<?xml version="1.0" encoding="Windows-1254"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>ForumKalbi.Com - Bilim</title>
		<link>https://www.forumkalbi.com/</link>
		<description>Bilim hakkında herşey</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 00:40:07 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>https://www.forumkalbi.com/images/misc/rss.jpg</url>
			<title>ForumKalbi.Com - Bilim</title>
			<link>https://www.forumkalbi.com/</link>
		</image>
		<item>
			<title>İnsanlığın kadim mirasında sinsi tehlike: Neandertal genleri modern virüslere karşı bizi savunmasız bırakıyor!</title>
			<link>https://www.forumkalbi.com/bilim/46337-insanligin-kadim-mirasinda-sinsi-tehlike-neandertal-genleri-modern-viruslere-karsi-bizi-savunmasiz-birakiyor.html</link>
			<pubDate>Sun, 31 May 2026 15:53:56 GMT</pubDate>
			<description>Evrimsel biyoloji dünyasında taşları yerinden oynatacak yeni bir keşfe imza atıldı. Bilim insanları, Afrika dışındaki modern insanların taşıdığı...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Evrimsel biyoloji dünyasında taşları yerinden oynatacak yeni bir keşfe imza atıldı. Bilim insanları, Afrika dışındaki modern insanların taşıdığı yüzde 4'e varan Neandertal DNA'sının, bağışıklık sistemini zayıflatarak kronik DNA virüslerine karşı vücudu savunmasız bıraktığını saptadı.<br />
<br />
<div align="center"><img style="max-width: 600px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/a238b8ec-eb1e-4c51-9281-16a35095a6f0.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div><br />
İnsanlığın on binlerce yıl önce gerçekleştirdiği türler arası yakınlaşmanın faturası, modern tıp çağında önümüze çıkmaya devam ediyor. Antropoloji ve genetik biliminin saygın yayın organlarından Genome Biology and Evolution dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırma, modern insanın bağışıklık haritasına dair çarpıcı bir gerçeği gözler önüne serdi. Bilim insanları, nesli tükenen kadim akrabamız Neandertallerden miras kalan genetik kodların, günümüzdeki bazı ölümcül ve kronik virüslere karşı savunma mekanizmamızı felç ettiğini kanıtladı.<br />
<br />
<b>UK BİOBANK VERİLERİ DEŞİFRE EDİLDİ: GİZLİ VİRÜS YÜKÜ ÇOK DAHA YÜKSEK</b><br />
Neandertal soyunun modern tıbba etkilerini incelemek isteyen uluslararası araştırmacılar, Birleşik Krallık'taki devasa sağlık veri tabanı UK Biobank bünyesinde kayıtlı yüz binlerce kişinin genetik profilini mercek altına aldı. Yapılan boylamsal analizlerde, arkaik (eski) gen varyantları ile vücuttaki DNA virüslerinin yoğunluğu arasında doğrudan bir bağ saptandı.<br />
<br />
Özellikle kanser ve kronik yorgunluk sendromu gibi hastalıklarla ilişkilendirilen Epstein-Barr virüsü (EBV), İnsan Herpesvirüsü 7 (uçuk virüsü ailesi) ve tork teno virüsleri üzerinde yapılan incelemeler, bünyesinde yoğun Neandertal DNA'sı barındıran kişilerin bu patojenleri vücutlarından temizlemekte çok daha başarısız olduğunu ortaya koydu. Söz konusu beş sinsi virüsün, bağışıklık sistemi güçlü olan bireylerde bile Neandertal alellerinin varlığı sebebiyle çok daha agresif şekilde çoğaldığı belirlendi.<br />
<br />
<div align="center"><img style="max-width: 600px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/28852d04-5188-49d7-9249-8f82a2e5fa96.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div><br />
<b>BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN ANAHTARI OLAN BÖLGEDE 18 RİSKLİ ALAN KEŞFEDİLDİ</b><br />
Genom haritasını derinlemesine inceleyen uzmanlar, arkaik gen varyantlarının özellikle viral yükü artırdığı 18 kritik bölge saptadı. Bu bölgelerin çok büyük bir kısmının, bağışıklık sisteminin kanserli veya enfekte olmuş hücreleri tanıyıp yok etmesini sağlayan Majör Histokompatibilite Kompleksi (MHC) adı verilen gen grubunun içinde yer alması tıp dünyasında alarm verilmesine neden oldu.<br />
<br />
Evrimsel genomik uzmanı ve çalışmanın ortak yazarı Doç. Dr. Michael Dannemann, elde edilen verilerin sarsıcı bir tezat barındırdığını vurguladı. Dannemann, &quot;Neandertal genlerinin daha önce grip gibi akut enfeksiyonlara yol açan RNA virüslerine karşı bizi koruduğu biliniyordu. Ancak yeni sonuçlar, bu genlerin uzun yıllar vücutta pusuda bekleyen kronik DNA virüslerine karşı tamamen etkisiz, hatta zararlı olduğunu gösteriyor&quot; açıklamasında bulundu.<br />
<br />
<b>PALEOLİTİK DÖNEMİN SİLAHLARI MODERN ÇAĞIN SAVAŞINDA YETERSİZ KALIYOR</b><br />
Bilim insanları, bu genetik zafiyetin evrimsel nedenlerini de deşifre etmeyi başardı. On binlerce yıl önce Paleolitik dönem şartlarında yaşayan Neandertallerin bağışıklık sistemleri, o çağın doğasında var olan ani ve hızlı öldüren (akut) enfeksiyonlarla savaşmak üzere optimize edilmişti. O dönem hayatta kalmayı sağlayan bu genetik koruma kalkanı, aradan geçen milenyumlar boyunca evrimleşen ve insan vücudunda sessizce yıllarca saklanabilen modern DNA virüslerine karşı bugün tamamen işlevsiz kalmış durumda.<br />
<br />
<strong><span style="color: red">[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. <a href="register.php" rel="nofollow"><u>Foruma üye olmak için TIKLAYIN!</u></a>]</span></strong></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.forumkalbi.com/bilim/">Bilim</category>
			<dc:creator>Vandetta</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.forumkalbi.com/bilim/46337-insanligin-kadim-mirasinda-sinsi-tehlike-neandertal-genleri-modern-viruslere-karsi-bizi-savunmasiz-birakiyor.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Maymunlar Cehennemi’ndeki İç Savaş Gerçek Oldu: Onlarca Ölüm Var</title>
			<link>https://www.forumkalbi.com/bilim/46075-maymunlar-cehennemi-ndeki-ic-savas-gercek-oldu-onlarca-olum-var.html</link>
			<pubDate>Wed, 13 May 2026 19:25:38 GMT</pubDate>
			<description>*Uganda’daki Ngogo  şempanzeleri ikiye bölündü. Araştırmaya göre eski müttefikler birbirine  saldırdı, yıllardır süren “iç savaşta” onlarca ölüm...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><font color="#ff0000">Uganda’daki Ngogo  şempanzeleri ikiye bölündü. Araştırmaya göre eski müttefikler birbirine  saldırdı, yıllardır süren “iç savaşta” onlarca ölüm yaşandı.</font></font></font></b><br />
                                </div>          <div align="center"><b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><img style="max-width: 600px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="https://cdn.kayiprihtim.com/wp-content/uploads/2026/04/Ugandada-Sempanzeler-Arasinda-Ic-Savas.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></font></font></b><br />
<br />
</div>               <div align="center"> <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">Bilim insanlarının uzun yıllardır gözlemlediği <font color="#ff0000">Uganda’daki Kibale Ulusal Parkı’nda</font> yaşayan Ngogo şempanzeleri,  nadir görülen bir “iç savaşın” ortasında kaldı. </font></font></b><b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><br />
</font></font></b><br />
<b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">Araştırmaya göre  yaklaşık 200 bireyden oluşan dev topluluk, 2015’ten itibaren iki gruba  ayrıldı ve eski dostlar kısa sürede birbirine düşman oldu. 2018 sonrası  tırmanan şiddet olaylarında saldırılar hâlâ devam ediyor.</font></font></b><br />
<br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">Bu tür bir bölünme bilim dünyasında son derece nadir görülen bir  olay. Araştırmacılar şempanze topluluklarının ortalama her 500 yılda bir  bu şekilde ikiye ayrıldığını tahmin ediyor. Daha önce benzer bir durum,  1970’lerde Jane Goodall tarafından Tanzanya’daki <font color="#ff0000">Gombe Ulusal Parkı</font>’nda  gözlemlenmişti, ancak o bölgede şempanzelerin düzenli olarak insanlar  tarafından beslendiği için bulgular uzun süre tartışılmıştı.</font></font></b><br />
<br />
     <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><font color="#ff0000">Michigan Üniversitesi</font>’nden emekli primatolog <font color="#ff0000">John Mitani</font>,  çalışmanın ortak yazarlarından biri. Mitani, “Uzun zamandır  şempanzelerin komşularına saldırıp öldürdüğünü biliyorduk,” diyor ve  ekliyor:</font></font></b><br />
<br />
     <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">“Ancak bunu, eski dostlar ve müttefikler olan komşularına bile yapacakları ortaya çıktı.”</font></font></b><br />
<br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">Araştırmanın başyazarı ve<font color="#ff0000"> Texas Üniversitesi</font>’nden primatolog <font color="#ff0000">Aaron Sandel</font>,  24 Haziran 2015 tarihinde gözlem yaparken Batı grubundan bir şempanze  grubunun Merkez grubundakilere yaklaştığını, ancak normalde karışıp  ayrılmaları gerekirken bu kez Batı grubundakilerin sessizleşip kaçtığını  ve Merkez grubunun onları kovaladığını aktarıyor. Sandel, “Buna benzer  bir şey daha önce hiç gözlemlenmemişti,” ifadelerini kullanıyor.</font></font></b><br />
<br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><font color="#ff0000">Şempanze Topluluğunda Sosyal Bağlar Nasıl Koptu?</font></font></font></b><br />
<br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><img style="max-width: 600px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="https://cdn.kayiprihtim.com/wp-content/uploads/2026/04/Uganda-Ngogo-sempanzeleri-662x372.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></font></font></b><br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><br />
</font></font></b><br />
<b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">2015 yılına kadar tek bir topluluk halinde yaşayan Ngogo  şempanzeleri, yaklaşık 20 yıl boyunca birbirlerine yardım etti, komşu  gruplardan şempanzeleri öldürerek bölgelerini genişletti ve yavrularının  hayatta kalma şansını artırdı.</font></font></b><br />
<br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">Araştırmacılar, bölünmenin temel nedeninin sosyal ilişkilerin  bozulması olduğunu düşünüyor. Grubun alışılmadık derecede büyük olması,  yiyecek ve üreme rekabeti, alfa erkek değişimi ve 2017’de 25 şempanzenin  ölümüne yol açan solunum yolu salgını gibi faktörler, topluluğu ikiye  bölen gerilimi artırmış olabilir.</font></font></b><br />
<br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">2017 itibarıyla iki grup tamamen ayrı bölgelerde yaşamaya başladı ve  sınırlarını devriye gezerek dışarıdakilere karşı korumaya aldı. 2018  yılında ise ölümcül şiddet olayları başladı. Araştırma ekibi, 2018 ile  2024 yılları arasında Batı grubunun, Merkez grubundan yedi yetişkin  erkeği ve 17 yavruyu öldürdüğünü belgeledi. Ayrıca 14 yetişkin veya genç  Merkez grubu erkeğinin kaybolduğu ve cesetlerine ulaşılamadığı, bu  bireylerin de saldırılarda ölmüş olabileceği bildiriliyor.</font></font></b><b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><br />
</font></font></b><br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">John Mitani çatışmada şu ana kadar <font color="#ff0000">24’ten fazla şempanzenin öldüğünü</font>,  gerçek ölü sayısının muhtemelen daha yüksek olduğunu belirtiyor.  Saldırılar 2024 sonrasında da devam etti. 2025 ve 2026 yıllarında da  Merkez grubuna yönelik yeni saldırılar kaydedildi.</font></font></b><br />
<br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><font color="#ff0000">Bilim İnsanları Sebebi Hâlâ Netleştiremedi</font></font></font></b><br />
<br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><img style="max-width: 600px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="https://cdn.kayiprihtim.com/wp-content/uploads/2026/04/Uganda-Sempanzeler-Arasinda-Ic-Savas-662x372.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></font></font></b><br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><br />
</font></font></b><br />
<b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">Araştırmacılar şiddet olaylarının neden bu kadar ileri boyutlara vardığını hâlâ tam olarak açıklayabilmiş değil.<font color="#ff0000"> Almanya Primat Merkezi’</font>nden evrimsel antropolog James Brooks,  grubun büyüklüğünün bir faktör olabileceğini, kaynakların artık eskisi  kadar bol olmaması nedeniyle grubun bir arada kalma yeteneğini kaybetmiş  olabileceğini söylüyor.</font></font></b><br />
<br />
     <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">Daha önceki bir dönemde (1998-2008) Ngogo şempanzelerinin komşu  gruplardan en az 21 şempanzeyi öldürdüğü ve topraklarını genişleterek  nüfus artışı sağladığı biliniyor. </font></font></b><br />
<br />
<b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><font color="#ff0000">Almanya Primat Merkezi’nden zoolog Liran Samuni</font>, şu değerlendirmede bulunuyor:</font></font></b><br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">“Kibale Ulusal Parkı oldukça zengin bir  çevre olarak kabul ediliyor, ancak bu bölünmeden önce bile Ngogo  topluluğu, komşularına en fazla saldırganlık gösteren şempanze  topluluklarından biriydi.”</font></font></b><br />
<br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><font color="#ff0000">Aaron Sandel</font> çalışmanın etnik köken, din veya siyasi  ideolojiler olmaksızın yalnızca sosyal ağların bile bölünerek kolektif  şiddete yol açabileceğini gösterdiğini vurguluyor. Sandel, barışın  anahtarının kültürel farklılıkları öğrenmekten ziyade gruplar arasında  kişilerarası ilişkileri sürdürmek olduğunu belirtiyor:</font></font></b><br />
<br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">“Kendi günlük hayatımızda etkileşimde  bulunduğumuz insanlarla, çatışma karşısında bile yeniden bir araya  gelebilirsek, barışı korumanın reçetesinin bu olduğunu düşünüyorum.”</font></font></b><br />
<b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><br />
</font></font></b><br />
 <b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><img style="max-width: 600px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="https://cdn.kayiprihtim.com/wp-content/uploads/2026/04/Uganda-Ngogo-sempanzeleri-Ic-Savas-662x372.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></font></font></b><br />
<b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><br />
</font></font></b><br />
<b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><font color="#ff0000">James Brooks</font> ise şempanzelerin insanın en yakın  akrabalarından biri olması nedeniyle bu bulgunun grup bölünmelerinin  insan toplumları için nasıl bir tehlike oluşturabileceğini gösterdiğini,  ancak bunun çatışmanın biyolojik olarak belirlenmiş olduğu anlamına  gelmediğini ekliyor. Brooks, diğer yakın akraba bonoboların bu tür  ölümcül grup çatışmalarına girmediğini hatırlatarak, “Evrimsel  geçmişimiz geleceğimizi belirlemez,” ifadesini kullanıyor.</font></font></b><br />
<b><font face="Trebuchet MS"><font size="2"><br />
</font></font></b><b><font face="Trebuchet MS"><font size="2">Kaynak: <i><strong><span style="color: red">[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. <a href="register.php" rel="nofollow"><u>Foruma üye olmak için TIKLAYIN!</u></a>]</span></strong></i></font></font></b><br />
</div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.forumkalbi.com/bilim/">Bilim</category>
			<dc:creator>Matsuro</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.forumkalbi.com/bilim/46075-maymunlar-cehennemi-ndeki-ic-savas-gercek-oldu-onlarca-olum-var.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Mit Mühendisleri mini karaciğerler geliştirdi</title>
			<link>https://www.forumkalbi.com/bilim/45969-mit-muhendisleri-mini-karacigerler-gelistirdi.html</link>
			<pubDate>Thu, 07 May 2026 17:16:58 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcS-JmDDTWXu68EIvs60fzX_LLOh2y0lHX1BcA&s  
*SON DAKİKA: *MIT mühendisleri, işlevini...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img style="max-width: 600px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcS-JmDDTWXu68EIvs60fzX_LLOh2y0lHX1BcA&amp;s" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div><blockquote><font face="Georgia"><font size="3"><b>SON DAKİKA: </b>MIT mühendisleri, işlevini yitirmiş bir karaciğerin fonksiyonlarını üstlenebilecek enjekte edilebilir &quot;mini karaciğerler&quot; geliştirdi. Bu teknoloji, nakle alternatif olabilir veya donör organ bulunana kadar destek sağlayabilir.</font></font><br />
 <br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Enjekte edilebilir &quot;uydu karaciğerleri&quot; karaciğer nakline bir alternatif sunabilir.<br />
<br />
</font></font><font face="Georgia"><font size="3"> Tasarlanmış doku greftleri karaciğerin işlevini üstlenebilir ve karaciğer yetmezliği olan binlerce insana yardımcı olabilir.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Ek olarak, karaciğer yetmezliği olan birçok kişi, ameliyatı tolere edecek kadar sağlıklı değillerse nakil için uygun değildir.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Bu hastalara yardımcı olmak için MIT mühendisleri, vücuda enjekte edilebilecek ve başarısız karaciğerin işlevlerini devralabilecek &quot;mini karaciğerler&quot; geliştirdiler.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Araştırmacılar, farelerde yapılan yeni bir çalışmada, bu enjekte edilen karaciğer hücrelerinin vücutta en az iki ay canlı kalabileceğini ve karaciğerin ürettiği enzimlerin ve diğer proteinlerin çoğunu üretebildiklerini gösterdiler.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> &quot;Bunları uydu karaciğerleri olarak düşünüyoruz. MIT'de Sağlık Bilimleri ve Teknolojisi ve Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Profesörü ve MIT'nin Koch Bütünleştirici Kanser Araştırmaları Enstitüsü ve Tıp Mühendisliği ve Bilim Enstitüsü (IMES) üyesi olan John ve Dorothy Wilson Sangeeta Bhatia, &quot;Eğer bu hücreleri hasta organı yerinde bırakırken vücuda verebilirsek, bu güçlendirici işlev sağlar&quot; diyor.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> İnsan karaciğeri, kan pıhtılaşmasının düzenlenmesi, bakterilerin kan dolaşımından uzaklaştırılması ve ilaçların metabolize edilmesi de dahil olmak üzere yaklaşık 500 temel işlevde rol oynar. Bu işlevlerin çoğu hepatosit adı verilen hücreler tarafından gerçekleştirilir.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Son on yıldır, Bhatia'nın laboratuvarı cerrahi karaciğer nakli olmadan hepatosit fonksiyonunu geri kazanmanın yolları üzerinde çalışıyor. Olası bir yaklaşım, hepatositleri hidrojel gibi bir biyomalzemeye yerleştirmektir, ancak bu jellerin de cerrahi olarak implante edilmesi gerekir.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Diğer bir seçenek de vücuda hepatosit enjekte etmektir, bu da ameliyat ihtiyacını ortadan kaldırır. </font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Bu çalışmada, Bhatia'nın laboratuvarı, hücrelerin hayatta kalmasını artırabilecek ve greft sağlığının invazif olmayan izlenmesini kolaylaştırabilecek tasarlanmış bir niş sağlayarak bu stratejiyi geliştirmeye çalıştı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Bunu başarmak için araştırmacılar, hücreleri bir arada kalmalarına ve yakındaki kan damarlarıyla bağlantı kurmalarına yardımcı olacak hidrojel mikrokürelerle birlikte enjekte etme fikrini ortaya attılar. </font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Bu küreler, birbirine sıkıca paketlendiklerinde sıvı gibi davranmalarına izin veren özel özelliklere sahiptir, böylece bir şırınga ile enjekte edilebilirler ve daha sonra vücudun içine girdikten sonra katı yapılarını yeniden kazanabilirler.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Son yıllarda araştırmacılar, hücrelerin küreler arasındaki boşluklara göç etmesine ve yeni doku oluşturmasına yardımcı oldukları için yara iyileşmesini teşvik etmek için hidrojel mikrokürelerin kullanılmasını araştırdılar. </font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Yeni çalışmada, MIT ekibi bunları hepatositlerin enjeksiyondan sonra stabil bir doku grefti oluşturmasına yardımcı olmak için uyarladı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Kumar, &quot;Yaptığımız şey, bu teknolojiyi hücre nakli için tasarlanmış bir niş oluşturmak için kullanmaktı&quot; diyor. &quot;Hücreler bu kürelerin yokluğunda enjekte edilirse, konakçı ile verimli bir şekilde bütünleşmezler, ancak bu mikroküreler hepatositlere lokalize kalabilecekleri ve konakçı dolaşımına çok daha hızlı bağlanabilecekleri bir niş sağlar.&quot;</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Enjekte edilen karışım ayrıca fibroblast hücrelerini de içerir - hepatositlerin hayatta kalmasına ve kan damarlarının dokuya büyümesini teşvik etmesine yardımcı olan destekleyici hücreler.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Araştırmacılar, Koch Enstitüsü'nde ultrason araştırma uzmanı Nicole Henning ile birlikte çalışarak, ultrasonla yönlendirilen bir şırınga kullanarak hücre karışımını enjekte etmenin bir yolunu geliştirdiler. </font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Enjeksiyondan sonra, araştırmacılar implantın uzun vadeli stabilitesini izlemek için ultrasonu da kullanabilirler.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> <strong><span style="color: red">[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. <a href="register.php" rel="nofollow"><u>Foruma üye olmak için TIKLAYIN!</u></a>]</span></strong></font></font><br />
</blockquote><div align="center"><strong><span style="color: red">[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. <a href="register.php" rel="nofollow"><u>Foruma üye olmak için TIKLAYIN!</u></a>]</span></strong></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.forumkalbi.com/bilim/">Bilim</category>
			<dc:creator>Penelope</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.forumkalbi.com/bilim/45969-mit-muhendisleri-mini-karacigerler-gelistirdi.html</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
