13 Mart 2026, 10:02
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Tanrı acı çeker, mücadele eder mi? Tanrı acı çeker, mücadele eder mi? Schelling'e göre evet. Yalnız bu bir mitik kurgu değil, felsefi bir sezgiye dayanıyor.
Bu sezginin dışa vurulduğu önemli iki eser var: İnsan Özgürlüğünün Özü Üzerine Felsefi Araştırmalar ve Dünya Çağları. Schelling, insanların genellikle Tanrı'nın her türlü sınırın ve doğanın ötesinde olduğunu varsaydığını ve Onun başlangıçtan itibaren hiçbir engeli olmayan, mutlak basitlikte bir varlık olduğunu düşünme eğiliminde olduğunu söyler. Fakat ona göre, Tanrı'nın gerçekten var olabilmesi (kendi varoluşunun temeli olabilmesi) için kendi içinde kör, karanlık ve daraltıcı bir "doğaya" sahip olması gerektiğini belirtir: Eğer Tanrı'nın içinde çatışan hiçbir güç, alt edilmesi gereken hiçbir içsel sınır olmasaydı, Tanrı'nın dünyayı yaratma yönünde özgür bir karar alması ya da kendini sevgi olarak açığa vurması imkansız olurdu. Tabii bunlara şu itiraz yöneltilebilir: Tanrı'nın gerçekten var olabilmesi (kendi varoluşunun temeli olabilmesi) için kendi içinde kör, karanlık ve daraltıcı bir "doğaya" sahip olması gerektiği şeklinde ifade edilen düşünceler, sonlu bir aklın çıkarımsal zincirinden doğuyor. Tanrı böyle bir akılsal zorunluluğa uymak zorunda değil. Oysa Schelling'e göre zorunluluk aklın bir ürünü değil, aksine "Akla direnen" bir olgudur: Tanrı'nın zemininde yatan bu zorunluluk ve daraltıcı karanlık güç, aklımızın kendi sınırları yüzünden oraya yansıttığı bir gölge değildir. Tam tersine o, "düşünmeye aktif olarak direnen" ve felsefenin en keskin kavramlarında bile erimeyen/çözülmeyen sarsılmaz bir gerçekliktir. Eğer bu dirençli, akıldışı ve zorunlu ilke olmasaydı, Schelling'e göre "dünya belki de çoktan hiçliğe karışıp çözülmüş olurdu". Bu ilke, aklımızın uydurması değil, Tanrı'nın bizzat ebedi kudreti ve sarsılmaz merkezidir. İnsan aklı (kendi kibrinden dolayı), içindeki doğal, karanlık ve "zorunlu" unsurları Tanrı'dan soyutlayıp tamamen rasyonel, pürüzsüz ve "aydınlık" bir Tanrı fikri yaratma eğilimindedir.
Schelling'e göre, Tanrı'yı her türlü zorunluluktan yalıtıp yalnızca "limitsiz/sınırsız" bir ruh olarak kurgulamaya çalışmak, onu cansız, zayıf ve tamamen içi boş bir kavrama indirger. Yukarıdan aşağıya inen ve köklerini doğadan/gerçeklikten koparan bu tür düşünceler, "havada uçuşan ve ne gökyüzüne yükselebilen ne de yeryüzüne inebilen köksüz bitkilere" benzer der.
Ezcümle, Tanrı, Tanrı olmaklığını acı çekerek, mücadele ederek kazanmıştır. Aşağıdaki infografiğe göz atarak bunları zihninizde toparlayabilirsiniz. | |
|
| |