07 Ocak 2025, 11:07
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Erkekleri - Kadınları Kaçıracak Davranışlar Nelerdir? Erkekleri - Kadınları Kaçıracak Davranışlar Nelerdir?  Başkalarını değiştirmeye çalışıp, kendini hiç değiştirmemenin sonu her zaman hüsrandır. Başkalarına tuttuğunuz aynada ara sıra kendinize de bakın. Siz de değiştirilmesi gereken neler var?
İlişkide karşımızdaki kaçıran şeylerin başında karşı taraftaki kişiyi tamamen değiştirmeye çalışmak ya da size uygun kalıplara sokmak için uğraşmak gelir. Birincisi bir insanı değiştirmek neredeyse imkânsızdır hatta değişse bile bu o anlıktır ve ilişkiyi kurtarma adına yapılan, kendine özsaygısı ve özgüveni daha az olan kişilik yapılarının uygulayacağı bir gerçekliktir. Bu durum anlık olarak kendinden başka biri gibi davrananlarda bir süre sonra ağır patlamalara ya da ilişkiden tamamen kopuşlara neden olur. Hep derler “Sessiz atın tekmesi pek olur” diye. İşte bu değişebilen, sizin buyruklarınızı dinleyen kişiler, tutunacak başka bir durum ya da kişi bulduklarında öyle bir giderler ki kimse onları döndüremez. İlişkilerde yapılması gereken kişilerin birbirinin değişimlerine değil gelişimlerine katkıda bulunmasıdır. Tabii ki burada en çok dikkat edilecek husus kişinin kendi gelişimini kendi sorumluluğunda görmesi ve öyle adım atmasıdır. Baskıyla en yumuşak mizaca sahip birini bile eninde sonunda kaçırtırsınız. İlişkilerde iki kişi de birbirinin değişimine değil gelişimine odaklanmalı ve sorumluluk alması İçin destek olmalıdır.
Çoğu kişi yaşadığı ilişkilerde karşısındakini eleştirmeye, kendisinin kabul gördüğü hareketleri empoze etmeye ve bu şekilde şartlı sevgi vermeye odaklıdır. İnsan çok nadiren kendini değiştirme ya da geliştirme ihtiyacı duyar, baktığınızda herkes kendinden memnundur ve mutludur. İlişkide sürekli karşı tarafı eleştirmek, kendisindeki eksiklikleri ya da ilişkiye zarar veren noktaları değiştirmek için hiç çaba göstermemek, iletişimi en fazla bozan hatta yok eden davranışlardandır. Oysa ortak nokta İçin, iki taraf da, adım atmalı, kendilerinin eksik ya da ilişkiye zarar veren sivri noktalarını düzeltmeye çalışmalı ve ılımlı olmalıdır. Tek tarafı düzeltmeye çalışmanın sonu eninde sonunda yıkıcıdır. Diğer taraf çok yumuşak ya da nahif ruhlu olsa bile, bir yerde pes eder. Düşünülenin aksine ilişkide ezilen, hep değişmek için çabalayan kişilerin tepkileri ve patlama noktaları geri döndürülemezdir.
“Ben onu düzelttim, benim sayemde adam oldu” dediğiniz kişi, sizin bu davranışlarınızdan bunalmış, ilk fırsatta kaçacak bir alan arıyor olabilir. Herkes kendini düzeltmekten sorumlu olursa ilişkiler sağlıklı yürür. İlişkinin hüsranla bitmemesi için atılacak adımlarda iki taraf da eşit rol almalı ve eşit katılımda bulunmalıdır.
Kaçıran davranışlardan biri de kendinize yapıştırdığınız değersizlik duygusudur. Kendinize değer vermediğiniz zaman, karşınıza çıkan her kişi bu değersizliği fark edecek ve size ona göre davranacaktır.
Bir insanın kendini sevmesi, benliğine saygı duyması ve kendine değer vermesi, kişinin mutlu olması İçin çok önemlidir. Çünkü hayatta kendisine değer vererek, değer verilmeyi, kendisine saygı duyarak saygı duyulmayı, kendisini severek sevilmeyi yaşamında sağlar. Peki bizim kendimize davranışımızı, hissiyatımızı insanlar nasıl anlıyor ve ona göre davranıyor?
Daha iletişimin en başında duruşunuzla (ki bu fiziksel duruşu da içerir; dik duruş, uygun göz teması, hafif gülümseme), kendinizden bahsederken kullandığınız kelimelerle (pozitif, ve kendinden emin net sözcükler), sözünüz kesilince gösterdiğiniz tavırla (asla agresif değil, mesela, “İzin verirseniz önce ben sözümü bitireyim” diyerek) kendinize bakış açınızın ilk sinyallerini verirsiniz. Siz bunu yaparsanız diğerleri de bu mesajı görür ve buna göre size yaklaşır. Kendinizle fazla uğraşmak, sürekli geçmişinizi didiklemek depresif duyguları harekete geçirir. Bu da sizi mutsuz bir insan yapar ve kimse mutsuz biriyle ilişki kurmak istemez.
Bencillik de bir ilişki katlidir. Dünya kimsenin etrafında dönmüyor. Sadece kendi beklentilerini tatmin etmeye yönelen biri bir süre sonra yalnız kalmaya mahkûmdur. Sadece kendinden bahsedilmesini bekleyen egosantrik bir kişilik de insanları insanları da iter. Sürekli pohpohlanma ihtiyacı hisseden, karşısındakini sürekli iltifata zorlayan bir eş-sevgili ilişki için yorucu bir durum yaratır. Bırakın iltifat ve güzel sözler kendiliğinden gelsin. Duymadığınızda arıza çıkartmak yerine beklemek belki bir kez hatırlatmak ama bu konuda ısrarcı olmamak kimseyi yormak adına en iyisidir.
Alıntı | |
|
| |