08 Aralık 2024, 22:08
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Kalpten Kalbe Bir Yol Var mıdır? Kalpten Kalbe Bir Yol Var mıdır?  Gerçekten var mıdır?
Bu başlığın açıklamasını seven ve sevilen kalpler üzerinden yaparsak, kalbimizin ve sevgimizin de bizi yönlendirmesiyle duygusal ve güzel bir yazıya giriş yapabiliriz. Gerçekten böyle olmasını istiyorum ama duygusal tanımlamalara girmeden yaşamın gerçeklerinde aramak istiyorum bu başlığın anlamını…
Öncelikle Lawrence Anthony isimli, fillerle iletişim kurabilmesiyle ünlü bir çevrecinin gerçek hikayesini paylaşmak istiyorum sizlerle. Biraz fillerden ve özelliklerinden kısaca bahsedelim:
Fillerin hemen herkesin bildiği özellikleri; uzun ömürleri, kendi cinsleri ve diğer cinsler ile duygusal bağ kurabilmeleri, resim çizebilmeleri ve hafızaları gibi bizleri şaşırtan pek çok özellikleri var ama bugün bu özellikleri fillerin bu yazımıza girme nedenleri değil, yazımızın konusu ile ilişkili özellikleri şudur; filler, ölen hemcinslerini önce ayağa kaldırıp canlandırmaya çalışıyorlar, öldüğünden emin olduklarında da üzerine yaprak, ağaç dalları atarak onu gömmeye çalışıyorlar son olarak da ölü filin başında toplanıp saatlerce yas tutuyorlar.
Gelelim hikayemize: Lawrence Anthony 2012 yılında Afrika’daki evinde ani bir kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Anthony’nin ölümünden 12 saat sonra iki ayrı fil sürüsü tek sıra halinde evinin önüne geldi.
İki gün boyunca Anthony’nin evinin etrafından ayrılmayan bu iki fil sürüsü sonra sakince yaşadıkları bölgelere döndüler.
Filler bulundukları yaşamlarını sürdürdükleri alanda normal yaşamlarına devam ederken, sevdikleri birinin kalbinin durduğunu kilometrelerce uzaktan fark edip onun yanına yasını tutmaya geldiler! Çok güzel, duygusal bir hikâye, müthiş bir dostluk örneği evet bunlar doğru şimdi asıl soruya geliyoruz; Filler bu bilgiyi kimden ve nasıl almışlardı?
Fillerin normal yürüme hızına göre dostlarının öldükleri saatte yola çıkmaları halinde ancak 12 saatte Anthony’nin evinin yanına gelecekleri de hesaplandıktan sonra anlaşıldı ki filler dostlarının kalbi durduğunda bunu hissetmişler ve dostlarına son görevlerini yerine getirmek için aynı zamanda yola çıkmışlardı. Üstat Neşet Ertaş’ın dediği gibi “Kalpten kalbe bir yol vardır, Gözünen görünmez sırdır.” Sanki ozan da biliyormuş bunu… Aslında sevenler bunu biliyorlar, biliyorum, ama bildiklerimin gerçek bir bilgi olduğunu da bu hikâye ile kanıtlamaya çalışıyorum sadece.
Bir başka çok uçuk iddia daha patoloji örneği üzerinde yaşanıyor. Patoloji için biyopsi oldunuz ve alınan parça İstanbul’dan Ankara’ya gönderildi. Patoloji için gönderilen parçaya kanser teşhisi konuldu ve bu parça yaşatılmak üzere bir solüsyonun içine konuldu. Dikkat! Parça kanserli ve solüsyonun içinde. Siz parça Ankara’ya gönderilir gönderilmez bir takım enerji çalışmalarıyla şifa kazanmaya başladınız. Ve mucize o ki, bir hafta on gün içinde de kanserinizi yendiniz. Dönüyoruz Ankara’ya. Solüsyonun içindeki DNA da mucizevi şekilde şekil değişmiş ve o da iyileşmiş. Bu örnek her şeyin birbiriyle bağlantısını çok süper açıklıyor. Titreşimler mesafe dinlemeksizin etkisini gösteriyor. Bir bütünden aynı DNA’ya sahip iki parça, aralarındaki mesafe ne kadar yakın ya da uzak olursa olsun, üzerlerinde yapılan iyileştirme çabalarından aynı ölçüde etkileniyor.
Evrendeki her şey bir enerji aslında, bir frekansları var!
Yani şöyle düşünelim öyle bir titreşime sahibiz ki, mesafe tanımadan sadece şifreyi bilenler arasında doğrudan bilmediğimiz veya ölçemediğimiz bir yöntem ile haberleşebiliyorlar. Wi-fi gücünü düşünün. Sonsuz şifreleme yeteneğine bakın. Sevenler, dostlar, birbiri ile birlikte olmaktan keyif alanlar aralarında bir şifre alışverişi yapabiliyor ve birbirine bağlanabiliyorlar. Bilinç ile yönetemesek bile kalbimiz ile yönetiyoruz bu bağlantıyı. Gerçekten ne ile ispatlanabileceğini bilemiyorum ancak bildiğim bu doğru, frekansı tutanlar anlaşanlar mesafe tanımadan birlikteliklerini sürdürebiliyorlar. O yüzden yüreğinize ve yüreğinizin gücüne inanın, olması gereken ne ise o olur. Olan da sizin isteğiniz olur…
Sevgili dostlar asıl olan sevgi ve onun gücü, o zaman aslını bulan sevgisini de bulur diyoruz bu hafta yine. [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] | |
|
| |