18 Aralık 2024, 05:52
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Etki - Tepki Yasası Etki - Tepki Yasası Newton (1643-1727) doğayı açıklamak için ileri sürdüğü ilk yasaya göre: “Her etkiye karşı eşit ve ters yönde bir tepki oluşur”. Etki-tepki yasası olarak da adlandırabileceğimiz bu yasa doğanın en temel yasası olup varlığın varlığını sürdürmesi için gereklidir. Eğer hareket bir etki sonucu oluşmakta ise her nesne doğal olarak harekete karşı bir tepki verir. Yani nesneler harekete karşı direnç gösterirler.
Bir önceki yazımda akımın zamanla değiştiğini ve sabit bir I0 değerine yaklaştığını fakat asla tam olarak ulaşmadığını söyledim. I0 değeri bir üst limit değer olması bakımından akım o değer etrafında küçük salınımlar yapar. Bu salınımlar o kadar hızlı ve küçüktürler ki pratikte akım bize sabit imiş gibi görünür. Akımın salınımlar yapması hem etki-tepki yasası ile ilgilidir hem de akımın dalgasal bir hareket olması ile ilgilidir. Şu halde sadece alternatif akım dalgalı hareket yapmıyor aynı zamanda doğrusal akım da dalgasal hareket yapıyor.
Akım henüz üst kritik limit değere ulaşmadan değişim halinde olduğunu gördük. Bu süre içinde etki-tepki denklemi E0 - L(∆I / ∆t) = RI0 şeklinde yazılabilir. Bu ifadede E0 = V elektronlara etki eden pilin itici kuvveti L devrenin fiziksel yapısından kaynaklanan ve “Endüktans” denen bir sabit değerdir. Akımın artmasını sağlayan E0 değerine “etki eden kuvvet” diyebiliriz. Bu kuvvete karşı Ft = L(∆I / ∆t) tepki kuvveti olarak tanımlanabilir. Eksi işaret ile belirtilmesinin nedeni etkiye karşı ve zıt yönde bir tepki kuvveti oluşundandır. Sağdaki terim ise akımın pratik olarak ulaştığı I0 değeri ile sabit bir R sayısından oluşur. Akım sabitlenince ∆I = 0 olacağından Ohm yasası V = R.I elde edilir. Eğer t =0 anından t = t(kritik) anına kadar yapılan işi hesaplamak istersek İş = Kuvvet çarpı yol tanımından iş = W = F.I .
W(0m) = ∑m I L(∆I / ∆t). ∆t = L ∫ I dI = (1/2) L I2
elde edilir. Burada toplam 0’dan başlayıp m değerine ulaştığında I akımı da sabit I0 değerine ulaşmış veya çok yaklaşmış olmaktadır. W(0m) ifadesi devrenin enerjisi olmaktadır.
Hareket halindeki parçacıklar için aynı mantıkla p = m.v (momentum = kütle çarpı hız) eşitliğini kullanırsak yukarıdaki denkleme benzer şekilde:
W(0r) = ∑r v m(∆v / ∆t). ∆t = m ∫ v dv = (1/2) mv2 = K
olup K ifadesine kinetik enerji demekteyiz. Görüyoruz ki “Kinetik enerji” v sabit hızına yaklaşan ve pratikte ulaşan m kütleli parçacığın 0 ile belli bir r aralığında yaptığı iş olmaktadır.
Hem mekanik hem de elektrik enerjinin aynı temel görüşten türeyerek aynı yapıda oluşları tesadüf değildir. Her ikisi de benzer olan “tepki kuvveti” sayesinde belirmektedir. Elektrikteki tepki kuvveti Ft (elektrik)= L(∆I / ∆t) olduğu gibi mekanik tepki kuvveti Ft (mekanik)= m(∆v / ∆t) olur. Burada m kütle ve v hız olduğuna göre tepkime kuvveti:
Ft (mekanik)= m(∆v / ∆t) = ma = ∆(mv) / ∆t = ∆p / ∆t = F
olur. Böylece Newton’un ikinci yasası olan F = ma denklemi doğrudan etki-tepki yasasından elde edilmektedir. Yani ikinci yasa aslında birinci yasadan türetilebilir.
Bu denklemler sayesinde şu sonuçlara ulaşmaktayız:
Doğanın en temel yasası etki-tepki yasasıdır. Bu yasa doğru yorumlandığı taktirde birçok farklı yasa bu temel yasadan türetilebilir.
Elektrik ve mekanik olaylar dış görünüşte çok farklı oldukları kanısını uyandırsalar dahi temelde aynı yapının farklı görüntüleridir.
Bir elektrik devrede “endüktans” adı verilen L sabiti ile mekanik yapılarda “kütle” dediğimiz m sabiti aynı temel kavramın farklı yansımalarıdır.
Elektrik akımı dalgasal olarak yayılmaktadır. Şu halde benzer şekilde madde dediğimiz kütle içeren yapılar da dalgasal hareket ile yayılırlar.
Her nesnenin hem madde hem de dalga olduğu sonucu klasik olarak (Görelilik kuramına gerek duyulmadan) elde edilebilmektedir.
Alıntı | |
|
| |