Platon'a iki soru sormuşlar:
Birincisi ; "İnsanoglunun sizi en çok şasırtan davranışları nedir ?"
Platon tek tek sıralamış :
Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.
Ne var ki çocukluklarını özlerler.
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.
Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler
Yarından endişe ederken bugünü unuturlar.
Dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar.
Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar.
Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.
Sıra gelmiş ikinci soruya ; "Peki sen ne öneriyorsun?" Bilge yine sıralamış ;
Kimseye kendinizi "sevdirmeye" kalkmayın!
Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi "sevilmeye" bırakmaktır.
Önemli olan; hayatta "en çok şeye sahip olmak" değil, "en az şeye ihtiyaç duymaktır."
Derler ki insan,
zamana hükmettiğini sanırken
en çok kendini ıskalar.
Oysa bilgece olan şudur:
Koşarak büyümek değil,
durup idrak etmektir.
Sevgi zorla kazanılmaz…
Kalp, kapıyı zorlayana değil,
sessizce gelen huzura açılır.
Ve insan anlar bir gün:
Çoğaltmak yormuş onu,
azaltmak ise hafifletmiştir.
Çünkü hakikat şurada saklıdır:
Hayatı ağırlaştıran sahip olduklarımız değil,
vazgeçemediklerimizdir.