Büyü İşlemleri ile uğraşanlar büyücü veya cadı olarak bilinirler. Kaynaklara baktığımızda bunların çoğunlukla kadın olduğu görülüyor. Fransız yazarı Jules Michelet'ye ( 1798 - 1874 ) göre "Bir erkek büyücüye karşı onbin cadı" bulunuyordu. Genelde yaşlı özürlü olarka gösterildiyse de aralarınde genç sağlıklı hatta güzel olanlara rastlanırdı ( ve de rastlanılıyor).
Yargıç Henri Boguet Paris'te 1605'te yayınladığı Büyücüler Hakkında Konuşmalar ( Discours des Sorciers ) adlı kitabında büyücülerin kırık bir haç taşıdıklarını saçlarında işaretler bulunduğunu kurda dönüştüklerini şeytanı inkar etmeğe zorlandıklarında yere tükürdüklerini yazıyor.
Cadıcıların tarifine gelince yanlarında bir kara kedi sarı bir köpek veya bir kurbağa bulunur. Cadılar toplantıya giderken bir süpürgeye veya bir koça binerler. İş aletleri arasında bir kazan bir iğ bir kurt postu bir büyü el kitabı yeralır.
Her ne kadar büyücü-cadı genel olarak toplumdan uzak ve yalnız bir insan bir uygulamacı olarak biliniyorsa da büyücülük tarihinde toplu şekilde grup halinde çalışanlara sık sık rastlanılır ve aynı durum çağdaş büyücülük için de geçerlidir.
Karşılığında çıkar sağlamayı ilke edinmiş karanlık ve gizemli güçlerle anlaşabilen ruhunu şeytana satmış kişilere "Büyücü" denmektedir. Kimileri de yalnızca kendilerini düşünerek büyü yaparlar. Onlarda bu kategorinin içine girerler. İster masum amaçlarla yalnız kendin için isterse çıkar karşılığı başkalarına büyü yapmanın adı büyücülüktür. Büyü yaptıran kişi amaç olarak düşünüldüğünde yaptığı iş insanların "haklı" demelerine yol açabilir belki belki de yaşadıkları çektikleri çok ağırdır ve onu bu yola itmiştir. Ama hiçbir şart ve şekil onu haklı çıkarmaya yetmez. İşte burada iyi ya da kötü niyetli büyücüler bakıcılar devreye girer. Bu fal baktıracak kişinin en zayıf ve en korumasız halidir. Bundan sonrası büyücünün marifetlerine kalır ve kişi şayet büyücü kötü niyetliyse o isteyene kadar kendini büyücünün elinden kurtaramaz. O artık onun esiri olmuştur onun maddi ve manevi olarak sömürülmesine de kimseler engel olamaz.
Bu büyücülerin yardımcıları da vardır. Büyücü şeytanla anlaştığında kendisine yardım eden cinler onun her konuda da yardımcısıdır. Kötü kavramını en iyi şekilde sergileyen bir büyücü şeytanın sevdiği kişidir. O şeytanı memnun eder ve bu işte de kendisine gerekli olan tek şey birinci sınıf bir cinin yardımcılığıdır. Bu da şeytan tarafından sağlanır. Bu cinler büyücünün emrinde ve o ne derse onu yapmaya mecburdurlar. Aslını ararsanız bu yaratıklar büyücüyü hiç mi hiç sevmezler. Sırf efendileri şeytan böyle istedi diye ona itaat etmek zorundadırlar. Şayet durumda değişiklik olur da büyücü şeytanın gözünden düşerse cinlere gün doğar ve o büyücüden intikamlarını büyük bir zevk içinde alırlar. Ona işkence bile yapabilirler. Bundan dolayıdır ki büyücüler kendilerini çeşitli tılsım tütsü koruma amaçlı dualar
vb. şeylerle korumaya almak zorundadırlar.
Alıntıdır.