Kitaplık Beğendiniz kitapların tanıtımları..


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Çocuk ve Gölge
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
96
Konu Bilgileri : Kitaplık
Konu Basligi
Çocuk ve Gölge
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
96

Kullanıcı Etiket Listesi


  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 01 Ağustos 2024, 12:52  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Renkliyildizlar Çocuk ve Gölge

Çocuk ve Gölge

Çevirisini Özgür Ertana’nın, çeviri editörlüğünü ise Berin Orhan’ın yapmış olduğu Gölgeyle Buluşma kitabında yer alan ‘‘Peşimizde Sürüklediğimiz Uzun Çuval’’ adlı makalesinde Robert Bly; arkamızda görünmez bir çuval olduğundan ve farklı kültürlerin çuvallarını farklı içeriklerle doldurduğundan bahseder.




Platon’un mağara alegorisinden bu yana gölge kavramına tarihsel süreçte birçok anlam yüklenmiştir ve bu anlamlar çoğunlukla olumsuz kavramlarla anılmaktadır.

Günümüzde gölge denildiğinde akla ilk gelen isim ise modern psikolojinin kurucularından Carl Gustav Jung’dur. Jung tarafından kuramsallaştırılan ‘‘gölge’’ terimi gün geçtikçe popülerleşmektedir.

Jung’un, kişiliğin olumsuz yanı olarak tanımladığı gölge, kişinin yeterince gelişmemiş işlevleri, kişisel bilinçdışı içerikleri, saklamak istediği, hoş olmayan niteliklerinin toplamı anlamına gelmektedir.

Kısacası toplum tarafından onaylanmayan duygu, düşünce ve eylemlerin bilinçaltına bastırılması olarak tanımlanabilecek olan gölge, insanın toplum içinde yaşamını sürdürebilmesi için bastırılması fakat insanın kendisi olabilmesi için ise yüzleşilmesi gereken bir arketip olarak karşımıza çıkar.

Çevirisini Özgür Ertana’nın, çeviri editörlüğünü ise Berin Orhan’ın yapmış olduğu Gölgeyle Buluşma kitabında yer alan ‘‘Peşimizde Sürüklediğimiz Uzun Çuval’’ adlı makalesinde Robert Bly; arkamızda görünmez bir çuval olduğundan ve farklı kültürlerin çuvallarını farklı içeriklerle doldurduğundan bahseder. Önce ebeveynlerimizin sevgisini güvence altına almak için onların hoşuna gitmeyen yanlarımızı bu çuvala koyarız. Okula başladığımızda çuval bir hayli büyümüş olur ve bu kez de öğretmenlerimizin hoşuna gitmeyen yanlarımızı koyarız, çuvala. Ve özellikle lise döneminde ise sıra akranlarımıza gelir…

‘‘Yirmi yaşına kadar hayatımızı, çuvalın içine hangi parçaları koyacağımıza karar vererek, geri kalanını da o parçaları çıkarmaya çalışarak geçiririz’’ diyor, Bly.

Gölgene Sahip Çık kitabında Robert A. Johnson ise; kültürel süreçte, Tanrı vergisi özelliklerimizi toplumumuzca kabul edilebilir olanlar ile vazgeçilmesi gerekenler şeklinde sınıflandırmamızın olağanüstü ve gerekli bir şey olduğunu söyler. Ve iyi-kötü ayırımına gidilmese, uygar davranış diye bir şey var olamazdı, der.

Meseleyi gölge arketipi açısından ele alalım ya da bu arketiple hiç tanışmamış olalım; söz konusu çocuk olduğunda eminim birçok ebeveyn bu konu hakkında fazlasıyla düşüncelidirler.

Çünkü bir çocuğun büyümesine eşlik edilen süreçte; çocuğun davranış ve eylemlerine topluma göre yön verme, bu davranış ve eylemlerin oluşmasında ya da sürdürülmesinde; anne-baba olarak etkin bir rolünün olması, toplumun üzerimizde oluşturmuş olduğu baskı, uygar davranış (kime ve neye göre), iyi ve kötü ayırımı, çocuğun doğallığını ve bütünselliğini koruyarak, çocukluğunu yaşayabilmesi, toplumun doğruları ve bizim doğrularımız, çocukluğumuzdan bu yana kendi çuvalımıza doldurduklarımız… gibi birçok başlık beliriverir önümüzde.

Bir meseleyi çocuk açısından ele aldığımda; yapmaya çalıştığım ilk şey o meseleyle ilgili kendimi ele almaktır, ilk önce. Konuya bu şekilde yaklaştığımda gözümün önündeki sis perdesi bir miktar dağılır.

Ebeveynliğimin en başından bu yana beni en zorlayan konulardan birisidir hemen her konuda maruz kaldığımız toplumsal baskı. Daima çocuğun tarafında yer almayı tercih ediyor olsam da; çocuğun yaşadığı ya da yaşayabileceği toplumsal baskıyla başa çıkıp, çıkamayacağı ve çocuğun tarafında yer almanın bizi sürüklediği çatışma ortamları fazlasıyla yorucu olabiliyor.

Son olarak; korku duygusunu gölge kavramından yola çıkarak ele alan ve çocuklara cesaret aşılayan bir çocuk kitabından bahsetmek istiyorum size.

Cansu İrey’in yazdığı ve Volkan Akmeşe’nin resimlediği nitelikli bir çocuk kitabı olan Gölgem ve Ben adlı kitaptan...

Kitabın kahramanı olan çocuğun gölgesi görünmekten çok korkar ve çocuk onu korumak için saklamaya çalışır. Babasının ceketini giyer, annesinin şemsiyesinin altına sığınır. Arkadaşlık etmesi için ona başka bir gölge bulmayı dener. En sonunda gölgesiyle konuşmaya karar verir ve ona görünmekten neden korktuğunu sorar. Aslında kendisiyle yüzleşir ve görünür olmaktan korkanın kendisi olduğunu fark eder. ‘‘Ben korkmazsam görünmekten, gölgem de korkmaz görünmekten’’ der.

Kitabın sonunda ise bir kare kod yer alıyor ve sizi Cansu İrey’in seslendirdiği Gölgem ve Ben adlı şarkıyla buluşturuyor:

‘‘Ama saklanmaz ki korkular.

Gizlenmez ki duygular.

Ben varsam gölgem de var.’’

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

__________________

 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
Çocuk, gölge


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor