Şimdiye dek kimsenin dokunmadığı
bir yere dokundun.
Gördüğü ama görmezden gelmeye
çalıştığı bir yere dokundun.
Varlığını bildiği ama arkasını döndüğü
bir yere dokundun.
Varlığından bi’ haber olduğu
bir yere dokundun.
Yaraya basılan tuz oldun.
O tuz sensin.
Neler hissedilir o vakit de
bilirsin sen de..
“Oraya bilerek dokundum.
Artık kaçma diye.
Yaranı bilmeden kanattım.
Üzerine atılmış kurumuş yapraklara
aldandım da, tırmıkla daldım öyle.
Oraya bilmeden dokundum.
Dokunduğum tek yer kendi tenimdi.
Altından sen çıkacağını bilemedim.
Üstünden geleceğimi bildim de,
tek bir dokunuşun yüreğini bu kadar acıtacağını bilemedim.
Bilemedim dediklerime bakma sen.
Bildiklerimden sen de sorumlusun..”
Bazı karşılaşmalar ruhların birbirlerini inisiye etmesinden ibarettir. Kimi kavuşmalar ateşin suyla imtihanı; kimi denk gelişler ise; suyun toprakla hasretle kucaklaşmasından ibarettir..
..