![]() |
Celseler Celse Nedir?
İnsanlar çağlar boyunca ruhu merak etmiş, ruhun varlığını ve yokluğunu tartışmıştır. Hepimizin mutlaka ruh hakkında aklına takılanlar olmuş ve bu konu üzerinde kafa yormuşuzdur. Fakat ruh, her şeye rağmen gizemini korumaktadır. [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Kuran her konuda bilgi verirken ruh hakkında az bilgi verildiğini açıkça söyler: “Sana ruh’tan sorarlar; de ki: “Ruh Rabbimin emrindendir, size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir.” (İsra 17/85)” Burada da açıkça belli olmaktadır ki ruh daima gizli kalmış ve bu konuda az bilgi verilmiş bir olgudur. Öyleyse acaba ruh hakkında ne kadar bilgiye ulaşabiliriz? Bu gizemi çözebilir miyiz veyahut bu konuda aklımızda ki soru işaretlerini silebilir miyiz? Ruh Nedir? Nasıldır?
Bir şeyleri anlatır ve açıklarken benzetmeler kullanırız. Benzetme yapmak için ise doğal ona benzer bir şeyin olması gerekir. Ama ruhun böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Ruhu benzetebileceğimiz maddesel bir şey dünyada yoktur. Bu yüzden özelliğini bilmek ve anlatmak güçtür. Ruhun tesirleri en ince ve üstün elektromanyetik tesirlerden daha ince, üstün ve süptildir. Ancak spiritüel bilgiler ile bu şekilde anlatılabilir. Bu yüzden aletlerle saptanması çok güçtür. [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Araştırdığımızda insan ruhu dışında, her canlının ruhu olduğuna dair bilgiler de mevcuttur. Alimlerin bazıları, hayvanlarda olanın çok gelişmemiş olan, “hayvani ruh” olduğunu söylemektedir. Bu da mümkün. Yapılan deneyler de bir ağacın yaprağı kesiliyor ve çekilen hassas fotoğraf makineleri ile (Kirlian) yaprağın olmadığı yerde, yaprak benzeri bir oluşum gözleniyor. Bu da bize her canlıda ruhun olabileceği konusunda fikir veriyor. Bu konuda Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın değerli eseri marifetname’de gerçekten yararlı bilgiler mevcut: [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]
Bilimsel yaklaşım [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Diğer yandan bilim adamlarının açıklamaları da ilginçtir. Bilim insanları bilinçli bir gözlemcinin varlığını bilmektedir. Bu gözlemci (yani biz) olayları görmekte, yargılamakta düşünmekte yani gözlemlemektedir. Bilim adamlarının ilk sordukları soru şu olmuştur: “Bu gözlemci kim ve beynin neresinde?”. Bu konuda en iyi açıklamaları “Ne biliyoruz ki?” adlı yarı belgesel yarı kurgu filmde buluyoruz. “Ne biliyoruz ki?” isimli belgeselde gözlemci hakkındaki düşünceler şu şekilde belirtiliyor; [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] “Benim modellememe göre gözlemci, dört katmanlı biyo-beden giysisinin içindeki ruhtur. Yani makinenin içindeki cin gibidir. Aracı süren bilinçtir. Etrafını gözlemler. Dört katmanlı biyo-beden giysisinde, çevredeki uyarıları toplayan her çeşit duyumsal alıcı vardır.” William Tiller (Emekli Profesör, Stanford Ünb. Madde Bilimi ve Mühendisi) [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] “Bana bir fenomeni açıklarken genellikle pratik olarak da gösterirdi. Kendisine bir gün şöyle sordum: ”Bazen, uzun süre önce ölmüş varlıkları gördüğümüz olur mu? Yoksa bu sadece imgeleme midir; beyin serapları mıdır? ”Yanıtı şöyle oldu: ”Oğlum, bu imgeleme değildir. Beynin bir serabıda değildir; bazı kişilerin bazen öte alemden ziyaretçileri olması fiilî bir gerçektir. Herkes onları görme yeteneğine sahip değildir. Bu onların içsel titreşim düzeylerine bağlı bir konudur. Bazıları da hiçbir zaman böyle ziyaretler yaşamazlar.” [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Kendisine bu ziyaretçileri görmemizi engelleyen koşulların neler olduğunu sordum. Yanıtı şöyle oldu: ”Çünkü titreşimleri, beyninizin bunları alabileceği kadar sizinkilere yakın dahi olsa,vizyon oluşturacak kadar tek sesliliğe ulaşmamış olabilir. Bazen de kendilerini görmeniz konusunda isteksiz davranırlar. Kişisel olarak ben şu sonuca vardım ki, görünmek istemeyenler büyük üstatlardır ve sizi, öte alemden bu dünyaya bir iletişim ve bilgi gereci olarak kullanmaktadırlar. [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Ruhları görmek için bir diğer yöntem ise ektoplazmadır. Ektoplazma medyumların ağzından, burnundan ve kulağından çıkan bir enerji gibidir. Bir tül gibi maddesel ama süptildir. Bu ektoplazma ile maddeler levite edilebilir. Yada ruh kendi istediği ile ektoplazmaya şekil vererek kendini gösterebilmektedir. Bu şekilde çekilmiş bir çok fotoğraf vardır. İşte bazı ektoplazma ile görüntülenen ruh fotoğrafları: [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Aşağıdaki fotoğraf Ruh ve Madde dergisi Aralık 1960 yılında çıkan 11. sayıda yayınlanmıştır: [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]
[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Uykuya daldım. Rüyamda babam ölüyordu. Babam öldüğü için biz fakirliğe düşüyorduk. Çalışmak zorunda kalmıştım ve okula geçim sıkıntısından gidemiyordum. Üzüntüden ağlıyordum. İnsanlar ziyarete geliyordu ama biz ailecek çok kötü durumdaydık. Hep babamı özlüyor, o eski günleri anıyordum. |
Ruh Celseleri ve Ruh Çağırma
Ruh Celseleri ve Ruh Çağırma [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Ruh önceden söylediğimiz gibi bir muamma olduğu gibi öte dünya ve orada olanlar da bir muammadır. Kuran bize bu konuda bilgi vermekte ama konuyu tam manasıyla açıklamamaktadır. Yapılan parapsikolojik ve spiritüalist araştırmalardan çıkan genel kanı ölen insanın biraz daha dünyada kaldığıdır. Bu süre ruhun gelişmişlik seviyesine göre değişir. Gelişmiş bir ruh ölümün farkına varacak ışığı görecek ve ahirete (spatyoma) doğru yol alacaktır. Ama düşük seviyeli bir ruh ise öldüğünün farkına varamayacaktır. Bunlar genellikle doğru yoldan sapmış ruhlardır. Çünkü öldüklerini kabul etmezler. Bunlar dışında normal bir insanda öldüğünde karmaşa yaşayabilir .Yapılan celselerde birçok kişinin yeni hayatını yadırgadığı, gerçekten öldüğünü anlayamadığı bilgileri alınmıştır. [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Gerçekten medyum sıfatına layık insanlar görüştükleri varlıkların sorunlarını çözmeye çalışmaktadır. İleri seviyeli medyumların çağırdığı varlıklarda insani özellikler vardır. Gelen varlık öldüğünün bazen farkındadır bazen değildir. Ortada kalmıştır. “Ölmedim ama bedensizim!” benzeri cümle kurarlar. Araştırıldığında gelen varlığın kendi yaşamı ile ölümü ile anlattığı her şey doğru çıkmaktadır. [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Bunlar kontrollü yapılan ustaca celseler. Peki herhangi birinin yaptığı celselerin sonu ne olabilir? Onlar bu şekilde kontrol edemeyebilirler gelenler cin olabilir ya da bunun gibi geri seviyeli ruh olabilir. Bu durumda eşyalar hareketlenir, kişiler zarar görebilir. Beklenmedik korkunç olaylar gelişebilir. Bazen de bu varlıklardan kurtulunamayabilinir. Gelen cin ise (ki cin gelmez biz çağırmış oluruz. Bilinçli veya bilinçsiz) deneyimsiz kişiye bulaşır. Bu bizim konumuz dışında. Bu yüzden biz gelen geri seviyeli ruhsa ne olacağına bakalım. Ruhlar geldiği zaman genellikle havada bir soğuma olduğu tespit edilmiştir. Ve yine yaşanan olaylardan anlaşıldığı kadarıyla ışıklar veya elektronik aletlerde açılıp kapanmalar oluşabilir. Perdeler hareketlenebilir. Bazen ruh evde kalabilir ve kendisini göstermek için elinden geleni yapabilir. Bazen de gelen geri seviyeli ruh çağırana dadanıp, musallat olabilir ve iler ki aşamalarda obsesyon yani zihnen ele geçirmesi veya geri seviyeli ruh daha güçlüyse posesyon yani hem zihnen hem bedenen ele geçirme olayı gerçekleşebilir. Bu yüzden ruh celseleri birçok tehlikeleri de barındırmaktadır. Gelen varlık ruh değil de farklı bir geri seviyeli bedensiz varlıksa bu daha da facia bir durum haline gelebilir. [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]
İlginç Olaylar Birbirini İzledi [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Bu olayı biz ilk kez Kanal D’de yayınlamıştık. Programdan hemen sonra, son derece ilginç bir telefon geldi. Telefondaki bayan bizi Edirne’den aradığını ve programda söz konusu olan ruhun kendi kocası olduğunu söylüyordu; |
Obsesyon
Obsesyon [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]
|
| Forum saati; Türkiye'ye göre ayarlanmış olup, şu an saat: 12:59. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.
Navbar with Avatar by Motorradforum