The Platform 2, 2019 yapımı The Platform’un ardından aynı distopik evrene geri dönüyor. İlk film, dikey bir hapishane metaforu üzerinden sınıf ayrımını ve kaynakların adaletsiz dağılımını çarpıcı bir alegoriye dönüştürmüştü. Devam filmi ise aynı evreni korusa da bu kez sürpriz etkisinden uzak, daha didaktik ve daha öngörülebilir bir anlatı tercih ediyor.
Konsept değişmiyor: Mahkûmlar her gün yalnızca bir kez önlerinden geçen platformdan, sisteme girmeden önce seçtikleri yemeği tüketmek zorunda. Her ay değişen kat sistemi, bireyi ya bolluğun zirvesine ya da açlığın dipsiz karanlığına savuruyor. Ancak bu kez mesele sadece paylaşım değil; “düzen” fikri hikâyenin merkezine yerleşiyor. İnanca dayalı bir sistem kurulursa, herkesin doyabileceği iddiası ortaya atılıyor. Böylece film, ilk yapımın kapitalizm alegorisini bir adım öteye taşıyıp otorite, dogma ve körü körüne itaat kavramlarını sorgulamaya yöneliyor.
Ne var ki bu sembolik yapı, ilk filmin derinliğine ulaşamıyor. Dini göndermeler, mesih anlatısı ve “kural her şeydir” yaklaşımı, güçlü bir metafor olmaktan çok doğrudan bir mesaj kaygısına dönüşüyor. İnsanın vahşi doğasını disipline etmeye çalışan sistem fikri ilgi çekici olsa da, senaryo bu fikri derinleştirmek yerine tekrarlarla zayıflatıyor.
Hikâye, Perempuán karakteri (Milena Smit) üzerinden ilerliyor. Onun geçmişine ve motivasyonlarına dair ipuçları, izleyicinin bağ kurmasını sağlıyor. Ancak yan karakterler aynı özeni göremiyor. Zamiatin (Hovik Keuchkerian) dışında çoğu figür yüzeysel kalıyor; Dagin Babi (Óscar Jaenada) gibi potansiyeli yüksek karakterler dahi sembolik birer gölgeye dönüşüyor. Bu da böylesine sert bir evrende duygusal yoğunluğu zayıflatıyor.
Görsel atmosfer ve şiddet dozu ise hâlâ güçlü. Yönetmen Galder Gaztelu-Urrutia, ilk filmdeki klostrofobik gerilimi korumaya çalışsa da bu kez vahşeti daha görünür kılarak etki yaratmayı deniyor. Yamyamlık ve sert çatışma sahneleri rahatsız edici bir gerçeklik sunuyor. Ancak psikolojik gerilim yer yer fiziksel şiddetin gölgesinde kalıyor.
Sonuç olarak The Platform 2, ilk filmin yarattığı özgün ve sarsıcı etkiyi tekrar edemiyor. Tematik olarak hâlâ eşitsizlik, insan doğası ve sistem eleştirisi üzerine söz söylüyor; fakat bunu daha yüzeysel ve tekrara düşen bir anlatımla yapıyor. İlk filmi sevenler için merak uyandırıcı olsa da, devam filminin selefinin gölgesinden tam anlamıyla çıkamadığını söylemek mümkün.
— Leydihan