![]() |
Kabuklular ve Misafirler - Hakan Sürsal
[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] | Misafirler gitti - kabuğumdan çıkmadım Beni yaşayamadılar Yarın size gelirler sizi yaşarlar Dışınızda kalırsanız… Arkalarından günü topluyorum Kundaklı resmimi yerden alıp öpüyorum O ki benim saflığım tersyüz edilmişliğim Atıkları paklıyorum denizi süpürüyorum Darmaduman etmişler manzaramı Ortalık kendine batmış ben kendime batmış Çökerttikleri suretimi günyüzüme ekliyorum Üç boyutlu bir ikilem kavuşuyor tekliğime Dağlar beni bekliyor Çukur kazıyorum tersten varmaya Misafirler görmüyor Onların düzleminde yaşanası sevda kalmamış Çiçekleri ezmişler topraklar talan Unuttukları çocuk siperlikte ağlıyor Belli ki susamış Onu kucaklamışım Kanatlarına ilişiyoruz ölü bir kuşun Eğreti de olsa yakışıyorlar Uçmak hattındayız yüzlercesine Varacağımız yeri misafirler bilmiyor Derin yalnızlıktayız Yol gösteriyor balıklar Konacağımız ülkeyi düşlüyoruz Sınırsızlığa öteleniyor ufuk eğrisi Yakalanmak korkusu gökyüzünde kalıyor… || Çıt… yok.. Neden sustular Yelkovanın sabrı kadar mı çaresizler? Erdemine mi inanmışlar dayatılmış niceliğin Ben ki yarın işe gitmeyeceğim Onların gerçekleriyle yüzleşmeyeceğim Yalanlarını üleşmeyeceğim -ki yıkılsınlar Kellemi giyotine götürecek kadar gücüm var Fırınlarında yanacak kadar kuruduğum Ellerimde dolanıyor idamlar -direniyorum Onlarda çoktan ölmüş Kavrulmamış bir ağaç dibi bulayım yeter Gölgesinde yeni bir insan bekleyeceğim İnatla… |||. Kimse kalmamış… Saatler kadransız Doğumların geçmişi ölümlerin sonrası Eşeliyorum dünyayı Yer altında çekiç sesleri bebek sesleri Kulaklarımı tıkıyorum Bombardıman! Metal ve kıyım zamanı harabeleri Ten arayan iskeletin umudunca batkın Sonsuzluğa ilerliyor ses Balina çığlıkları karışıyor takvimsiz tarihleri Varoluşum üzerine çöküyor Hayvanımı ben yapan usum şaşkın Çağcıl tabletlere kör bakıyor saraysız aklım Yok.. kimse kalmamış dışında çık çıkmıyor. |V Islak sevinçlerimiz olacaktı Göz nuru bedenlerimiz Sevdikçe büyüyen ruhça ömrümüz Bunu önermiştiniz, denklemin eşit taraflarısınız -demiştiniz Oyunu oyun gibi oynayacaktık Aşkı aşk gibi çoğaltıp Emeği öpüp alın terimizle can verecektik toprağa Çiftçi, baloncu, madenci - kardeşlerimiz olacaktı Hür olacaktık Tapınmayacaktık ya - kendimizden bir yarı tanrıya Kandırdınız mi? En az ‘ben’ kadar yalan mıydık? En az ‘ben’ kadar hain İnsana inanmak harammış! Rengarenk olacaktık hani Boyanmadan Siyahça, sarıca, beyazca Bulanık savaşçıların ölüm oyununa kanmadan… V Misafirler dönsün - uzaklaşan bir şey yok Bu gerçeklik yakışmıyor sınırların dışına Aktığımız çukurlarda buluşuyoruz İçimizdeki seller bizi yıkıp geçiyor Habersizce yaşamdan, mezardan öte iştah yok Bizim uzağımız tuzak Bizim uzaklığımız kendimize hücre Eğrimiz doğru Hepimiz birbirimize misafir Kabuğumuz kırılmadığı sürece… —- |
| Forum saati; Türkiye'ye göre ayarlanmış olup, şu an saat: 09:33. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.
Navbar with Avatar by Motorradforum