19 Şubat 2025, 03:30
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Önce Tevbe Sonra İstiğfâr Önce Tevbe Sonra İstiğfâr
Ey Kardeş! Bir kul önce tevbe etmeli, akabinde de istiğfâr etmelidir. Çünkü önce günâhtan pişmanlık ve dönüş gereklidir ki, bu tevbedir. İstiğfâr ise, kulun kendinin af ve bağışlanmasını istemedir. Bağışlanmayı istemek de, günâhın çirkinliğini görüp ondan yüz çevirdikten sonra olur.
Önce günâhlarından ayrılmak ve sonra da mağfiret istemek en uygun hareket olur. Çünkü önce pişmanlık duymalı sonra, “Ya Rabbi benim hatalarımı bağışla” demek.
Bu incelikten dolayıdır ki, başında önce tevbeyi açıkladık veya açıklamaya çalıştık. Sonra da İstiğfârı açıklamış bulunuyoruz.
Genellikle tevbe, istiğfârla birlikte “Estağfirullâhe ve etûbü ileyh” diye söylenir. Yani bir kul, devamlı şöyle deyebilir ve demelidir:
“Allah’ım beni bağışla ve tevbeyi kabul et.” demektir.
Bu cümlede tevbe ve İstiğfâr ikisi de bulunmaktadır. Mü’min bir kulun, devam edeceği ve dilinden düşürmeyeceği bu dört kelime amel defterinin ışığı olacaktır. Hadis-i şerifde buyrulmuştur:
Ma’nâsı: “Tevbe-i İstiğfâr etmesi kulun amel defterinde nur gibi parlayıp duracaktır.” İbni .Mac’e Lokman (A.s) oğluna nasihâtindd:
- “Oğlum! Allah’ım! sana yöneldim, beni bağışla” Estağfirullâhe ve etûbü ileyh” sözünü devamlı söyleyesin. Çünkü, Cenâb-ı Hakk’ın öyle saatleri vardır ki, Cenâb-ı Hak, o saatlerde istek ve dilekte bulunan kullarının elini boş ve geri çevirmez. “ demiştir.
- —- | |
|
| |