<?xml version="1.0" encoding="Windows-1254"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>ForumKalbi.Com - Osmanlı Dönemi</title>
		<link>https://www.forumkalbi.com/</link>
		<description><![CDATA[Osmanlı dönemi'ne ait bilgiler.]]></description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Wed, 03 Jun 2026 23:21:20 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>https://www.forumkalbi.com/images/misc/rss.jpg</url>
			<title>ForumKalbi.Com - Osmanlı Dönemi</title>
			<link>https://www.forumkalbi.com/</link>
		</image>
		<item>
			<title>Adalar lozan’da kaybedilmedi</title>
			<link>https://www.forumkalbi.com/osmanli-donemi/45943-adalar-lozan-da-kaybedilmedi.html</link>
			<pubDate>Thu, 07 May 2026 11:40:13 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: https://i.ibb.co/1NvP7ZH/img-69fc79ff75f887-78919643-1778153983.jpg   
  *ADALAR LOZAN'DA KAYBEDİLMEDİ* 
 
 İsmet Paşa 1922'de Lozan'a...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><font face="Georgia"><font size="3"><br />
</font></font><br />
<font face="Georgia"><font size="3"> <img style="max-width: 600px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="https://i.ibb.co/1NvP7ZH/img-69fc79ff75f887-78919643-1778153983.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></font></font><blockquote> <br />
<div align="left"> <font face="Georgia"><font size="3"> <b>ADALAR LOZAN'DA KAYBEDİLMEDİ</b></font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> İsmet Paşa 1922'de Lozan'a giderken adalar 10 yıldır işgal altındaydı.Düşman,1. Dünya Savaşı'nda adaları Osmanlı'ya karşı üs yapmıştı.Lozan'da fiilen eldeki hiçbir adayı kaybetmediğimiz gibi fiilen elde olmayan iki adayı (Gökçeada ve Bozcaada) kurtardık.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><strong><span style="color: red">[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. <a href="register.php" rel="nofollow"><u>Foruma üye olmak için TIKLAYIN!</u></a>]</span></strong></font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Adalar, 1912-1914 arasında kaybedildi. Lozan’da fiilen elimizde olan  hiçbir ada kaybedilmedi. Tam tersine Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan  Adaları Lozan’da kurtarıldı.</b></font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Yunanistan anlaşmalara aykırı olarak  yıllardır Ege’de adaları silahlandırıyor ve Türkiye’ye ait adaları,  adacıkları işgal ediyor. Yıllardır bu durumu ses çıkarmayan</font></font><br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>AKP’li Cumhurbaşkanı,</b>geçen hafta “<b> Şaka yapmıyorum... Sonu felaket olur!</b>” diyerek sesini yükseltti.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Adalar konusu açılır açılmaz <b>Cumhuriyet düşmanları</b>hemen harekete geçip o klasik<b> “Adalar Lozan’da kaybedildi!”</b>yalanını dillendirmeye başladılar.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>ADALARIN KAYBEDİLMESİ (1912-1914)</b>1911’de İtalya Osmanlı’ya saldırdı.<b> Trablusgarp Savaşı</b>başladı. 1912’de 12 Ada İtalyanlar tarafından işgal edildi. 1912’de<b> Birinci Balkan Savaşı</b>başlayınca Yunanistan da<b> Ege Adalarını</b>işgal etti.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Donanması Haliç’te çürütülmüş olan Osmanlı, bu işgallere seyirci kaldı.</b>1912 yılı sonunda<b> Kuzeydoğu Ege Adaları</b>Yunanistan,<b> 12 Ada</b>ise İtalyan işgali altındaydı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> 1912-1914 arasında İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, Avusturya-Macaristan’ın katılımıyla Londra’da<b> Büyükelçiler Konferansı</b>toplandı. Konferansta Yunan işgali altındaki Ege Adaları ile İtalyan işgali altındaki 12 Ada’nın geleceği konuşuldu.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3">Büyük devletler,<b> 14 Şubat 1914’te</b>Meis hariç<b> 12 Ada’yı </b>İtalya’ya; Bozcaada ve Gökçeada hariç<b> Kuzeydoğu Ege Adaları’nı da </b>Yunanistan’a verdiler. Osmanlı, 15 Şubat 1914 tarihli bir notayla bu durumu protesto etti.</font></font><br />
<br />
<br />
</div> </blockquote><div align="center"><font face="Georgia"><font size="3"><img style="max-width: 600px; cursor: pointer;" onclick="window.open(this.src)"  src="https://sozcuo01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2022/06/12/12.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> </font></font><br />
</div><blockquote><div align="left"> <font face="Georgia"><font size="3"><br />
</font></font><br />
<font face="Georgia"><font size="3">İsmet İnönü, Kurtuluş Savaşı’nda Atatürk’le birlikte...</font></font><br />
<font face="Georgia"><font size="3"><br />
</font></font></div> <div align="left"><font face="Georgia"><font size="3"><b><font color="#ff0000">Birinci Dünya Savaşı’nda ve Kurtuluş Savaşı’nda Adalar</font></b></font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Birinci Dünya Savaşı başladığında Osmanlı’nın elinde<b> “fiilen”</b>sahip olduğu hiçbir ada yoktu. 14 Şubat 1914 tarihli kararda “resmen” Osmanlı’ya ait olduğu belirtilen <b>Gökçeada, Bozcaada</b> ve<b> Meis</b>Adaları da Osmanlı’da değildi.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Adalar,</b>İtalyan ve Yunan işgali altındaydı. Birinci Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri,</font></font><font face="Georgia"><font size="3"><b> 12 Ada’dan</b>ve özelikle de<b> Ege Adaları’ndan</b>olabildiğince yararlandılar. </font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3">Örneğin,<b> 1915 Çanakkale Muharebeleri</b>sırasında<b> Limni Adası</b>İtilaf Devletleri’nce etkili bir üs olarak kullanıldı. Yine, 1914’te kâğıt üzerinde Osmanlı’ya bırakılan</font></font><font face="Georgia"><font size="3"><b> Gökçeada</b>İtilaf Devletleri’nin savaş sırasındaki üslerinden biriydi. Birinci Dünya Savaşı’nda İtalyanların elindeki 12 Ada’dan<b> Astypalaia, Rodos</b>ve<b> Leros </b>gibi adalar da İtilaf Devletleri’nce üs olarak kullanıldı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Osmanlı Devleti, 1918’de<b> Limni Adası’nın Mondros Limanı’nda</b>imzalanan ateşkes antlaşmasıyla Birinci Dünya Savaşı’ndan çekildi.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Birinci  Dünya Savaşı sonrası Anadolu’yu işgal eden İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan, adaları üs olarak kullanmaya devam etti. Örneğin,<b> İtalyanlar </b>Güneybatı Anadolu’yu işgal ederken<b> Rodos Adası’nı</b>üs olarak kullandılar. 1919-1922 arasında Kurtuluş Savaşı devam ederken<b> 12 Ada</b>İtalyanların,<b> Ege Adaları</b>da Yunanistan’ın elindeydi. Bu nedenle 28 Ocak 1920’de Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde kabul edilen<b> Misak-ı Milli’</b>de adaların açıkça milli sınırlar içinde olduğu belirtilmedi. </font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3">Misak-ı Milli’de sınırlar belirlenirken 1918’de <b>Mondros Ateşkes Antlaşması</b>imzalanırken  Türk askerinin bulunduğu yerler esas alınmıştı. Adalar ise 1912’de kaybedilmişti. 1918’de mütareke imzalanırken adalarda Türk askeri yoktu.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Buna rağmen Türkiye <b>Lozan’da</b>Çanakkale Boğazı’nda yakın adaları kurtarmak için elinden geleni yapacaktı. 10 Ağustos 1920’de imzalanan <b>Sevr Antlaşması</b>84. maddeye göre Gökçeada ve Bozcaada dâhil <b>Ege Adaları </b>Yunanistan’a, 122. maddeye göre de Meis Adası dâhil <b>12 Ada</b>ve ona bağlı ada ve adacıklar da İtalya’ya verilecekti.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b><font color="#ff0000">Lozan’da Adalar Mücadelesi</font></b></font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Kasım 1922’de<b> İsmet Paşa</b>başkanlığındaki Türk heyeti Lozan’a giderken 12 Ada ve Ege Adaları yaklaşık 10 yıldır İtalyan ve Yunan işgali altındaydı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Lozan’a giden İsmet Paşa heyetine verilen 14 talimattan 4. talimat adalarla ilgiliydi. Buna göre “<b> Müzakere sırasında politika belirlenerek Çanakkale’ye yakın adalar istenecek, güçlük çıkarsa Ankara’dan talimat beklenecekti.”</b>Yani adalar konusunda gerçekçi amaç Çanakkale’ye yakın adaları kurtarmaktı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>İsmet Paşa,</b> <b>Lozan’da, tam da kendisine verilen talimata uygun olarak Çanakkale Boğazı’na yakın adaları istedi.</b>Lozan’da 25 Kasım 1922 tarihli oturumda<b> İsmet Paşa</b>, 1914’te Büyükelçiler Konferansı ile Türkiye’ye bırakılan<b> Gökçeada, Bozcaada</b>ve Boğazlara yakın durumdaki<b> Semadirek</b>Adası’nı istedi. Ayrıca daha önce Yunanistan’a bırakılan<b> Limni, Midilli, Sakız, Sisam, Nikerya</b>Adaları’nın<b> “genel barış için”</b>bütünüyle  askerden arındırılmasını, buralardaki istihkâmların yıkılmasını, deniz  ve hava üssü kurulmamasını ve asayişi sağlayacak miktarda jandarmadan  başka hiçbir silahlı kuvvet bulundurulmamasını istedi. Ayrıca<b> Limni, Midilli, Sakız </b>ve<b> Nikerya </b>Adalarının Yunanistan’dan alınarak özel bir rejimle yönetilmesini istedi.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b> İsmet Paşa</b>sonraki görüşmelerde de<b> Meis Adası’nı</b>ve Bozcaada’ya bağlı</font></font><font face="Georgia"><font size="3"><b> Merkep (Tavşan) Adalarını </b>da istedi.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Özellikle  Yunanistan, İtalya, İngiltere ve Fransa, bu adaların 1914’ten beri  Türkiye’den koptuğunu ve adalardaki demografik yapıyı<b> (Rum nüfus çoğunluğu)</b>gerekçe göstererek İsmet Paşa’nın bu isteklerini kabul etmek istemediler.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b><font color="#ff0000">Lozan’da Meis Adası Mücadelesi</font></b></font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Balkan Savaşları sırasında Yunanistan‘ın işgal ettiği<b> Meis Adası</b>, 1914’te kâğıt üzerinde<b> Gökçeada</b>ve<b> Bozcaada</b>ile birlikte Osmanlı’ya bırakılmıştı. Ancak, 1914’te Birinci Dünya Savaşı başladığında<b> Meis Adası</b>fiilen Yunan işgali altındaydı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Meis Adası,</b>1915’te Fransa tarafından işgal edildi.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Meis</b>, Birinci Dünya Savaşı boyunca etkin bir üs olarak kullanıldı.<b> Fransızlar,</b>Meis Adası’ndan Anadolu kıyılarına saldırdılar. Fransızlar<b> Meis Adası’nı</b>1921’de İtalyanlara bıraktılar. 10 Ağustos 1920 tarihli<b> Sevr Antlaşması’nın</b>122. maddesinde “<b>Türkiye  halihazırda İtalyan işgalinde bulunan 12 Ada ile birlikte (...) Meis  Adası üzerindeki haklarından İtalya lehine feragat eder</b>” deniliyordu.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Türk heyeti Lozan’da 31 Ocak 1923’te konferansa sunduğu karşı teklifin 15. maddesinde “<b> Meis Adası Türkiye’nin egemenliğinde kalacaktır</b>” dedi.<b> İsmet Paşa</b>, 8 Mart 1923’te çağıran devletlerin Dışişleri Bakanlarına gönderdiği bir mektupta, “<b> Büyük devletlerin 1914’te Türk egemenliğine bıraktıkları Meis’in Türkiye’ye verilmesini”</b>istedi.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Lozan’da 25 Nisan 1923 tarihli oturumda Meis konusu görüşüldü. İngiliz temsilci Sir Horace Rumbold,<b> “Türkiye’nin Meis’i istemesinin Misak-ı Milli ile açıklanamayacağını” </b>söyledi.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b> “İngiliz temsilci heyeti kendi hesabına Türk teklifi kabul edilemez”</b>dedi.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>İsmet Paşa</b>söz aldı: “<b> Meis Adası’nın Türk karasuları içinde olduğunu ve bu adanın her zaman Türkiye’nin tamamlayıcı bir parçası sayıldığını”</b>söyledi.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>“1914 Büyükelçiler Konferansı’nda bu adanın Türkiye’ye verildiğini”</b>belirtti. İsmet Paşa sözlerini şöyle sürdürdü:<b> “Karasuları  içinde bulunan adaların, bu kara parçası üzerinde egemenliği elinde  tutan devlete ait olması genel bir kuraldır. </b></font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Bu istek Misak-ı Milli’ye  aykırı değildir. Ada, Anadolu’nun tamamlayıcı bir parçasıdır ve  Türkiye’nin güvenliği için gereklidir.”</b>İtalyan temsilci</font></font><br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>M. Montagna,</b>Misak-ı Milli’nin 1. maddesini okuyarak bu isteğin Misakı Milli’ye uygun olmadığını söyledi: “</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Adadaki 6-7 bin kişilik nüfus içinde tek bir Müslüman ve Türk yoktur” </b>dedi.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>“Durum böyle olunca sorunu tartışmanın hiçbir anlamı yoktur”</b>diye  de ekledi. </font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3">İtalyanlar ayrıca Nisan 1923’te Meis Adası’nda yaşayanların  791 dilekçeyle İtalya’yı tercih etiklerini belirttiler.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Rıza Nur</b>ise Meis’in, anlaşma tasarısının 6. maddesinde yer alan “<b> Kıyıya 3 milden daha yakın adalar ve adacıklar kapsamına girdiğini</b>” belirti.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Türkiye</b>, Meis’i isterken güvenlik konusuna ek olarak<b> kaçakçılık </b>konusunu  da gündeme getirdi. Türk heyeti, Meis ve Kaş arasındaki yoğun  kaçakçılığın önlenmesi için adanın Türkiye’de kalması tezini savundu.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> İngiliz ve Fransız temsilciler de Türkiye’nin Meis isteğini “<b> kabul edilemez”</b>bulduklarını belirttiler. Meis konusunda<b> İngilizler, Fransızlar</b>ve<b> İtalyanlar </b>birlikte hareket ettiler. </font></font><font face="Georgia"><font size="3"><br />
</font></font><br />
<font face="Georgia"><font size="3">Meis’e karşı Fransızlar<b> Meriç sınırını</b>tartışmaya açtılar. </font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3">İtalyanlar ise<b> Müttefik tazminatları</b>konusunu  gündeme getirdiler. Konferansın sonuna kadar çözülememiş bir sorun  olarak kalan Meis, barışın önündeki en önemli engel haline geldi. Kanla  kazanılan vatanı ve 10 yıldır beklenen barışı Meis için riske atmak  olmazdı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>İsmet Paşa,</b>4  Haziran 1923 tarihli oturumda Meis ısrarından vazgeçtiklerini belirtti.  Meis Adası’nın Anadolu karasuları içinde bulunduğunu, bu kıta  parçasından ayrılmayacağını, Anadolu’nun huzuru ve askeri açıdan  güvenliği için bu adanın Türkiye’ye bağlı olmasının zorunlu olduğunu;  Türk temsilci heyetinin Meis isteğinin pek haklı nedenlere dayandığını  belirttikten sonra Meis konusunda<b> “çok ağır</b> <b>fedakârlık yaptıklarını”</b>söyledi. Meis’e karşılık Türk heyeti Çanakkale Boğazı’na yakın<b> Merkep (Tavşan) Adaları’nın</b>Türk topraklarına katılmasını sağladı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> 24 Temmuz 1923’te<b> Lozan Antlaşması</b>imzalandı. Türkiye Lozan’da<b> Gökçeada, Bozcaada, Tavşan Adaları’nı</b>ve Asya kıyılarına 3 mil uzaklıktaki adaları, adacıkları kurtardı. Ayrıca Yunanistan’a ait olduğu kabul edilen<b> Limni, Semadirek, Midlli, Sakız, Sisam ve Nikerya</b>Adalarının “<b> gayri askeri statüde</b>” olmasını kabul ettirdi.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>(Lozan Antlaşması Md. 12, 13, 15, Ek XV)</b>Lozan Antlaşması’nın<b> 12. maddesinde,</b>Yunan egemenliğine bırakılan adalardan söz edilirken “<b> 13 Şubat 1914 tarihli Londra Konferansı’nda alınıp 13 Şubat 1914 tarihinde Yunan hükümetine duyurulan karar doğrulanmıştır</b>” denilmiştir. Yani Yunanistan’a bırakılan adaların<b> 1914’te kaybedildiği</b>Lozan’da açıkça belirtilmiştir.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Sonuç olarak</b>Türkiye Lozan’da fiilen elinde olan hiçbir adayı kaybetmediği gibi fiilen elinde olmayan adalardan ikisini (<b> Gökçeada</b>ve<b> Bozcaada</b>) kurtarmayı başardı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b><font color="#ff0000">1932 Meis Antlaşması</font></b></font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Lozan  Antlaşması’nın imzalandığı gün, İtalyan ve Türk delegeleri Meis’in silahsızlandırılması için mektup teatisinde bulundu. Buna göre<b> İtalya, adadaki Fransız askeri üslerini yıkacaktı. </b>Adayı silahlandırmayacak ve adada güvenliği sağlamak dışında kolluk kuvveti bulundurmayacaktı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Türkiye</b>, Lozan Antlaşması’nı onayladıktan kısa süre sonra Meis Adası’nın etrafındaki adacıkların kendisine ait olduğunu iddia etti.<b> Türkiye,</b>Lozan’ın 15. maddesinde<b> Meis Adası</b>etrafındaki adacıklara özel ve ayrı bir atıf olmadığından bu adacıkların kendisine ait olduğu tezini savunuyordu. Buna karşın<b> İtalya,</b>Meis etrafındaki adalar Meis’e bağlıdır ve İtalya’ya aittir diyordu.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Türkiye haklıydı ve haklı olduğu bu davayı sonuna kadar savunacaktı. </b><b>Türkiye,</b>1923’te bölgedeki adacıklara çıkarma yaptı. Halka bölgedeki adacıkları terk etmesi için 15 gün süre verildi.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Aralık 1923’te Meis Adası civarındaki birçok adacıkta Türk bayrağı dalgalanıyordu</b>. İtalya, Türkiye’yi protesto etti. Bir adacığı da işgal etti. <b>Bunun üzerine Türkiye, İtalya’yı Lozan’a uymamakla suçladı.</b>1924’te Türkiye ve İtalya bu konuyu görüşmek için bir araya gelmek istedilerse de görüşme sağlanamadı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> 1924’ten itibaren<b> İtalya’nın 12 Adayı silahlandırması</b>Türkiye’yi tedirgin etti.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Türkiye,</b>1924’te bir taraftan<b> 12 Ada’dan gelecek bir İtalyan saldırısına karşı</b>hazırlık yaparken diğer taraftan Lozan’da çözülemeyen<b> Musul sorunuyla</b> uğraşıyordu. Bu nedenle hem Batı, hem Doğu sınırlarına asker yığıyordu. </font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3">1926’da<b> Musul sorunu</b> Türkiye’nin istemediği biçimde de olsa çözülünce Türkiye, Doğu sınırındaki birliklerini Batıya kaydırdı. Haziran  1927’de bir grup Türk askeri, Rum kaçakçıların Meis’e bağlı bazı  adacıkları üs olarak kullandıkları gerekçesiyle bu adacıklara çıktı.  Türkiye’nin bu çıkışı, Türkiye ve İtalya arasında diplomatik görüşmeleri  hızlandırdı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Türkiye,</b>diplomatik süreç devam  ederken kontrol ettiği adacıklardan çekildi. Türkiye ve İtalya, Anadolu  sahilleri ve Meis arasındaki sınırı belirlemek için görüşmelere  başladılar.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b> Türkiye,</b>sorunu gerekirse<b> Lahey’e</b> götüreceğini belirtiyordu. Sonunda sorun Lahey’e götürüldü. Ancak Lahey’de bir karar alınamadı. 1929’da Meis civarındaki “<b> bayrak savaşları</b>” yeninden başladı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Türkiye,</b>Meis’e  bağlı adacıklara yeniden Türk bayrağı dikmeye başladı. Meis’in tam karşısındaki kasabaya da asker ve silah sevk etti. İtalya da bölgedeki  bazı adacıklara İtalyan bayrağı dikmeye kalkınca ilişkiler yeniden  gerildi. Ancak kısa süre içinde sorunun çözümü için yeniden diplomasiye  başvuruldu.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Sonunda<b> 4 Ocak 1932’de </b>Ankara’da “<b> Anadolu  Sahilleri İle Meis Adası Arasındaki Ada ve Adacıkların ve Bodrum  Körfezi Karşısındaki Ciheti Aidiyeti Hakkında İtalya Hükümeti İle  Aktolunan İtilafname</b>” imzalandı.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> 1932 “<b> Meis Antlaşması</b>”nın  1. maddesine göre Volo (Çatal Ada), Ochendra (Uvendire), Fournachia  (Furnakya), Kato Volo (Katovolo), Prasoidi (Prasudi), Tchatallota,  Pighi, Nissi, Tis Pighi, Recif Agricelia, Prousseclisse (Kaya), Pano  Makri, Kato Makri (kayalıklar dâhil); Marathi, Roccie Voutzaky (Rocci  Vutchaki), Dacia (Dasya), Nissi-Tis-Dacia, Alimentarya (Alimentaria),  Caravola (Karavola) ve Karaada</font></font><br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>Türkiye egemenliğine</b>giriyordu.  Bunun karşılığında Türkiye de 8 adacık üzerinde İtalyan hâkimiyetini  kabul ediyordu. 5. maddeye göre bölgedeki sınırlar da belirlendi.</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><b>İtalya,</b>II. Dünya Savaşı’ndan sonra 1947’de<b> 12 Ada</b>ile birlikte<b> Meis Adası’nı</b>da Yunanistan’a devredecekti. Ancak<b> Paris Antlaşması’na göre adalar silahsızlandırılacaktı. </b>(Md. 14)</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> &#9733;&#9733;&#9733;</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> Görüldüğü gibi<b> 1923 Lozan Antlaşması </b>ile Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan Adalarını ele geçiren ve Yunanistan egemenliğindeki adaların askerden arındırılmasını sağlayan<b> Türkiye,</b>Lozan sonrasında da Meis bağlamında adalar mücadelesini sürdürmüş,<b> 1932 Meis Antlaşması</b>ile Meis Adası civarındaki pek çok adacığın egemenliğini ele geçirmiştir. </font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3">Diyeceğim o ki,<b> Adalar Lozan’da kaybedilmedi.</b> Adaların  kaybı konusunda Cumhuriyeti kuranları suçlamaktan vazgeçin. Gerçek  sorumluları arıyorsanız, donanmayı Haliç’te çürüten sultandan  başlayabilirsiniz!</font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"><font color="#ff0000"><b>Bakınız:</b></font></font></font><font face="Georgia"><font size="3"><i> Seha L. Meray, Lozan Konferansı, C. 1,II, III, İstanbul, 2013; Hazal Pabuççular, Türkiye ve 12 Ada 1912-1947, İstanbul, 2019.</i></font></font><br />
<br />
<font face="Georgia"><font size="3"> <i><strong><span style="color: red">[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. <a href="register.php" rel="nofollow"><u>Foruma üye olmak için TIKLAYIN!</u></a>]</span></strong></i></font></font></div>                                                                                                                                </blockquote></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.forumkalbi.com/osmanli-donemi/">Osmanlı Dönemi</category>
			<dc:creator>Penelope</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.forumkalbi.com/osmanli-donemi/45943-adalar-lozan-da-kaybedilmedi.html</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
