Leydihan Leydihan'a ait özgün konular..


Konu Bilgileri
Konu Basligi
İlişkiyi Doğru Tanımlamak İlişki Nedir, Ne Değildir?
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
140
Konu Bilgileri : Leydihan
Konu Basligi
İlişkiyi Doğru Tanımlamak İlişki Nedir, Ne Değildir?
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
140

Kullanıcı Etiket Listesi


  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 18 Ekim 2025, 17:16  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan İlişkiyi Doğru Tanımlamak İlişki Nedir, Ne Değildir?

İlişkiyi Doğru Tanımlamak İlişki Nedir, Ne Değildir?




İlişki, insanların ortak kararları doğrultusunda, belli paylaşımlar yapmak için bir araya gelmesiyle oluşan karşılıklı bağlar, temaslardır. Ruhsal gelişimimiz için konuşmak, ilgi görmek, sevmek, sevilmek, onaylanmak, takdir edilmek, yalnızlığımızı paylaşmak, güven duygusunu tatmak temel ihtiyaçlarımızdır. Çevremizde türlü çeşitli bağlar kurduğumuz insanlar var. Arkadaşlarımız, sevgilimiz, eşimiz, anne babamız, kardeşlerimiz, iş arkadaşlarımız, komşularımız hatta bakkalımız, manavımız…

Farklı insanlarla kurduğumu bağlar da farklılaşır. Ailemizde koşulsuz sevgiyi deneyimleriz örneğin, iş arkadaşlarımızla kurduğumuz bağ ise başkadır. Bazı ilişkilerde bu bağ tamamen sevgi üzerine temellenir. Yani iki insan sevgi bağıyla bir arada kalarak pek çok şeyi paylaşır.

Çevremizle nasıl bağ kurduğumuzun tohumları ilk çocukluktan itibaren ailede atılır. İlerleyen yaşlarda değişimler söz konusu olsa da genellikle dış dünyayla kurduğumuz bağ daha bizler çok küçükken öğrenilmiş olur.

Kendi anne babamızın ilişkisine bakarak kendi ilişki deneyimlerimizi yaratırız. Yaşamda her şeyi deneyimlendiğimiz ilk yer ailemiz olduğu için de tüm öğrendiklerimiz bizim ilk “normalimiz” olur. Bunlar bizim şemalarımızdır, bu konuyu detaylı olarak anlatacağım.

Fakat bu ilk öğrenilen deneyimler her zaman sağlıklı bir model olmayabilirler ve bunu fark etmek, kırmak bazen çok güç olabilir. Eğer sorunlu bir ilişki modeli öğrendiysek bunu diğer insanlarım ilişkileri üzerinden gözlemleyerek değiştirebiliriz.

Öğrenilmiş ve işe yaramayan bir ilişki modelinde ısrarcı olmak hem kendinizi hem de ilişkinin diğer ucundaki insan için sağlıksızdır. Peki, sağlıksız ve hayatınızı güzelleştirmek yerine zora sokan bir ilişkinin esiri olmaktan nasıl kurtulursunuz? Tabii ki gerçek bir ilişkinin ne olduğunu kavrayarak…

Temeli doğru atılmayan her ilişki eninde sonunda sarsılır ve yıkılır.

Sağlam ve sağlıklı bir ilişki inşa etmek için dayanaklarımız olmalıdır. Şimdi bu dayanakların neler olduğuna bakalım.

İlişki paylaşmaktır. Her ilişkinin doğası farklıdır, dolayısıyla beklentiler ve paylaşımlar farklılaşır. Temel olarak erkek ve kadın doğasından bağımsız her birimizin hayata bakışı başkadır çünkü her birimizin ihtiyaçları değişir. Her ilişki kurduğumuz insanda yeni bir ilişki modeli deneyimleriz. Model ne olursa olsun iki kişi arasında bir alışveriş söz konusudur. Bu alışverişe neler dahil olabilir derseniz pek çok şey sayılabilir, duygularımız örneğin, sevgi, şefkat, güven ya da somut dokunuşlar, fikirler, yardıma ihtiyaç duyulduğunda verilen bir destek..

Paylaşım odaklı bir ilişki yaratmak için hayatınıza aldığınız kişiyle neleri paylaşacağınızı tespit etmekle işe başlayabilirsiniz. Zamanınızı, emeğinizi, sevginizi, maddiyatı ve diğer şeylerin sınırlarını belirlemeye ve bunları ihtiyaçlarınıza göre yönetmeye gayret edin. Çok şey paylaşmak iyidir demek her zaman doğru olmaz. Bazen karşınızdaki insan alma- verme konusunda sizden daha cimri olabilir ya da daha açık. Beklentiler ve tavırlar ne olursa olsun ince bir dengede paylaşmak ilişkinizi sağlıklı hale getirir. Bunun sınırlarını siz belirleyin, ilişkinizi başka ilişkilere göre kıyaslamayın. Bunun yerine kendinizin ve partnerinizin ihtiyaçlarını anlamaya ve buna göre bir paylaşım haritası belirlemeye çalışın.

İlişki rızadır. Her ilişki rızaya dayalıdır. Hiç kimse rızası olmadan bir paylaşımda bulunmaya zorlanamaz. Buna cinsellikten maddiyata, kişisel bilgiden zamana kadar her şey dahildir. Eğer rızanız olmadan bir paylaşım yapmaya zorlanıyorsanız orada yanlış bir şeyler var demektir. Rızanız olmadan paylaşım yapmak kendinize olan saygınızın yok olmasına ve kaygı seviyenizin artmasına sebep olur. Bir şeylerin sizden zorla ve kontrolünüz dışında alınması hayatınızın iplerinin elinizden alınmasıdır, kendinizi akıntıya kapılmış bir kayık gibi hissedersiniz. Bu durumun sürekliliği kontrol kaybına yol açar, yaşamınızın iradesi sizden çıkıp bir başkasının eline geçer, bu da çaresizlik içinde yanılgılarını artırır. Diğer yandan bir şeylere rıza gösterip sonradan hep pişman oluyorsanız, hatta paylaşımı yaparken de içinize sinmeden yapıyorsanız bir manipülasyon içinde olmanız da muhtemelendir.

Manipülasyonla ve baskı altında gösterdiğiniz rıza gerçek rıza değildir. Kendinizi sıklıkla bu tarz hislerle boğuşuyor buluyorsanız partneriniz tarafından kontrol altına alınmaya çalışılıyor olabilirsiniz. Eğer böyle hissediyorsanız açık bir şekilde konuşun ve rahatsızlığınızı dile getirin. Çünkü başkasının kontrolü altına girmek, kendini partnerine teslim etmek gerçek bir ilişkinin doğasında yoktur.

İlişki güvendir. Güven, bir insanın en temel ihtiyaçlarından, bir ilişkininse temel yapıtaşlarındandır. Kendimizi güvende hissetmediğimiz hiçbir yerde durmak, hiçbir ilişkiyi sürdürmek istemeyiz çünkü güvenin olmadığı yerde mutsuzluk vardır. Güven birine tereddüt etmeden bağlanmaktır. Birine kolaylıkla “Seni seviyorum” diyebiliriz ancak “Sana güveniyorum” diyebilmek her zaman daha zordur.

Peki, güvenin esasında neler vardır?

Kandırılmamak, aldatılmamak, yalansız riyasız bir ilişki sürdürmek elbette. Sürekli şüphenin hâkim olduğu ilişkiler yıpratıcıdır. Bazen şüpheler dayanıksız olduğu halde kendi kendinize boğulabilir ve içinden çıkamadığınız bir duygu durumuna hapsolabilirsiniz. Bunun yerine bu şüphelerin ne kadar gerçeği yansıttığını iyice incelemelisiniz, eğer eminseniz de konuşmalı, düşüncelerinizi net bir şekilde ifade etmelisiniz. Ortada gerçekten bir aldatma varsa ya da aldatma davranışı tekrarlanıyorsa, ilişkinizi ciddi bir şekilde gözden geçirmelisiniz.

Öte yandan partnerinizden birlikteliğinizin maddi ve manevi sorumluluklarını almasını, sırlarınızı ve her türlü özelimizi korumasını, sizin olmadığınız ortamda bile size saygı duymasını beklemeniz de güven bağlamı içindedir. Birbirilerine güven veren insanların ilişki ve gelecek hakkındaki kaygıları azalır, birebirlerini iyileştirirler. Hepimiz yol arkadaşımıza sırtımızı yaslayabilmeyi, bize destek olmak olmasını isteriz. Sürekli güçlük çıkaran, annesi babası yerine geçtiğimiz, güvenmediğimiz için yanında kendimiz gibi yaşayan olamadığımız kişilerle ilişki sürdürmek çok yorucudur. Sağlıklı ilişkiyse hayatımızı kolaylaştıran, yüklerimizi hafifleten ilişkidir.

Güven denince en önemli noktalardan biri de kendinizi gerçekten güvende hissetmenizdir. Tehdit edilmek, şiddet görmek, sindirmek, kısıtlanmak, ilişkide sürekli bir korkunun hakim olmasını olmasına neden olur ve bu normal bir durum değildir. Bir şeyler değişir diye beklemek çoğu zaman problemlerin daha da büyümesine neden olur.

Erken müdahale koruyucudur. Fakat hangi aşamada olursa olsun mutlaka destek alınmalıdır.

İlişkilerde güven inşa etmek önemlidir ancak olumsuz deneyimlerden sonra insanlara olan güvenimiz zedelendiğinde, birilerine tekrar güvenme konusunda zorluklar yaşarız, korkarız kısacası. Ancak birilerine tamamen güvenmemek bizi yorar ve kırar. Belki tamamen güvenmek olmasa da dikkatlice güvenmeyi öğrenebiliriz. Bazı insanlara çok güveniriz, bazılarına çok güvenmeyiz ama bu güvenmeyeceğimiz insanları hayatımızdan uzaklaştırmak anlamına da gelmesin. Kimiyle gezmek güzeldir, kimiyle sohbet etmek güzeldir, kimi de biliriz ki bizim sırrımızı tutar. Kimiyle alışveriş yapmak güzeldir, kimiyle ders çalışmak güzeldir, kimiyle sadece geyik yapmak güzeldir yani herkesle farklı bir güven çerçevesinde iletişim kurar, kendimizi açarız. Güven konusunda endişe duyduğunuz insanlara şöyle bir bakın. Basit bir gözlemle bu insanlarla nasıl bir sınır çizebileceğinizi kolaylıkla görebilirsiniz. Eğer biri başkası hakkında konuşuyorsa örneğin, bu kişi emin olun sizin hakkınızda da konuşacaktır. Bu tip insanlara sırrınızı vermeyin.

Unutmayın birinin başkalarıyla ilgili yaptığı şeyler size yapacakları hakkında da büyük İpuçları verir. Başkasının dedikodusunu yapan başka bir gün sizin de dedikodunuzu yapacaktır. Birini tanımanın en net yolu o kişinin başkalarıyla ilgili yaptıklarına, söylediklerine bakmaktır.

Elbette yanılgılar olabilir ama temkinli olmak adına tüm bunlar önemlidir.

İlişki dengedir. İlişki içindeyken dengede kalmak, yalnızken dengede olmaktan çok daha zordur. Çünkü ilişki iki kişinin değişen durumlarının etkisiyle sürekli değişir. Kendi içinde dengesini sağlayan her kişi ilişkinin de dengede kalmasını olanaklı kılar ancak bu tek taraflı olarak mümkün olmaz, ilişkide her iki tarafında da bu sorumluluğu alması gerekir.

Bunun için öncelikle kendi içinizde ihtiyaçlarınızı biliyor ve karşılayabiliyor olmalısınız. İlişkinin sağlıklı devam edebilmesi için bireyselliğin ve özgürlüğün korunması önemlidir. Kendi düzeninizi kurmalı ve buna olabildiğince sadık kalmalısınız. Çünkü ilişkide sağlıklı sınırların olması önemlidir. Bir tohum ancak yeterli alana sahip olabildiğinde filizlenir, kökleri de yaprakları da buna bağlı olarak rahatça gelişir.

Siz köklerinizi derinleşmek, yapraklarınızı, çiçeklerinizi olabildiğince geliştirmek için yeterince alan açabiliyor musunuz kendinize?

İşleriniz, sosyalleşmeniz, hobileriniz, kendinize özenle hazırladığınız sofralar, bakımınız, kişisel gelişiminiz için yeterince vakit ayırıyor musunuz?

İlişkide olmak demek her şeyinizle, tüm enerjinizle partnerinize odaklanmanız demek değildir. İlişki çok yoğun duygular hissetmek, aşırı sahiplenmek ya da çok emek vermek de değildir. Ne aşırı fedakarlık ne de bencillikle sürekli talepkar olmak ve sınırlamak dengeli bir ilişkinin doğasıyla ilişkili değildir. Her şeyinizle başka birine entegre olmuş bir yaşam dengenin bozulduğunu gösterir. İlişki kendinizi arkadaş ve ailenizden soyutlayıp, sevdiğiniz kişiyle birlikte izole bir hayat sürmek anlamına gelmez.

Alma germe dengenizi iyi koruyun. Fedakarlığın aşırısının ilişkiyi en çok bozan durumlardan olduğunu unutmayın.

Haklı olmak ya da fedakarlığınızla iyi olan olmak ilişkinizi kurtarmaz. Bunun yerine kendi kişiliğinize daha çok yatırım yapın ve kendinizi güçlendirerek ilişkideki dengeyi sağlayın.

İlişkide dengenin bir diğer yüzü de, ilişkinin hızı konusunda uyumlamaktır. Kadın ve erkek doğası gereği aynı hızda bağlanmaz. Üstelik herkesin bir şeylere olma hızı da farklıdır. Genel olarak, ilişkide bir şeyleri ilerletme konusunda, acele etmemek, ağırdan almak önemlidir.

Özellikle kadınlar ilişkilerinin başında yaşadıkları belirsizlik süreçlerindeki kaygıyı yönetememelerinden dolayı her şeyi hızlıca netleştirmek isteyebilirler. Flörtle başlayan ilk heyecanınızı bu panik duygusuna feda etmeyin. Bırakın talep karşı taraftan gelsin. Üstelik bu aceleciliğin erkek tarafında kaçma şeklinde kendini göstermesi de muhtemel. Aynı şekilde kimsenin sizi bir şeyler için acele ettirmesine de izin vermeyin. İlişki sırf o üzülmesin diye hazır olmadığınız şeylere evet demek değildir.

İlişki anlamak ve anlaşılmaktır. Farkında olalım ya da olmayalım tüm ilişkilerimizi anlamak ve anlaşılmak üzerine kurarız. Özellikle bugün yaşadığımız dünyada hızlı bir hayata kapılan bizler için bu çok daha büyük bir ihtiyaç.

Birini anlamanın yolu onunla empati kurmaktan geçer, onun duygularını içimizde hissedebilmek, kendimizi bir başkasının yerine koyabilmekten. Az çok o insan gibi olabilmekten kısacası. Duyguların ve düşüncelerin anlaşılması ilişkiyi ileriye taşır. Çünkü anlayış beraberinde sevgiyi ve dayanışmayı da getirir. Anlamanın ilk şartı kabuldür. Karşınızdakini olduğu haliyle, parlak taraflarıyla ve karanlık taraflarıyla kabullenmekle başlar. Dinlemek, saygı duymak, sadece kendi isteklerimize odaklanmak değil karşımızdakinin ihtiyaçlarını da duymak, gerçek anlamda tanımak, korumak kollamakla örülüdür anlayış.

Anlaşılmadığınızı düşündüğünüz bir ilişkide kendinizi yalnız hisseder, çaresizlik duygularına kapılırsınız. Bu yalnızlık duygusu da sizin öfkenizi besleyip iyice uzaklaşmanıza yol açar. Sağlıklı bir iletişim her iki tarafın da duygu ve düşüncelerini ifade etmesine ve bu ifadelerin karşılığında ilişkinin güçlenmesine yardımcıdır.

İlişki destek olmaktır. Kimi zaman desteğe ihtiyaç duyduğumuz anlar vardır, kimi zaman bizden destek istendiği anlar. İlişkide alma- verme dengesi gereğince kendinizi konumlandırdığınız yer önemlidir. Ne tamamen destek veren ne de sürekli desteğe ihtiyaç duyan biri olun.

Elbette hayattaki eksiklerimizi, geldiklerimizi kapatabilmek için birilerine ihtiyaç duyarız. Ancak ruhsal boşluklarımızı doldurmak için sürekli birilerinin desteğine bağımlı kalmak yaşam hikayenizin eksik kalmasına yol açar. Destek karşılıklı olmalı, her şeyde olduğu gibi burada da altın oran korunmalı.

İlişki cinsellik konusunda rahat hissettiğimiz yerdir. Genelde çiftlerin birbirine açık olmakta en çok zorlandıkları alan cinselliktir. Bunun en büyük sebebi karşımızdakini kırmaktan ya da reddedilmekten korkmamızdır. Cinsel ilişkiyi başlatabildiğimiz, çekinmeden reddedildiğimiz , istediğimiz zaman durdurabildiğimiz, farklı isteklerimizi ifade edebildiğimiz yani kısaca cinsellik hakkında konuşabildiğimiz ilişki iletişim açısından da sağlıklı ilişkidir. Bunu sağlayabilmek için suçlayıcı ya da baskılayıcı bir dilden kaçınmak gerekir. Ne olursa olsun kimse istemediği bir şeyi yapmak zorunda kalmamalıdır.

İlişki aidiyet ve bağ kurmaktır. İlişkide karşılaştığımız bir diğer ihtiyaç ise aidiyet ve bağ kurmaktır. Bir çift olmak, aile olmak yani bir takım gibi hissetmek insanı hayata karşı motive ve hazır hissettirir. Zorluklar bu şekilde daha rahat aşılır. Ayrıca takım halinde çalışmak hayatın diğer alanlarında da gerekli bir beceridir. Kendi ilişkilerinde sorunlarına “Bu sorunumuzu nasıl çözebiliriz?” diye yaklaşan çiftler hayatın diğer alanlarında da daha rahat hareket ederler. Aidiyet duygusu hissetmek demek mutlu olmak demektir.

İlişki eğlenebildiğimiz yerdir. Yukarıda anlattığımız şeyler ne kadar önemliyse bir ilişkide eğlencenin olması da en az o kadar önemlidir. İlişki eğer doğal ve sağlıklıysa içimizdeki çocuk oyunlar oynayacağı bir alan bulur ve dışarı çıkar.

Hepimiz kendimizi iyi hissettiren insanların yanında olmak isteriz. Sürekli şikayetlenen, negatif duygular taşıyan, hayatta sürekli siyaha odaklanan, diğer renkleri görmeyen kimseyle uzun vakit geçirmekten hoşlanmayız değil mi? Bu durum elbette zaman zaman başımıza gelir, hepimiz dönemsel olarak kendinizi biraz depresif hissederiz. Ancak yapmanız gereken üzerimizdeki bu kara örtüyü kaldırıp atmak, hayata biraz renk bulaştırmaktır.

Aslında ilişkileri yürütmenin en vurucu noktası kendi yaşamınızı yaşayabilmenizde saklı. Kendi kendine yeter her insan, etrafına da mutluluk saçar, mutluluk saçan biri de her zaman daha çok tercih edilir. Aksi, mutsuz, yaşamında çaba ve gayreti olmayan, ilişkiyi sadece sevdiği insanı hayatının merkezine oturtmak olarak algılayan her insan eninde sonunda problem yaşayacaktır.

İki yarımdan bir tam olmaz diye bir söz vardır, sağlıklı ilişki her bireyin kendi tamlığına ulaşmış olmasından doğar.

Kendi merkezinde güçlü, mutlu olan biri mutlu olmak için başkalarına da bağımlı olmayacaktır. Kendine yeten biri tüketici bir ilişki yerine dengeli ve uyumlu bir birlikteliğin doğmasına hazırdır. İlişki bir tarafın ihtiyaçlarına yönelik şeyleri çekip tükettiği bir şey olmamalıdır, aksine ilişki her iki taradın da bir şeyler kattığı ve gitgide büyüttüğü bir şeydir.

İnsan olarak temel gereksinimlerimiz olan barınma, beslenme, cinsellik haricinde insani gereksinimlerimiz ve duygularımızı tatmin etmektir ilişkilerdeki muradımız. Yıpranmak, kendimizden vazgeçmek, aşırı fedakarlık değil. Bencillik, aşağılama ya da kalp kırmak da değil.

Burada anlatılanlar bir ilişkide oyunlar oynamanıza yönelik tavsiyeler değildir. Tüm söylenenler zaten özgüven ve özsaygıya sahip olan her bireyin gerçekleştirmesi gereklere dair bir hatırlatmadır. Bu hatırlatmalar kendi öz- benliğinize ve doğanıza dönmenize yönelik bir çağrıdır. Bu çağrıya kulak verdiğinizde kendi eşsiz ruhunuza adapte olmanız imkansız olmayacaktır.

Uzman Psikolog Esra Ezmeci’nin
“Kadınlar Soğuk Erkekler Soğuk Sever” kitabından yazılmıştır.

__________________

 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
değildir, doğru, nedir, tanımlamak, İlişki, İlişkiyi


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor