halkı dört sınıfa ayıran bir kast sistemi hâkimdir. Listenin en tepesinde ruhani sınıf olan Brahmalar, ikinci sırada bürokrat ve askerlerin oluşturduğu Keşteriler, üçüncü sınıfta tacirlerin ve çiftçilerin teşkil ettiği Vişyular ve dördüncü olarak da dünyadaki varlık sebeplerinin sadece diğer üç sınıfa hizmet etmek olduğuna inanılan Şudralar bulunmaktadır.




1600'lü yıllarda başlayan İngiliz nüfuzu, Hindistan'a 1857 yılında bütünüyle hâkim oldu. İngiliz sömürgesi haline gelen topraklar Hristiyanlaştırılmaya, İslamiyet de toplumsal hayatta saf dışı bırakılmaya çalışıldı. Müslümanların mal varlıklarına el konuldu, işçi ve memur olarak çalışanlar işlerinden uzaklaştırıldı ve Müslüman toplum büyük bir ekonomik kriz içine itildi.




Ayrıca İslami eğitim veren okullar kapatılarak Müslümanların eğitim hakları da gasp edildi. Müslümanların siyasal gücünün çöküşü ile birlikte, bölgenin sosyal dokusunu oluşturan yapılar arasındaki denge de bozuldu. Özellikle İngiliz sömürge döneminde toplumun karşıt unsurları birbirine düşman hale getirildi. Böyle bir ortam içinde Müslümanlar, bağımsızlık öncesi İngiliz yönetiminin kendileri üzerindeki emellerine ve zulümlerine karşı koymak için Tarikat-i Muhammed Hareketi (Syed Ahmed Barelwi), Faraizi Hareketi, Deoband Hareketi, Tebliğ Hareketi (Maulana İlyas), Aligarh Hareketi (Syed Ahmad Khan) ve Tulu-i İslam,Camaat-i İslami, Camiatu'l-Ulema ve Ahrar-i İslam gibi İslami hareketler etrafında toplanmaya başladı.



Hindistan Müslümanlarının bu dönemdeki en ayırt edici özelliği ise, Osmanlı hilafetine bağlılıkları olmuştur. Hatta Kurtuluş Savaşı sırasında kendi içinde bulundukları sıkıntılara ve zorluklara rağmen aralarında yardım toplayıp Anadolu'ya göndermişlerdir.


İngiltere’ye karşı ülke çapında ayaklanma





İngiliz sömürge döneminde Hindistan'da ayrımcılığa maruz kalan Müslümanlar, 2. Dünya Savaşı'nın ardından ekonomik olarak zayıflayan İngiltere'ye karşı ülke çapında bir ayaklanma başlattı. 14 Ağustos 1947'de Muhammed Ali Cinnah'ın önderliğinde Pakistan İslam Cumhuriyeti'nin kurulduğu ilan edildi. Hindistan'ın batı yakasındaki altı eyalet bu yeni ülkeye bırakılırken nüfusunun çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu verimli topraklara ve stratejik bir konuma sahip olan Keşmir bölgesinin akıbeti, adeta bir kör düğüm halini aldı. İngiliz-Hindu işbirliği sonucu çizilen yeni sınırlara göre Müslümanların çoğunlukta olduğu Keşmir bölgesi Hindistan'a veriliyordu.

İngiltere’ye karşı ülke çapında ayaklanma





1948'de iki ülke arasında çıkan çatışmalar sonucunda Pakistan bugün Azad Keşmir olarak bilinen bölgede kontrolü sağlamış olsa da diğer kısım Hindistan'ın yönetimi altında kaldı. Bugün hâlâ iki ülke arasında ciddi bir sorun olan Keşmir meselesi, bu gerilimden istifade etmeye çalışanların desteği ile ülkedeki diğer Müslümanların da üzerinde bir baskı faktörü olarak kullanılmaktadır.

İngiltere’ye karşı ülke çapında ayaklanma



15 Ağustos 1947'de bağımsızlığını ilan eden Hindistan, anayasal olarak hiçbir dinî grup arasında ayrım yapmayan, hepsine eşit hak ve özgürlükler tanıyan ve azınlıklara özel koruma ve öncelikler veren seküler bir yönetim sistemini benimsemiştir. Ancak bağımsızlıktan bu yana kayıtlara yansıyanlara bakıldığında, uygulamada durumun hiç de böyle olmadığı görülmektedir.

İngiltere’ye karşı ülke çapında ayaklanma



Müslümanların yaşadığı bölgelerde Hindu etkisini canlı tutmak için seçim dönemlerinde Müslümanlara seçime girmeleri veya oy vermeleri konusunda birçok engelleme ve kısıtlama söz konusu olmuştur. Yine sahip oldukları düşük eğitim düzeyi sebebiyle ülke içinde ötekileştirilen Müslümanlar, geçimlerini sağlamak için genel itibarıyla tarım ve ticaretle uğraşmaktadırlar.

İngiltere’ye karşı ülke çapında ayaklanma




11 Eylül 2001'den
sonra ülkedeki birçok İslami kuruluş, devlet tarafından terörist olarak nitelendirilmiştir. Bugün Hindistan'ın güney ve doğu kesimlerindeki Müslümanların durumu kuzeydeki Keşmir halkının durumundan nispeten daha iyidir. Yine kırsal kesimde yaşayan Müslümanlar şehirlerde yaşayanlara göre daha iyi durumdadır.


İngiltere’ye karşı ülke çapında ayaklanma




Günümüz Hindistan Müslümanlarının büyük bir kısmı geçimlerini tarımla sağlamaktadır. Seküler bir yönetim biçimini benimseyen Hindistan'da üst kademe yönetim birimlerindeki iş piyasası Müslümanlar için oldukça sınırlı tutulduğundan, Müslümanlar eğitime fazla önem vermemekte ve daha düşük vasıflarla ticari hayatta tutunmaya çalışmaktadırlar.


Hindistan Müslümanlarının Osmanlı’ya yardımı




Birinci Dünya Savaşı
'nda İngilizler Osmanlı topraklarına saldırınca, Hintli Müslümanlar büyük tepki gösterirler. Kendileri de İngiliz işgali altındadır. Osmanlı Devleti'nin de işgal altına düşmesi, umutlarını daha da kıracak, ülkelerindeki işgal daha da kökleşecektir.


Hindistan Müslümanlarının Osmanlı’ya yardımı





Osmanlı Devleti'ne yardım için, Cinnah ve Gandhi'nin de destek verdiği Hilafet hareketini başlatırlar. Yoğun gösteriler yaparlar. Hareketin ileri gelenleri dönemin İngiliz Başbakanı ile görüşürler. Kurtuluş savaşına destek vermek için aralarında para toplayıp Türkiye'ye gönderirler.

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]
👍1

__________________

 
Alt 24 Şubat 2024, 21:40  
Çevrimiçi
 
Sürmenaj kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Hindistan’da İslamiyet Nasıl Engellenmeye Çalışıldı?

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
Çalışıldı, engellenmeye, hindistan’da, nasıl, İslamiyet


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Forumlara Hızlı Geç




JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK
❤
❤

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor