Kitaplık Beğendiniz kitapların tanıtımları..


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Kapalı Havalarda Derrida
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
220
Konu Bilgileri : Kitaplık
Konu Basligi
Kapalı Havalarda Derrida
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
220

Kullanıcı Etiket Listesi


Like Tree1Beğeniler
  • 1 Post By Leydihan

  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 26 Eylül 2024, 00:20  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Kapalı Havalarda Derrida

Kapalı Havalarda Derrida






Fotoğraf: Sophie Bassouls*

Kapalı Havalarda Derrida [1]

Derrida üzerine yazı yazacak kadar ne okudum onu, ne de yorumlayabilmişliğim var. Fakat, nedendir bilinmez, yazının yazıldığı gün havanın kapalı olması bende Derrida üzerine yazma isteğini artırdı.

Konumuza dönecek olursak: Kapalı havalarda Derrida okumak kanımca insanın gününü daha bir dolu geçirmesi bakımından önemli. Peki, diğer okumalar günü boş mu geçiriyor sorusu gelmişse aklınıza, cevaben tabii ki hayır diyeceğim. O zaman, bu yazının amacı ne? Herhangi bir amacı yok! Kişisel bir yazı... Derrida’nın kapalı havalarda üzerimde yarattığı etkiyi fenomenolojik bir algı çabası.

Güneşin olmadığı bir gündüz vakti Gramatoloji... Eğer kitabın İngilizce çevirisini okumuşsanız, okumaktaysanız daha kitaba başlamadan ufak bir kitap kadar hükmeden bir “önsöz”le karşılar sizi Gayatri C. Spivak.[2] Hemen sonra, tam kitaba başlıyorum diye heveslenmişken, Derrida önce Rousseau, sonra da Hegel’den alfabe üzerine alıntılarla başlayıp konuyu metafiziğe bağlayınca, konunun ne olduğuna dair fikirler oluşum aşamasına doğru yol alırlar.

Ne zaman ki etnosantrizm ve metazfiğin dil ve alfabe ile olan ilişkisi belirginleşmeye başlar, işte o andan itibaren kurtuluş yoktur! Kitabın birinci kısmından itibaren kendinizi birden ikili zıtlıklar ve bu zıtlıkların oluştur(ul)duğu yapıların içinde buluyorsunuz. Buna en iyi örnek belki de ilk kısmın başlığı olsa gerek: “Kitabın Sonu ve Yazının Başlangıcı”.[3] Sayfalar ilerledikçe, aslında bu temelin, Derrida’nın hep bahsetmiş olduğu metafizik ve logosantrik (logocentrique) yapının bizzat yansıması olduğunu yorumlayabilmekteyiz. Tabii bunu göstermek için, bayağı çetrefilli bir yoldan geçmek zorundayız.

Saussure’ün kurmuş olduğu gösteren-gösterilen yapısı, yazı ve yazının bulunma hali (présence) ile olan ilişkisi; daha sonra, dilbilim ve gramatoloji, bilimsel bilgi (epistémè), bilim ve metafiziğin nasıl iç içe olduğunu okudukça, Montaigne’e hak veriyorsunuz.


Sonraki kısım olan, “Pozitif Bir Bilim Olarak Gramatoloji Üzerine” (Of Grammatology as a Positive Science) kısmında tam ‘nasıl olur da Derrida bilimsel bilgiyi (epistémè) eleştirirken tam da içine düşmekte?’ diye düşünürken, ilk paragrafın sonunda cevabı verir Derrida: “Graphematics or grammatography ought no longer to be presented as sciences; their goal should be exorbitant when compared to grammatological knowledge.” (Derrida, Of Grammatology, p. 74). Başka bir değişle; ‘köken’ meselesi ve bilginin altında yatan metafizik, ki Derrida’ya göre en önemli sorunlardan birisi, üzerine düşünmemiz gereken mevzuların en önemlilerinden birisi.

İlerledikçe, yapısalcılığa dair yapmış olduğu eleştirileri metinler üzerinden göstermeye çalışır Derrida. Diğer bir deyişle, aynı anda iki biçimde söker yapıyı: bir taraftan ‘köken’ kavramının içinin ne kadar boş olduğunu bizzat geçmişe giderek, örneğin etimoloji yoluyla gösterirken, ya da ‘yapıyı sökerken’; öte yandan, bu yapıların oluşmasında önemli payları bulunan metinleri ele alarak sökmekte yapıyı. Gramatoloji Üzerine’de Platon, Jean-Jacques Rousseau, Descartes, Hegel bu isimlerden sadece birkaçı. Özellikle, Rousseau’nun Dillerin Kökeni Üzerine Deneme ve İtiraflar adlı yapıtları yoluyla neredeyse bütün Batı felsefesiyle bir hesaplaşmaya girişir. Yaptığı hesaplaşmada Derrida, Platon’dan bu yana oluşturulan ikili zıtlıkların gerek köken, gerekse yapı anlamında, hiç de sağlam bir yapı üzerine inşa edilmediğini bizzat metinler vasıtasıyla aktarır.[5] Bunu yaparken, yine Rousseau üzerinden giderek eklentilerin bir şeyin yerini tutmaya çalışırken aslında kendi kendisinin eklentisi olmaktan öteye gidemeyeceğini öne sürerek köken tartışmasını (yeniden) alevlendirir.

Sonbahar, bir şekilde, geldi, geliyor, gelecek. Gökte bulutlar artacak, hava kapacak, yağmur gelecek. İşe bu günlerde gündüz vakti kapalı havalarda çalışma lambası açık, fonda caz müziği çalarken biraz düşünmek için Derrida okumak iyi gider.

İyi okumalar!

Hakan Karahasan

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Asrevya bunu beğendi.
👍 1
__________________

 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
derrida, havalarda, kapalı


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor