Kitaplık Beğendiniz kitapların tanıtımları..


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Duruma Göre Bazen Kızılderiliyim
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
80
Konu Bilgileri : Kitaplık
Konu Basligi
Duruma Göre Bazen Kızılderiliyim
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
80

Kullanıcı Etiket Listesi


Like Tree1Beğeniler
  • 1 Post By Leydihan

  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 30 Ocak 2025, 19:24  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Duruma Göre Bazen Kızılderiliyim

Duruma Göre Bazen Kızılderiliyim


Kızılderililer her zaman ilgimi çeken bir topluluk olmuştur. Bir kitapçı ziyaretimiz sırasında rastladığım ''Duruma Göre Bazen Kızılderiliyim'' kitabına da bu yüzden kayıtsız kalamadım.


İçeriğin içeriği hakkında bir şeyler yazmadan önce kitaptan uzun bir alıntı yapıyorum. Çünkü bu engellemeyi yapmaz; bu yazı eksik ve yarım kalacak gibi çalışıyor.

''…Fakirlerin en kötü tarafı açık kalmak değil.



Tamam, boyut fakirliğinin en kötü halini anlatacağım.

Geçen hafta en iyi arkadaşım Oscar hastalandı.



Oscar sadece evlat edinilmiş bir sokak köpeğiydi ama güvenebildiğim tek canlıydı. Annem, babam, büyükannem, halalarım, amcalarım, kuzenlerim ve kız kardeşlerimden daha güvenilirdi. Bana hiçbir öğretmenin öğretmediği kadar şey yapılabilir.

Dürüst olmak gerekirse Oscar'ın bütün parçaları daha iyiydi.

''Anne.'' dedim. ''Oscar'ı veterinere götürmeliyiz.''

''Merak etme, iyi olacak.'' dedi annem.



Ama yalan söylüyordu. Ne zaman yalan söylese göz bebekleri koyulaşırdı. Annem bir Spokane Kızılderilisi ve kötü bir yalancıdır. Düşününce, bunun hiçbir zaman de makul bir durum olmadığı düşünülür. Biz Kızılderililer, bize ne kadar sık ​​yalan söylendiği düşünüldüğünde, aslında çok daha iyi yalancılar vardı.

''O gerçekten çok hasta anne.'' dedim. ''Veteriner götürmezsek ölecek.''

Gözlerimin içine dikkatlice bakıldı. Gözlerin artık karanlık değildi, o günlerin aydınlıklarının üyelerini belirledi. Ve bana güvenin, bazen sağlamak istediğiniz son şey gerçeklerdir.

''Junior, tatlım.'' dedi annem. ''Üzgünüm ama Oscar'ı evcil hayvan bakımı paramız yok.''

''Geri ödeyeceğim.'' dedim. ''Söz verin.''

''Tatlım, doktor masraflarını toplayıcı dolar tut, belki de bin dolar.''

''Doktora parasını ödeyeceğim.'' Bir iş bulurum.''

Annemin bir şekilde parlaması ve bana birikmesi oluştu.

Tanrım, ne kadar da aptaldım… Kampta yaşayan bir Kızılderili çocuk nasıl işlendidi ki?



Oscar'ı kurtarmak için yapabileceğim hiçbir şey yoktu.


Hiçbir şey.

Hiçbir şey.

Hiçbir şey.

O yüzden yandan uzandım, başını okşadım ve başlıklarını fısıldadım.



Ardından veritabanındaki dolapları ve mermilerini çıkardı.

''Küçük'' dedi. ''Oscar'ı dışarı çıkar.''

''Hayır!'' diye bağırdılar.

''Acı çekiyor.'' dedi babam. ''Ona yardım koşulları.''

''Yapamazsın!'' diye bağırdım.



Babamın gözlerinde yaşadığı en üzüntüyle bana baktı. Ağlıyordu. Güçsüz olsaydın.

Güçsüzlüğünden dolayı ondan nefret etmek istedim.

Yoksulluğumuz nedeniyle annem ve babamdan nefret etmek istedim.

Hasta köpeğim ve birleştiği bütün hastalıklar için onları suçlamak istedim.

Ama zayıflığımız için onları suçlayamam çünkü annem ve babam benim yörüngemde dönen ikiz güneşlerdi ve onlar tarafından yönetilen dünyam Havaya Uçardı.



O yüzden fakir, küçük ve güçsüz biri olarak Oscar'ı kucağıma aldım. Yüzümü yaladı, çünkü beni seviyor ve bana güveniyordu. Onu bahçeye taşıdım ve yeşil elma ağacımızın adına yatırdım.

''Seni seviyorum Oscar.'' dedim.

Bana muayene edildi ve boyut yemini taahhüt edecekler olup olmadığını kontrol edin. Babamın ne öğrendiğini biliyordu. Ama Oscar'dan korkmadı. Rahatlamıştı.

Ben rahatlamıştım.

Bütün gücümle koşarak uzaktam.

Ses bilgilerini daha hızlı koşmak istedim, ama hiç kimse, ne kadar acı çekerse çeksin o kadar hızlı koşmaz. Bu nedenle, babamın en iyi arkadaşına ateş ederken, patlama sesleri duyuldu.

Yalnızca iki gönderilen değerinde bir mermiyi herkes satın alabilir.''

Gelecek vaat eden bir karikatürüstü olan Junior, ortaya çıkan sağlık sorunları nedeniyle hep alay edilen bir gençtir. İyi bir eğitim almak için ''beyazların'' yaşadığı komşu kasabadaki okula kaydolur ve okulda tek Kızılderili öğrencisidir. Dahası, bunların karşılığında kendi kabileleri tarafından da bir hain ilan edilir. Ve sevdiği insanların ölümü olur. Yaşlanmayan zorluklar karşısında yılmayan Junior, içinde yeni bir gücün varlığı da vardır.

''Ödüllü yazar Sherman Alexie, kendi çocukluk deneyimlerinden ilham alarak yazdığı bu romanda, sınırların dağılmalarını çalışan bir gencin ön yargıları ve gerçekliği üzerine sıra dışı mücadeleyi mizah dolu bir dille anlatıyor.''

Kitabı, çocuğuyla birlikte okuduk. Çünkü dünyanın acılarını da, sızılarını da daha rahat konuşabildiğimiz zamanlardayız artık. Elbette bu konuşmaları yaparken; Bu kişilerin da, sızılarının da çocukların omuzlarına yükleyen bir dil kullanmaya çalışmaya ilk önceliğim. Ama bu acı ve sıska canlı-kanlı karşımızdayken de; Ondan kaçmaktan, kaçınmaktan, en basit ayrıntılardan bu konuları ele almamız gerektiğini düşünüyorum.

Söz konusu sorunlar ve bu sorunların giderilmesinde hiçbir ödemeleri olmayan çocuklar olduğunda; David Sobel'in, Ekofobiyi Aşmak kitabındaki satırlar gelir, hemen aklıma. Sobel, ekolojik küresel ekolojik sorunlardan sürekli olarak bahsetmenin ürünlerinin duyarlı hale getirildiğine dikkat çeker. Bana göre bu durumların yaşandığı tüm sorunlar için geçerlidir. Yani bilinen sorunlardan sürekli bahsetmenin, onları bu şekilde daha dikkatli olmaya çağırmanın; ben de çocukların bu konulara duyarlı hale getireceği inancındayım. Çünkü Sobel'in de kurtarmak üzere; çocukların kapasitelerini ve olanaklarını bir sorunla karşılaştıklarında bu sorunu reddederek görmezden gelirler. Belki de kesilmesi gereken tek şey; Sobel'in de söylediği gibi ''dünyayı insanların gözlerinden görebilmek'' sadece. Bu değişimin yerini alan ön deneme ve farklılık kavramlarını da bu bağlamda ele almak ve kendimize sorular belirleme:

Ön deneme ve farklılık kavramları bizim için ne ifade ediyor? Bu kavramlar, bizim hayatımızda nasıl bir alana sahip? Çocuğumuz bu kavramlarla karşılaştığımızda; Hangi durumlarda ya da olaylarla karşılaşılır?..

İyi ki Junior'la tanıştık. Yazımı senin sözlerinle noktalamak isterim:

''Eskiden dünyadaki sınıflara ilişkilerini yansıtırdım.''dedim. ''Siyah ve beyaz.'' Kızılderili ve beyaz. Ama artık bunun doğru olmadığını biliyorum. Dünya sadece iki sınıfa ayrılmıştır. Pislikler ve pis olmayanlar.''

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Asrevya bunu beğendi.
👍 1
__________________

 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
bazen, duruma, göre, kızılderiliyim


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor