| Leydihan |
28 Temmuz 2024 22:47 |
Yanıt: Öfke ve Psikolojik Belirtiler Üzerine Müziğin Etkisi.
Scheel ve Westefeld, (1999), müziğin etkileri konusunda yaptıkları benzer çalışmada heavy metal müziğin gençleri kızgınlığa teşvik edebileceği, yani bir tahrik unsuru olarak rol oynayabileceğini belirtmişlerdir.
Ögel, Ermağan, Eke ve Taner (2007) ise yaptıkları çalışmada, birden fazla madde kullanımı ve sık esrar kullanımı olan ergenlerin ise daha çok rap-hip hop-techno-dans müziklerini tercih ettiklerini belirmişlerdir.
Yukarıda belirtilen bilimsel araştırmalardan da anlaşılacağı gibi özellikle arabesk tarzı müziklerin insanlar üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olduğu görülmektedir. Özelikle bu tarz müziklerin yapıldığı konserlerde bireylerin kendilerine zarar verirci davranışlar sergilediklerine ilişkin haberleri çoğumuz görmüşüzdür.
Müziğin bu olumlu ve olumsuz etkileri sadece insanlar üzerine değil farklı canlı türleri üzerine de etki etmektedir. Buna ilişkin örnekleri gündelik yaşamda görmek ve bu tip haberlerle karşılaşmak artık sıkça olmaktadır.
“Sağımlarında klasik müzik dinletilen ineklerin süt verimi arttı”, “Tavuklara Arabesk Müzik Dinletiliyor - Kırık Yumurtaya Çözüm” vb. buna benzer haber başlıkları sıkça duyulmaktadır.
Yukarıda verilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere müziğin tüm canlı türleri üzerinde olumlu veya olumsuz bir etkisinin olduğu görülmektedir. Bu araştırmada bireylerin gündelik yaşamlarında dinlemeyi tercih ettikleri müziklerin onların psikolojik durumlarını ne şekilde etkilediği ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla araştırma örneklemine alınan bireylere gündelik yaşamlarında en fazla hangi müzik türünü dinlemeyi tercih ettikleri sorularak onların müzik tercihleri belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda bireyler dinledikleri müzik türüne göre gruplandırılmıştır.
Daha sonra bireylerin öfke durumlarını ve psikolojik belirti düzeylerini belirlemek amacıyla psikolojik testler uygulanmış ve elde edilen veriler doğrultusunda bireylerin dinledikleri müzik ile öfke ve psikolojik belirti durumları arasındaki ilişki incelenmiştir.
Bu çalışma sonucunda elde edilecek veriler ile bireylerin gündelik yaşamlarında dinlemeyi tercih ettikleri müziklerin onların öfke durumlarını ne şekilde etkilediği, hangi müzik türünün bireylerin öfke durumlarında olumlu veya olumsuz etkiye sahip olduğu ortaya koyulacaktır. Ayrıca bireylerin dinledikleri müziğin onların psikolojik durumları üzerinde etkisinin olup olmadığı saptanmaya çalışılacaktır. Yapılacak olan bu tespitler sayesinde hangi müzik türünün bireyin psikolojik durumuna etkili olduğu belirlenecektir.
Sonuç olarak, müziğin bireyin gündelik yaşamını nasıl etkilediği, öfkesini dışa vurup vurmamasında, öfkesini kontrol edip edememesinde hangi müzik türünün etkili olduğu ve bireyin psikolojik durumları üzerinde dinlediği müziklerin etkili olup olmadığı saptanmaya çalışılacak ve böylece önleyici rehberlik anlayışı çerçevesinde önerilerde bulunulacaktır.
Yöntem
Araştırma Modeli
Araştırmada bireylere gündelik yaşamda en fazla dinlemeyi tercih ettikleri müzik türünün ne olduğu sorulmuş ve bireylerden alınan cevaplar sonucunda aşağıda yazılan müzik türlerini dinledikleri saptanmıştır.
“Hepsi (tüm müzik türü), Türk halk müziği, Türk sanat müziği, Pop müziği, Rock müziği, Ney müziği, Özgün müzik, Arabesk müzik, Klasik müzik ve Slov müzik”. Daha sonra bireyler gündelik yaşamlarında en çok dinledikleri müzik türüne göre gruplandırılmıştır. Yapılan bu gruplandırma sonucunda bireylerin öfke ve psikolojik belirtilerinin dinlemeyi tercih ettikleri müzik türüne göre ne şekilde farklılaştığı analiz edilmiştir.
Evren Örneklem
Araştırmanın örneklemini Erzurum Atatürk Üniversitesinin farklı bölümlerde okuyan öğrenciler ile Erzurum merkez orta öğretim kurumlarında okuyan 188‟ kız, 100‟ü erkek olmak üzere toplam 288 birey oluşturmuştur. Örneklemeye alınan öğrenciler rastgele (random) örnekleme yöntemi ile seçilmiştir.
Veri Toplama Araçları
Kısa Semptom Envanteri (KSE)
Özgün ismi “Brief Semptom Inventory (BSI)” olan ve L. R. Derogtis (1992) tarafından geliştirilen ölçeğin Türkçe uyarlaması Nesrin Hisli Şahin ve Ayşegül Durak tarafından (1994) yapılmıştır. Kısa Semptom Envanteri SCL–90-R ile yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkan SCL–90-r‟nin kısa formudur. 53 maddeden ve 9 alt ölçekten oluşan ölçek, 0–4 arası puanlanan Likert tipi ölçektir. Verilen cevaplara 0 ile 4 arasında değişen puanlar verilir ve puan ranjı 0-212‟dir. Ölçeğin toplam puanından elde edilen Cronbach Alfa iç tutarlık katsayıları 0.99 ve 0.95, alt ölçeklerden elde edilen katsayılar ise 0.55 ile 0.86 arasında değişmektedir (Savaşır ve Şahin, 1997: 118).
Sürekli Öfke ve Öfke Tarz Ölçeği (SÖÖTÖ)
Özgün ismi “The State Trait Anger Scale and Anger Expression Scale” olan ve 1983 yılında C. D. Spielberg tarafından geliştirilen ölçeğin Türkiye uyarlaması A. Kadir Özer (1994) tarafından yapılmıştır. Ölçek her bir madde için 1 ile 4 arasında değişen Likert tipi bir puanlamaya sahiptir.
Tüm grup verileri üzerinden elde edilen Cronbach Alfa değerleri ayrı ayrı hesaplanmıştır. Bunlar “sürekli öfke” boyutu için 0.79; “kontrol altına alınmış öfke” boyutu için 0.84; “dışa vurulmuş öfke” boyutu için 0.78 ve “bastırılmış öfke” boyutu için ise 0.62 olarak bulunmuştur. Sürekli Öfke ve Öfke Tarz ölçeklerinin, Sürekli Kaygı, Depresif Sıfatlar Listesi ile ve Öfke Envanteri ile korelasyonlarına bakılmış, elde edilen korelasyonlar 0.01 ve 0.001 düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Ayrıca, Sürekli Öfke ve Öfke Dışavurum ölçeği
arasında beklendiği yönde ters ve yüksek bir korelasyon saptanmıştır. Veriler Varimax tekniği ile üçlü faktör analizine tabi tutularak, ölçeklerin faktör yapıları incelenmiştir. Öfke tarz ölçeğinin faktör yapısının orijinal ölçeğin faktör yapısını yansıttığı gözlenmiştir (Savaşır ve Şahin, 1997: 74).
Verilerin Analizi
Verilerin analizinde, ortalama ve standart sapma değerleri ve tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA) kullanılmıştır.
Bulgular ve yorum
Müzik Türü İle Öfke Durumu Arasındaki İlişki
Bireylerin günlük yaşamlarında dinlemek için tercih ettikleri müzik türü ile öfke durumları arasında bir fark olup olmadığını test etmek amacıyla tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA) uygulanmıştır. Bireylerin öfke durumları sürekli öfke, öfke içte, öfke dışta ve öfke kontrol boyutları olmak üzere dört boyutlu olarak ele alınmış ve her bir boyuta ilişkin bulgulara aşağıda yer verilmiştir.
Müzik Türü İle Sürekli Öfke Durumu Arasındaki İlişki
Bireylerin günlük yaşamlarında dinlemek için tercih ettikleri farklı müzik türleri ile sürekli öfke puanları arasında fark olup olmadığını test etmek amacıyla tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA) uygulanmış ve bulgular Tablo 1‟de verilmiştir.
Tablo 1. Dinlenilen Müzik Türü İle Sürekli Öfke Puanlarına İlişkin Bulgular Kareler toplamı S.D. Kareler Ortalaması F Önem düzeyi Gruplar arası 815,17 9 90,57
2,53 P<0.05 Anlamlı Gruplar içi 9938,7 278 35,75 Toplam 10753,87 287
Tablo 1 incelendiğinde, bireylerin günlük yaşamlarında dinlemek için tercih ettikleri müzik türleri ile sürekli öfke puanlarına ilişkin farkı belirlemek için uygulanan varyans analizi sonucu F=2,53 olarak p<0.05 önem düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Bu bulgu bireylerin günlük yaşamlarında sıkça dinlemeyi tercih ettikleri müzik türü ile sürekli öfke puanları arasında fark olduğunu göstermektedir. Bu farkın bireylerin dinlemek için tercih edilen hangi müzik türleri ile ilişkili olduğunu anlamak için LSD (Least Significant Differance) Post Hoc Testi uygulanmış ve bulgular Tablo 1.1‟de verilmiştir.
Tablo 1.1. Dinlenilen Müzik Türü İle Sürekli Öfke Puanına İlişkin Bulgular
(I)
Tercih Edilen Müzik Türü
(J)
Tercih Edilen Müzik Türü
Ortalamalar arası Fark
(I-J) Önem Düzeyi
1 (Tüm müzik türü) 4 (Pop müziği) 3,01 P<0.05
2 (Türk halk müziği) 3 (Türk sanat müziği) 3,81 P<0.05
2 (Türk halk müziği) 4 (Pop müziği) 4,39 P<0.05
2 (Türk halk müziği) 9 (Klasik müzik) 3,88 P<0.05
4 (Pop müziği) 5 (Rock müziği) -3.74 P<0.05
Yukarıdaki bulgulardan hareketle şu sonuçlara ulaşılmıştır. Müzik dinleme alışkanlıklarında herhangi bir ayrıma gitmeden tüm müzik türlerini dinleyen bireylerin sürekli öfke puan ortalamalarının (X =24,38) pop müziği dilemeyi tercih edenlerden (X =21,36) anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır.
Türk halk müziği dinlemeyi tercih eden bireylerin sürekli öfke puan ortalamalarının (X =25,76) Türk sanat müziği (X =21,94), pop müziği ve klasik müzik (X =21,87) dinlemeyi tercih edenlerden anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca pop müziği dilemeyi tercih edenlerin sürekli öfke puan ortalamalarının rock müziği dilemeyi tercih edenlerden (X =25,11) anlamlı düzeyde daha düşük olduğu saptanmıştır.
Genel olarak değerlendirildiğinde sürekli öfke puan ortalamalarının en yüksek olduğu grubu Türk halk müziği (X =25,76) dinlemeyi tercih eden bireylerin oluşturduğu görülmüştür.
Aydoğan ve Gürsoy (2007) yaptıkları çalışmada ailelerinin dinledikleri müzik türlerine göre örgencilerin kaygı puanlarını incelemiş ve gruplar arasında en yüksek kaygı puan ortalamasına sahip olanların ailesinde halk müziği dinlenen örgenciler olduklarını saptamışlardır. Halk müziğinde söylenen şarkıların daha çok gurbet, hasret, yalnızlık vb. duyguları sıkça dile getirdiği ve bu duyguları depreştirdiği ve bu tip müziği dinlemeyi tercih eden bireylerin şarkıların sözlerindeki bu duygusal mesajlardan etkilendikleri için sürekli öfke durumlarında artışın olduğu söylenebilir. Roberts, Dimsdale, East ve Friedman (1998) müziğe bağlı duygusal tepkiler arttıkça bireylerde risk alma davranışının arttığını gözlemiş ve risk alma davranışı sergilenirken de bireylerin yoğun olumsuz duygular yaşadıklarını tespit etmişlerdir. Bu bulgular araştırmadan elde edilen bulgular ile tutarlıdır. arabesk müziği dinleyen bireylerin öfkelerini kontrol edemediklerini ve öfkelerini dışa vurduklarını göstermektedir.
İstatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşma olmasa da öfke kontrol puan ortalamalarının en yüksek olduğu grubu klasik müzik ve ney müziği dinlemeyi tercih eden bireylerin oluşturduğu görülmüştür. Buda bu müzik türlerini dinlemeyi tercih eden bireylerin öfkelerini kontrol etmede diğer müzik türlerini dinlemeyi tercih eden bireylere göre daha başarılı olduklarını göstermektedir. Psikolojik belirti puan ortalamalarının en yüksek olduğu grubu özgün müzik ve klasik müzik dinlemeyi tercih eden bireylerin oluşturduğu görülmüştür. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda aşağıdaki önerilerde bulunulabilir.
Müziğin insanlar üzerine olumlu ve olumsuz etkiler oluşturma özelliğinin olduğu araştırma sonucunda görülmüştür. Bu bulgu müziği insanların psikolojik sağlığı için kullanmanın faydalı sonuçlar doğuracağını göstermektedir. Bu amaçla özellikle öfke ve psikolojik belirtiler üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilen müzik türlerinin dinlenmesinin yaygınlaştırılmasının ve gençlerimizin bu müzikleri dinlemeleri hususunda teşvik edilmesi faydalı olacaktır.
Arabesk müzik, Türk halk müziği ve özgün müzik tarzı gibi müzikler ülkemizde çokça dinlenilen müzik türleri arasında yer almaktadır. Bu müzik türlerini dinlemeyi tercih eden bireylerin öfke ve psikolojik belirti durumlarının, diğer müzik türlerini dinlemeyi tercih eden bireylere göre olumsuz anlamda daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu nedenle bu tür müzikleri dinleyen bireylerin bilinçlendirilmesi ve müzikteki olumsuz duygulara kapılmamaları konusunda telkinlerde bulunulmasının faydalı olacağı söylenebilir.
Özellikle eğitim ortamlarında ders aralarında, sağlık kuruluşlarında koridorlarda veya iş yerlerinde serbest zaman geçirme ortamlarında rahatlatıcı özelliği olan müzik türlerinin dinletilmesinin verimliliği ve motivasyonu arttırmada fayda sağlayacağı düşünülmektedir.
Olumsuz duyguları barındıran, alkol/madde kullanmayı özendiren, amaçsız bir yaşamı özendiren ve şiddet içerikli mesajlar veren arabesk, rock, hiphop, özgün müzik gibi müzik türlerinin gençlerin yoğun şekilde vakit geçirdiği yerlerde dinletilmesine sınırlılık getirilmesi ve bu müzik türleri yerine rahatlatıcı özelliği olan ney müziği, sanat müziği, klasik müzik gibi müziklerin dinlettirilmesi faydalı olacaktır.
|