![]() |
Bilim İnsanları Yanıtlıyor! Duygularımız Doğuştan mı Gelir Yoksa Sonradan mı Öğreniriz?
Duyguları anlamak, sadece bilimsel bir merak değil, aynı zamanda duygusal dengemizi sağlamanın anahtarı. [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Duygular… Hayatımızın merkezinde yer alan bu görünmez güç, bazen bizi mutluluktan havalara uçurur, bazen de gözyaşlarına boğar. Hep yanımızda olan bir dost gibi görünen duygular, aslında kimi zaman en büyük düşmanımız olabilir. Bir yandan bizi biz yapan, dünyayı anlamlandırmamızı sağlayan en önemli unsurlardan biridir, diğer yandan da hayatımızı karıştıran en karmaşık bilmecelerden biri. Peki, hiç düşündünüz mü? Bu hisler nereden geliyor? Evrimin bir armağanı mı, yoksa toplum ve kültürün bize öğrettiği bir oyun mu? Duygular doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı öğreniyoruz? Hadi tüm bu soruların yanıtlarını arayalım. Evrimsel psikologlara göre duygular, atalarımızın hayatta kalma mücadelesinin bir ürünü [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Bu yaklaşım, temel duyguların (mutluluk, üzüntü, korku, öfke, şaşkınlık ve iğrenme) genlerimize kodlandığını öne sürüyor. Örneğin, iğrenme duygusu bizi çürük yiyeceklerden uzak tutarken, korku duygusu bizi tehlikeden kaçmaya motive eder. Bu tez, dünya çapında farklı kültürlerin duygulara benzer tepkiler verdiğini gözlemleyen araştırmalarla destekleniyor [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Yeni Gine’deki bir kabile, iğrenme ya da öfkeyi, tıpkı Batı dünyasındaki insanlar gibi belirli durumlarla ilişkilendiriyor. Ancak burada bir soru devreye giriyor: Evrensellik, doğuştan gelen bir özelliğin kanıtı mı, yoksa kültürel bir ortaklık mı? Evrimsel psikologlar temel duyguların genlerimize kodlandığını iddia ediyor. Ancak bazı bilim insanları duyguların öğrenilmiş bir davranış olduğunu savunuyor [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Onlara göre hissettiğimiz her şey, kültürel kodların bir yansıması. Bir toplum size hangi durumlarda öfkelenmeniz gerektiğini öğretir, tıpkı hangi durumda mutlu ya da üzgün olmanız gerektiğini dikte ettiği gibi. Mesela İnuit kültüründe öfke, hayatta kalmak için fazla riskli bir duygu olarak görülür ve bu yüzden nadiren ifade edilir. Malezya’nın Malay dilinde ise “öfke” kelimesinin tam bir karşılığı bile yoktur! Buna bir de kültürel farklılıkları eklediğimizde tablo daha da karmaşık hale geliyor [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Örneğin, Japonya’daki amae duygusu, Batı’da neredeyse hiç karşılık bulmayan, hoşgörülü bir bağımlılık hissini ifade eder. Bu da duyguların toplumun değerlerine ve kurallarına göre şekillendiğini düşündürür. Belki de doğru cevap, iki yaklaşımı birleştirmekte yatıyor [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Temel duygular, evrimsel kökenlere sahip olabilirken; karmaşık duygular, kültür ve sosyal yapıların bir ürünü olabilir. Örneğin, kıskançlık… Bu duygu, hem sadakatsizlik korkusundan hem de toplumun ilişkilere yüklediği anlamdan kaynaklanabilir. Temel duygular, kültürel öğelerle birleşerek daha karmaşık bir hal alır. Sonuç olarak duygular; insanlığın en karmaşık yönlerinden biri ve hem biyolojik hem de kültürel etkilerin birleşimiyle şekilleniyor [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Duygular doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı öğreniyoruz yazımızın sonuna geldik. Duyguları anlamak, sadece bilimsel bir merak değil, aynı zamanda duygusal dengemizi sağlamanın anahtarı. Bir dahaki sefere bir duygu sizi ele geçirdiğinde, altında yatan temel hisleri analiz etmeye çalışın. Böylece, duygularınızı daha iyi yönetebilir ve hayatınızı dengeye oturtabilirsiniz. Unutmayın, duygular hayatın baharatıdır. Onları anlamak ise bu karmaşık yemeğin tadını çıkarmanın anahtarı! [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] |
Yanıt: Bilim İnsanları Yanıtlıyor! Duygularımız Doğuştan mı Gelir Yoksa Sonradan mı Öğreniriz?
Buna göre de zorbalık, küfür, şiddet eğilimleri ile ailenin yetiştirme tarzı arasında pozitif korelasyon vardır. Yani ailede ne varsa o dışarıya sızar. Alınan modeller, iletişim biçimleri vb. kodlanarak büyünür.
Terbiyesiz, şımarık insanlar sonradan öyle olmuyor. Armut dibine düşüyor. Bir de çevre faktörü var. İlgi sevgiyi ailede bulamayanlar güç duygusunu hissetmek için olmadık entrikalara ihtiyaç duyar. Ödül alacağını bildiği şekilde koşullanır. Pavlov'un (deneyi) misali. |
| Forum saati; Türkiye'ye göre ayarlanmış olup, şu an saat: 19:41. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.
Navbar with Avatar by Motorradforum