⚛️ Yıllar geçmiş İbn-i Sina artık yaşlanmıştı. Nice hastayı iyileştiren o büyük hekim şimdi kendi yatağında yatıyordu.
Talebeleri başucunda toplanmıştı.
İçlerinden biri dayanamayıp sordu:
“Üstadım…
Bu kadar ilim öğrendiniz, bu kadar sır çözdünüz…
Peki hayatın en büyük hakikati nedir?”
Odanın içi sessizliğe gömüldü.
Herkes nefesini tuttu.
İbn-i Sina gözlerini hafifçe açtı.
Derin bir nefes aldı…
Ve yavaşça konuştu:
“Anladım ki…”
Herkes biraz daha yaklaştı.
“Hiçbir şeyi tam olarak anlayamadım.”
Söz biter bitmez…
O büyük âlim gözlerini kapattı.
Talebeler donup kaldı.
Çünkü bir ömür boyu ilmin zirvesine çıkmış bir insan, son anda şunu söylüyordu:
“Kesinlik sandığın şey… aslında bir arayıştan ibaret.”
Bu kıssa, İbn-i Sina’nın ilimde ulaştığı en derin noktayı anlatır:
Bilgi arttıkça, bilinmeyen büyür
Hakikat, tamamen kavranan değil… yaklaşılan bir şeydir
“İnsanın en büyük keşfi… sınırını fark etmesidir.