<?xml version="1.0" encoding="Windows-1254"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>ForumKalbi.Com - Nöroloji</title>
		<link>https://www.forumkalbi.com/</link>
		<description>Genel olarak beyini, omiriliği, beyinden ve omurilikten çıkıp vücüdun tümüne ağ gibi yayılan sinirlerin hastalıklarını inceleyen tip dalidır.Başlıca ilgili hastalıklar arasında başağrıları (Migren, Gerilim başağrısı, Küme başağrısı) , baş dönmeleri, inme (felçler), epilepsi (sara hastalıkları), bunama (Alzheimer, vb. unutkanlıklar), demiyelinizan hastalıklar (Multipl skleroz,vb.), hareket bozuklukları (Parkinson hastalığı,vb.), uyku bozuklukları (Narkolepsi, İnsomnia, vb.) yer alır.</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 00:40:07 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>https://www.forumkalbi.com/images/misc/rss.jpg</url>
			<title>ForumKalbi.Com - Nöroloji</title>
			<link>https://www.forumkalbi.com/</link>
		</image>
		<item>
			<title>Bilim insanlarından korkutan açıklama: Bu şekilde oturmak hasta ediyor</title>
			<link>https://www.forumkalbi.com/noroloji/46262-bilim-insanlarindan-korkutan-aciklama-bu-sekilde-oturmak-hasta-ediyor.html</link>
			<pubDate>Fri, 29 May 2026 02:16:57 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw739h454q95gm/storage/files/images/2026/05/26/jjuuu-tsre.jpg  
 
Uzun süre hareketsiz kalmanın demans...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img style="max-width: 600px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="http://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw739h454q95gm/storage/files/images/2026/05/26/jjuuu-tsre.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div><br />
Uzun süre hareketsiz kalmanın demans riskini artırdığı biliniyordu, ancak İsveç'ten gelen yeni bir araştırma ezberleri bozdu. Bilim insanlarına göre risk sadece oturma süresiyle değil, otururken ne yaptığınızla da doğrudan ilişkili. İşte korkutan açıklamanın ayrıntıları...<br />
<br />
İsveç’te gerçekleştirilen ve prestijli bir tıp dergisinde yayımlanan yeni bir bilimsel araştırma, hareketsiz kalmanın beyin sağlığı üzerindeki etkilerine yepyeni bir boyut kazandırdı. Çalışmaya göre, zihinsel olarak pasif geçirilen hareketsiz zamanlar demans riskini artırabilir.<br />
<br />
Özellikle uzun süre televizyon izlemek ve düşük etkileşimli ekran aktiviteleri, beyin sağlığı açısından olumsuz etkilerle ilişkilendirildi. Buna karşılık; kitap okumak, masa başı ofis işleri yapmak, bulmaca çözmek veya zihni aktif tutan diğer oturarak yapılan aktivitelerin ise demans riskini azaltabileceği belirlendi.<br />
<br />
<i><b>DEV ARAŞTIRMA: 20 BİNDEN FAZLA KİŞİ 19 YIL BOYUNCA TAKİP EDİLDİ</b></i><br />
<br />
<b>Araştırmanın çarpıcı sonuçları, çok geniş bir örneklem ve uzun bir takip süresine dayanıyor:</b><br />
<br />
<b>Zaman dilimi: </b>1997-2016 yılları arası (19 Yıl)<br />
<br />
<b>Katılımcı sayısı: </b>35 ile 64 yaş arasındaki 20 binden fazla yetişkin.<br />
<br />
Katılımcılar oturma alışkanlıkları, fiziksel aktiviteleri ve yaşam tarzlarına ilişkin soruları yanıtladı. Demans teşhisleri ise İsveç sağlık ve ölüm kayıtları üzerinden değerlendirildi.<br />
<br />
Elde edilen sonuçlarda, zihinsel olarak aktif geçirilen hareketsiz zamanların, pasif oturma alışkanlıklarına kıyasla &quot;demans riskinde önemli bir azalma&quot; ile bağlantılı olduğu görüldü.<br />
<br />
<b>&quot;TÜM HAREKETSİZ DAVRANIŞLAR AYNI DEĞİL&quot;</b><br />
<br />
Araştırmada görev alan İsveç’teki Karolinska Enstitüsü uzmanlarından Dr. Mats Hallgren, otururken beynin nasıl kullanıldığının büyük önem taşıdığını söyledi.<br />
<br />
<b>Dr. Mats Hallgren konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</b><br />
&quot;Oturmanın tamamı düşük enerji harcaması içeriyor olabilir ancak beyin aktivitesi açısından farklılık gösteriyor. Otururken beynimizi nasıl kullandığımız, gelecekteki bilişsel işlevlerin önemli bir belirleyicisi olabilir.&quot;<br />
<br />
<b>UZMANLARDAN HAYATİ UYARI: HEM BEDEN HEM ZİHİN AKTİF KALMALI</b><br />
<br />
Bilim insanları, yaş ilerledikçe sadece fiziksel aktivitenin değil zihinsel aktivitenin de korunması gerektiğine dikkat çekti.<br />
<br />
<b>Uzmanlara göre özellikle uzun süre oturulması gereken durumlarda;</b><br />
<br />
Kitap okumak,<br />
<br />
Yazı yazmak,<br />
<br />
Strateji oyunları oynamak,<br />
<br />
Veya öğrenmeye dayalı aktiviteler yapmak beyin sağlığı açısından koruyucu etki sağlayabilir.<br />
<br />
<strong><span style="color: red">[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. <a href="register.php" rel="nofollow"><u>Foruma üye olmak için TIKLAYIN!</u></a>]</span></strong></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.forumkalbi.com/noroloji/">Nöroloji</category>
			<dc:creator>Vandetta</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.forumkalbi.com/noroloji/46262-bilim-insanlarindan-korkutan-aciklama-bu-sekilde-oturmak-hasta-ediyor.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bahar yorgunluğu mu, yoksa beynimde bir şeyler mi oluyor? Mayıs ayı sendromu?</title>
			<link>https://www.forumkalbi.com/noroloji/46216-bahar-yorgunlugu-mu-yoksa-beynimde-bir-seyler-mi-oluyor-mayis-ayi-sendromu.html</link>
			<pubDate>Sun, 24 May 2026 21:00:01 GMT</pubDate>
			<description>Millet, herkese merhaba! Mayıs ayındayız, havalar güzelleşiyor, dışarı çıkasımız geliyor ama bende inanılmaz bir bitkinlik var. Sabahları yataktan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Millet, herkese merhaba! Mayıs ayındayız, havalar güzelleşiyor, dışarı çıkasımız geliyor ama bende inanılmaz bir bitkinlik var. Sabahları yataktan çıkmak ölüm gibi geliyor, konsantre olmakta zorlanıyorum, sanki beynim biraz &quot;yavaş çekimde&quot; çalışıyor gibi. Normalde bu aylarda enerjik olurum ama bu sene bambaşka.<br />
<br />
Siz de böyle misiniz? Yoksa bu bahar yorgunluğu dediğimiz şeyin ötesinde, benim beynimde bir şeyler mi oluyor? Belki de son zamanlarda okuduğum o nöroloji makaleleri kafamı karıştırıyor. Alzheimer tedavisi, beyin gücü artışı falan derken kendi beynimi de mi kurcalamaya başladım ne. <br />
<br />
Bu ay böyle hisseden başka kimse var mı aramızda? Ne yapıyorsunuz bu duruma karşı? Birkaç öneriniz olursa sevinirim. Belki de sadece biraz taze havaya ve iyi bir kahveye ihtiyacım vardır, kim bilir.<br />
<br />
Her türlü yoruma açığım, hadi bakalım!</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.forumkalbi.com/noroloji/">Nöroloji</category>
			<dc:creator>Umran</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.forumkalbi.com/noroloji/46216-bahar-yorgunlugu-mu-yoksa-beynimde-bir-seyler-mi-oluyor-mayis-ayi-sendromu.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Araştırma: Kahve kafein içermese de beyin gücünüzü artırabilir</title>
			<link>https://www.forumkalbi.com/noroloji/45892-arastirma-kahve-kafein-icermese-de-beyin-gucunuzu-artirabilir.html</link>
			<pubDate>Tue, 05 May 2026 12:13:18 GMT</pubDate>
			<description>İrlanda’da yapılan bir araştırma, kafein içermeyen kahvelerin de bağırsak sağlığı, ruh hali ve bilişsel performans üzerinde faydaları olduğunu...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size="3">İrlanda’da yapılan bir araştırma, kafein içermeyen kahvelerin de bağırsak sağlığı, ruh hali ve bilişsel performans üzerinde faydaları olduğunu gösterdi.<br />
<br />
<div align="center"><img style="max-width: 600px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="http://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/765e5c6f-e83d-440f-b356-24f8f19c388f.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div><br />
İrlanda'daki University College Cork'tan araştırmacılar, günde üç-beş fincan arasında kahve içen 31 kişi ile kahve içmeyen 31 katılımcının bazı sağlık göstergelerini karşılaştırdı. Çalışmanın başlangıcında, iki grup arasında vücut kitle indeksi, kan basıncı, stres, kaygı, depresyon, gastrointestinal semptomlar, uyku kalitesi veya fiziksel aktivite açısından hiçbir fark bulunmuyordu. Ancak kahve içenlerde, kanda bazı bağışıklık belirteçlerinde ve bağırsaktaki bazı mikrop türlerinde belirgin değişiklikler gözlendi.<br />
<br />
Uzmanlar, kafeinin denklemin gerekli bir parçası olup olmadığını öğrenmek için 31 kahve içicisinin iki hafta boyunca günlük kahve tüketiminden uzak durmasını istedi. Bu sürenin ardından müdahale aşaması başladı. Katılımcılar yeniden kahve tüketmeye başladı; 16 kişi kafeinli kahve, 15 kişi ise kafeinsiz kahve içti ve bu süreç üç hafta devam etti. Katılımcılar hangi kahveyi içtiklerini bilmiyordu. Kahve tüketimine yeniden başlandıktan sonra, tüm katılımcıların bağırsak mikrobiyomlarında kahveyle ilişkili değişimler görüldü; buna hem kafeinli hem de kafeinsiz kahvede gözlenen tür düzeyinde değişiklikler de dahildi. Yazarlar bu araştırma sonucunda, ‘Her iki kahve türü de stresi, depresyonu, dürtüselliği ve iltihabı azaltırken; ruh halini ve bilişsel performansı artırdı’ değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
<b>KAHVENİN BAĞIRSAK VE BEYİN EKSENİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ</b><br />
Kafeinli kahve; kaygının, psikolojik sıkıntının ve kan basıncının azalması, dikkat artışı ve stresle başa çıkma becerisinin gelişmesi ile ilişkilendirildi. Hem başlangıçta hem de kafein yeniden alındığında, kahve içenler, içmeyenlere göre daha yüksek dürtüsellik ve duygusal tepkisellik gösterdi. Öte yandan kafeinsiz kahve uyku kalitesini, fiziksel aktiviteyi ve hafızayı iyileştirdi. Bu bulgular, kafeinin ruh hali ve biliş üzerinde belirli etkileri olabileceğini, fakat kafeinsiz kahvenin bile bağırsak-beyin bağlantısıyla ilişkili olabileceğini ortaya koydu.<br />
<br />
Mikrobiyolog John Cryan, kahvenin sadece kafeinden ibaret olmadığını söyleyerek, “Bağırsak mikroplarımızla, metabolizmamızla ve hatta duygusal sağlığımızla etkileşime giren karmaşık bir beslenme faktörü. Bulgularımız, kafeinli veya kafeinsiz olsun, kahvenin sağlığı farklı ancak birbirini tamamlayıcı şekillerde etkileyebileceğini gösteriyor” dedi.<br />
<br />
Çalışmanın, bağırsak mikrop değişiklikleri ile katılımcıların bildirdiği ruh hali ve davranış değişiklikleri arasındaki ilişkiye dayandığı, bu nedenle de tam olarak gerçeği yansıtmayabileceği kaydedildi. Bununla birlikte, araştırmanın katılımcıların kahvedeki bileşikleri nasıl işlediklerini karşılaştıran ve bu farklılıkları bağırsak mikrobiyomlarındaki metabolik kalıplarla eşleştiren ayrıntılı bir incelemeye dayandığı bildirildi.<br />
<br />
Bağırsak mikrobiyomu hakkında hala çok az şey bilindiğini belirten Cryan, “Sindirim ve zihinsel sağlık arasındaki ilişki giderek daha iyi anlaşılıyor, ancak kahvenin bağırsak-beyin ekseni üzerindeki etkilerinin ardındaki mekanizmalar belirsizliğini koruyor” açıklamasını yaptı.<br />
<br />
<strong><span style="color: red">[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. <a href="register.php" rel="nofollow"><u>Foruma üye olmak için TIKLAYIN!</u></a>]</span></strong></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.forumkalbi.com/noroloji/">Nöroloji</category>
			<dc:creator>Vandetta</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.forumkalbi.com/noroloji/45892-arastirma-kahve-kafein-icermese-de-beyin-gucunuzu-artirabilir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Alzheimer tedavisinde yeni ufuk: Beynin 'temizlik ekibi' yeniden programlandı]]></title>
			<link>https://www.forumkalbi.com/noroloji/45884-alzheimer-tedavisinde-yeni-ufuk-beynin-temizlik-ekibi-yeniden-programlandi.html</link>
			<pubDate>Tue, 05 May 2026 11:31:19 GMT</pubDate>
			<description>Bilim dünyası, Alzheimer hastalığının ilerlemesini durdurabilecek devrim niteliğinde bir keşfe imza attı. Yapılan araştırmalar, beyindeki tek bir...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size="3">Bilim dünyası, Alzheimer hastalığının ilerlemesini durdurabilecek devrim niteliğinde bir keşfe imza attı. Yapılan araştırmalar, beyindeki tek bir proteinin engellenmesiyle savunma sisteminin &quot;temizlik&quot; moduna geçtiğini ve hafıza kaybına neden olan zehirli plakları yok ettiğini ortaya koydu.<br />
<br />
<div align="center"><img style="max-width: 600px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="http://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/7c591845-e5c4-413c-b006-20a7a0b6f79f.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div><br />
Milyonlarca insanı ve ailelerini etkileyen Alzheimer hastalığına karşı yürütülen çalışmalarda, geleneksel yöntemlerin dışına çıkan yeni bir tedavi kapısı aralandı. Saygın bilim dergisi PNAS'ta yayımlanan araştırmaya göre, beyindeki savunma hücrelerinin verimliliğini düşüren bir proteinin bloke edilmesi, hastalığın en büyük belirtisi olan toksik birikimlerin temizlenmesini sağlıyor. Uzmanlar, bu yöntemin mevcut ilaçlarla birleştirilerek çok daha etkili bir &quot;kombinasyon tedavisi&quot; oluşturabileceğini vurguluyor.<br />
<br />
<b>ZEHİRLİ PLAKLARA KARŞI MİKROGLİYA HAMLESİ</b><br />
Alzheimer hastalığının temelinde, beyinde biriken amiloid-&#946; adlı protein plakları yatıyor. Bu plaklar sinir hücreleri arasındaki iletişimi kopararak hafıza kaybına ve bilişsel gerilemeye yol açıyor. Beynin kendi bağışıklık sistemi olan &quot;mikrogliya&quot; hücreleri normalde bu çöpleri temizlemekle görevli olsa da, hastalık ilerledikçe bu hücreler &quot;bitkin&quot; düşerek işlevlerini kaybediyor.<br />
<br />
Cold Spring Harbor Laboratuvarı’ndan Profesör Nicholas Tonks ve ekibi, PTP1B adı verilen özel bir enzimi baskılayarak bu bitkin hücreleri yeniden canlandırmayı başardı. Fare modelleri üzerinde yapılan deneyler, proteinin engellenmesiyle birlikte mikrogliyaların çok daha enerjik bir şekilde toksik plakları temizlemeye başladığını kanıtladı.<br />
<br />
<div align="center"><img style="max-width: 600px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="http://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/0cd08671-6ed9-4416-b5b0-108afb5cccb8.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div><br />
<b>1988’DEN GÜNÜMÜZE UZANAN KEŞİF: PTP1B’NİN ROLÜ</b><br />
Araştırmanın başında yer alan Profesör Nicholas Tonks, aslında bu proteini ilk kez 1988 yılında keşfeden isim. Onlarca yıl süren çalışmaların ardından bu enzimin beynin bağışıklık sinyalleri üzerindeki kritik etkisi çözüldü. Mevcut Alzheimer ilaçlarının bir kısmının sadece plak oluşumuna odaklanması ve klinik başarılarının tartışmalı olması, bilim dünyasını bu tür &quot;hücresel canlandırma&quot; yöntemlerine yöneltti.<br />
<br />
Yeni keşfedilen yöntem, bağışıklık hücrelerini doğrudan plaklara saldıran birer &quot;temizlik ekibi&quot; gibi programlıyor. Bu yaklaşım, sadece mevcut plakları temizlemekle kalmıyor, aynı zamanda beynin kendi savunma mekanizmasını kalıcı olarak güçlendirme potansiyeli taşıyor.<br />
<br />
<b>KOMBİNE TEDAVİ UMUDU VE GELECEK PROJEKSİYONLARI</b><br />
Bilim insanları, bu keşfin tek başına bir mucize olmasından ziyade, mevcut tedavileri güçlendirecek stratejik bir araç olacağını öngörüyor. Araştırmacılar, PTP1B inhibitörlerinin anti-amiloid ilaçlarla birlikte kullanılmasının, hastalığın seyrini yavaşlatmada çok daha radikal sonuçlar verebileceğini belirtiyor.<br />
<br />
Projenin arkasındaki duygusal motivasyon da dikkat çekici. Profesör Tonks, annesini bu hastalık nedeniyle kaybettiğini belirterek süreci &quot;yavaş bir yas&quot; olarak tanımlıyor. 2060 yılına kadar sadece ABD'de her yıl 1 milyon yetişkinin demans geliştirme riski taşıdığı göz önüne alındığında, beynin temizlik kapasitesini artıran bu tür tedavilerin yaşam kalitesini artırmada hayati bir rol oynaması bekleniyor.<br />
<br />
<strong><span style="color: red">[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. <a href="register.php" rel="nofollow"><u>Foruma üye olmak için TIKLAYIN!</u></a>]</span></strong></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.forumkalbi.com/noroloji/">Nöroloji</category>
			<dc:creator>Vandetta</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.forumkalbi.com/noroloji/45884-alzheimer-tedavisinde-yeni-ufuk-beynin-temizlik-ekibi-yeniden-programlandi.html</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
