Geçmiş zamanlarda ariflerden birine,
“İbadet nedir?” diye sormuşlar.
O da: “İbadet, Allah’ın razı olduğu şeyi yapmaktır.” demiş.
“Peki ya kulluk nedir?” diye sormuşlar.
O da: “Allah’ın yaptığı şeye razı olmaktır.” diye cevap vermiş.
Hani hep söyleriz ya: “Kahrında hoş, lütfunda hoş.” diye… İşte tam olarak bu. Yoksa başımıza gelen kötü şeylere rıza göstermeyip sadece iyi olanları hoş karşılamak, diğeri olduğu zaman isyana sarılmak doğru bir davranış modeli değildir.
“Her zorluktan sonra mutlaka bir kolaylık vardır.” ayetini unutmayalım.
Aklım erdiğinden beri hep ağır imtihanlarla uğraşıyorum.
İnsanlara hep tahammül etmek zorunda kalıyorum.
İşim ve arkadaşım olmadığı için dışlanıyorum.
Aptal muamelesi görüyorum.
Ailem tarafından ayrıma tabi tutuluyorum; bu beni çok yaralıyor.
Nereye el atsam boş çıkıyor.
Hep sıkıntı, hep sıkıntı…
Hatta bazen güldüğüm zaman olunca,
“Mutlu olmak ne güzelmiş.” diyorum.
Mutlu insanlara imreniyorum, diyorsunuz biliyorum.
Ama unutmayın ki:
Her musibet, sabredersek binlerce hayrın kapısını açacak bir anahtardır.
Sabredin.
İnsanlar vefasızdır; Yaradan yardır.