![]() |
| Kitaplık Beğendiniz kitapların tanıtımları.. |
| Konu Bilgileri | ||
![]() | ||
| Konu Bilgileri : Kitaplık | |
| | |
| |
| | LinkBack | Seçenekler | Görüntüleme stilleri |
| | |
| WoodStock 🤘☮ ![]() ![]() Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. | Türkiye’de Çizgi Romanın Geçmişi ![]()
![]() Çizgi roman kültürünün Türkiye’deki serüveni pek kısa değil. Bu serüven aşağı yukarı 100 yıl öncesine dayanmakta. Bu süre zarfında pek çok yerel çizgi roman ürünü dikkatleri çekse de çizgi romanın Türkiye’deki başlangıcı yabancı kökenli yapımlar sayesinde gerçekleşti. Bunun en büyük sebebi ise çizgi romancılığın tıpkı Amerika ya da İtalya’da olduğu gibi tam teşekküllü bir sanayi dalına dönüşememesi. Bazı gazeteler tarafından finanse edilen ve desteklenen yerel çizgi roman yayınları bu sebepten ötürü artık sanayi dalı haline gelmiş yabancı yayınlarla pek de rekabet edemedi. Üstelik hem nicelik hem de nitelik olarak. Bu da çizgi romanın ülkedeki popülaritesini sınırlı tuttu. 1955-1975 yıllarında Türkiye’de çizgi romanın altın çağı adı verilen dönemde bile... ![]() O dönemlerde Türk yazarlar, kurguladıkları öyküler için tarihsel temaları ve kahraman figürleri tercih ediyorlardı. Bunların yanında çizgi roman kültürünün gelişmesinde erotizmin de etkisi büyüktü. Tarihsel kahramanlık öyküleri ve erotizm hem okuyucuyu hem de yayıncıları memnun ediyordu. Artan ilgiye karşılık olarak da hemen hemen her yerel gazetede çizgi roman maceralarına yer veriliyordu. Özellikle tarihsel olanlara... Ayrıca bu tarz maceraların varlığı gazeteler için de faydalı oluyordu. Çizgi roman kültürüne yönelik ilginin artması gazetelere de yansıyordu. Ancak bir diğer faktör de çizgi romanların, gazetelerin görsel tasarımına olumlu bir etki yapmasıydı. ![]() Çizgi romanın Türkiye’deki macerası bitmiş gibi görünürken Gırgır dergisi işleri değiştirdi. Haldun Simavi sayesinde web ofset baskı teknolojisi hızlı baskıya olanak sağladı. O zamana kadar yüz binlerce gazetenin basılması ve bu gazetelerin tek bir günde dağıtılması imkânsızdı. Ancak bu yeni baskı teknolojisi ile bu mümkün hale geldi. Üstelik bu teknoloji ile pek çok fotoğraf ve illüstrasyonlar daha kolayca bir araya getirilebiliyordu. Simavi, bu teknoloji sayesinde sayısız dergi ve gazetede devrim yaptı. 1970’lerin başında ortaya çıkan Gırgır da bu dergilere dahildi. İçinde erotizmin, komedinin ve siyasi mizahın bulunduğu Gırgır dergisi, ülkedeki çizgi romancılığın yeniden popüler olmasını sağladı. Kültür ve siyasi kimliği sayesinde büyük başarı yakalayan Gırgır dergisi, daha önce gazetelerde çalışmış olan sanatçıların bir araya gelmesini sağladı. Bir araya gelen genç, yaşlı pek çok çizgi roman sanatçısı istedikleri ortamı sonunda bulduklarında yeniden çizgi roman üretmeye başladılar. Gırgır’ın sektördeki etkisi sadece bununla da sınırlı kalmadı. Gırgır’dan ilham alan pek çok yayın da popüler hale geldi. ![]() Gırgır’ın yıllar içindeki varlığı sürdükçe popülerliği de aynı oranda arttı. Özellikle dergi bünyesinde bulunan mizah ürünleri, ülkedeki çizgi romanın mizah türüne doğru yönelmesini sağladı. Oğuz Aral’ın Utanmaz Adam’ı, Bülent Arabacıoğlu’nun En Kahraman Rıdvan’ı ve Nuri Kurtcebe’nin Gaddar Davut’u çizgi romanda mizah türünün sevilmesini sağladı. Bunun en büyük nedeni ise maceraların ironi bazlı olmasıydı. Kahramanca karakterler ve maceralarla dolu olan bu öykülerde ironi üzerine kurulu hiciv dili kullanılıyordu. Bu da okuyucunun hoşuna gidiyordu. ![]() O dönemin en önemli mizah dergisi L-Manyak’tı. Derginin ana amacı mizah ve maskaralık üzerineydi. Dergi içerisinde yer alan aşırı müstehcenlik ve karakteristik dağınıklık, toplumun hassas noktalarını eleştiren nitelikteydi. Derginin tipik hedefleri avcı, palavracı, bencil, obur adamlar ve sosyal statülerini iyi konuma getirmek için cinsel cazibelerini kullanan kadınlardı. Bununla birlikte dergide diğer mizah dergilerinden farklı olarak siyasal konulara yer verilmezdi. Derginin kapaklarında genelde grotesk ve cinselliği ön plana çıkaran, komik çizimlere yer verilirdi. Tüm bunlar bir arada düşünüldüğünde L-Manyak dergisinin mizahı, toplum tarafından kaba olarak nitelendirilirdi. Nitekim bu kaba mizah, yapıcı eleştiri olarak işlev gördü. ![]() Türkiye’de çizgi roman her ne kadar bir sanayi dalı olacak kadar gelişemese de bazı sanatçıların eserleri oldukça popüler konuma geldi. Detaylı bilgi vermek gerekirse, Suat Yalaz’ın Karaoğlan serisi ve Turhan Selçuk’un Abdülcanbaz’ı farklı platformlarda da kendilerine yer bularak Türk çizgi romanı adına birer klasik haline geldiler. Sezgin Burak’ın Tarkan’ı, yazıldığı zamana göre özgünlüğü ve yaratıcılığı sayesinde ilgi çekici bulundu. Ratip Tahir Burak’ın hikâyeciliği, ressamlığından geri planda kalsa da Gırgır jenerasyonu tarafından bir model olarak görüldü. Yine Utanmaz Adam’ın yaratıcısı olan Oğuz Aral da başarılı hikâyeciliği ve iyi tasarlanmış hikâyeleri ile gelecek nesiller için bir rol modeli haline geldi. 1951 doğumlu Engin Ergönültaş da hikâyelerindeki edebi görselliği sayesinde pek çok çizgi roman sanatçısını derinden etkiledi. ![]() [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]
__________________ ![]() |
| İçeriği Sosyalleştir |
| Etiketler |
| Çizgi, geçmişi, romanın, türkiye’de |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk) | |
| |
| Forum | Yasal Uyarı |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc. Site Sahibi: Arthur & Leydihan Root: SOLİDWORKS Grafiker: Jayus Developer: OmerAti Tema Tasarımı: Leydihan | ForumKalbi.Com; 5651 sayılı kanun uyarınca yer sağlayıcı niteliğini haiz bir genel forum sitesidir.
Sitemizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt yayınlanmaktadır.
5237 sayılı TCK ve 5651 Sayılı Kanun kapsamında gerekli işlemler yapılır.
Hukuka aykırı bir içerik için [email protected] adresine e-posta gönderebilirsiniz. |
ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında