PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İlginç Batıl İnançlarımız Ne Anlama Geliyor?


Leydihan
24 Şubat 2024, 01:56
Hayatımızı olumlu etkileyecek olduğuna inandığımız diğer batıl inançlarımız..

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


Günümüzde neredeyse takıntı haline getirdiğimiz bir takım inançlarımız var.Eskilerde kulağımızda kalmış ve uygulamayınca kendimizi huzursuz hissettiğimiz...

Bir çoğunun anlamını bile bilmeden yapıyoruz... Kara kedi, gece tırnak kesmek, merdiven altından geçmek, gece sakız çiğnemek, ölünün ayakkabıları ters çevirmek bunlar sürekli bildiklerimiz, duyduklarımız, peki daha fazlası yok mu? Elbette ki var...Hemde binlerce..

İşte uyguladığımızda hayatımızı olumlu etkileyecek olduğuna inandığımız diğer batıl inançlarımız...

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür.

Baş sağlığına gelen kişilerin ayakkabıları ters çevrilmez.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Kurt uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar.
Çakal uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım gelir.

Çakal ulumaya başlayınca hava açacak, günlük güneşlik olacak demektir.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir.

Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir.
Ateşi söndürmek için su dökülmez, ateş toprakla örtülür.

Ateşin çıkardığı ses ateşi yakan kişi hakkında dedikodu yapıldığına işarettir.

Ateş çok önceden sönmüş olsa dahi külün yanında yatılmaz. Külde cin ve şeytanın oynak yaptığına inanılır.


[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Baş taranırken dökülen saçları dökmek doğru değildir, bunlar toplanır, ölünce o kişinin kabrine konur. Çünkü bu saçlar kıyamet gününde tekrar bitecektir.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


Tokalaşırken ya da birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır, sol el uğursuzluktur.

Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır.

El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar.
Kapı eşiğinde oturulmaz, insan fakir olur.

Kapı eşiğinde oturulmaz, insan bekar kalır. Kapı eşiğinde oturulmaz, kapı eşiğinde şeytan bulunur.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


Yarım çay içen kadın dul kalır.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Eskiden insanlar öteki dünyadaki yansımalarına bakmak için parlak yüzeylere, göllere ve havuzlara bakarlarmış. Baktıkları yerde dalgalanma veya titreşim olması felaket anlamına geliyordu. Roma´da ise camcılık ileri olduğundan ayna kırılmaları tabii ki daha çoktu ve kırık aynaların kötü talihin işareti olduğu kabul gördü. 7 yıl ise önemli bir süreç çünkü yine Antik Çağ´da her yedi yılda bir insanın tüm bedeninin yenilendiği düşünülürdü, işte bu yüzden ayna kırıldıktan sonra ancak yeni beden oluşana kadar kötülük sürecekti.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Çok eski zamanlarda meşe ağacının, yüksekliği ve sağlamlığı nedeniyle, bazı güçlere sahip olduğuna inanılıyordu. Tahtaya vurma inancı dünyanın apayrı iki yerinde birbirinden bağımsız olarak gelişti. Önce milattan önce 2000'li yıllarda Kuzey Amerika yerlilerinde, sonra da Ege'de Helen uygarlığında.

Her iki kültür de meşe ağacına çok sık yıldırım düştüğünü gözlemlemişti. Amerika yerlileri meşenin, Tanrının yıldırımla yeryüzüne inip üzerinde oturduğu yer olduğuna, Helenler ise Yıldırım Tanrısı olduğuna inanmışlardı.

Kuzey Amerika yerlileri, bu ağacın köküne vurarak, ileride başlarına gelebilecek tehlikelere ve şansızlıklara karşı Tanrı ile temasa geçtiklerine inanıyorlar ve ondan kendilerini korumasını istiyorlardı. Ortaçağda ise Hıristiyan din adamları bu inancı kendi devirlerine taşıdılar. Onlara göre bu inanışın temelinde Hz. İsa'nın tahta bir çarmıhta öldürülmesi yatıyordu.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Açık ucu yukarıya gelecek şekilde kapıya at nalı asmak
Ortaçağ'da cadıların atlardan korktukları düşünülürdü. Nal da atı simgelediğinden naldan da korkacaklarını düşündükleri için insanlar kapılarına at nalı asarlardı.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


Evinizin önünden kara kedi geçmesi
Milattan önce 3000'li yıllarda, eski Mısırlılar zamanında kediler kutsal bir canlı olarak görülüyordu. Hatta siyah dişi kediler tanrıça olarak kabul ediliyordu. Kedileri hastalık ve ölümden korumak için kanunlar bile yapılmışlardı.

Bağımsız, bildiğini yapan, "inatçı" ve "sinsi" karakteri, ve Avrupa'da sayılarının da aşırı artması ile birleşince, kediler gözden düştü. O yıllarda evinde kedi besleyenler yalnız yaşayan fakir ve yaşlı kadınlardı. Yine o yıllar büyücü ve cadı inancının tüm Avrupa'da histeriye dönüştüğü yıllardı.

Siyah kedi besleyen bu kadınların kara büyü yaptıklarına ve siyah kedilerin geceleri şeytana dönüştüklerine dair korku dolu halk hikâyeleri üretildi. Cadı konusu bir paranoyaya dönüşünce birçok zavallı kadın kedisi ile birlikte yakıldı.

Fransa'da kral 13. Louis bu uygulamayı yasaklayana kadar her ay binlerce kedi yakıldı.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


13 numaranın uğuruzluğu
13 sayısının uğursuz olduğuna dair inanç bir çeşit korku hastalığı olarak kabul edilmiş olup adı 'triskaidekaphobia'dır. Bu inancın kökleri mitolojik tanrıların yaşadığına inanılan çağlara, İskandinavya topraklarına kadar gider. Işık ve güzellik tanrısı Balder'in verdiği ziyafete 12 kişi davetli iken, yalanların ve hilelerin tanrısı Loki, davetli olmadığı halde, zorla 13. kişi olarak katılmak ister. Çıkan tartışmada Loki Balder'i öldürür.

İskandinavya'dan Avrupa'nın güneyine kadar yayılan bu mit, Hıristiyan din adamları tarafından Hz. İsa'nın son yemeğine uyarlanır. Bu uyarlamada Balder'in yerini Hz. İsa, Loki'nin yerini de Judas alır. Bu yemekten 24 saat sonra Hz. İsa çarmıha gerilerek öldürüldüğü için Hıristiyanlarda akşam yemeğinde 13 kişi bir araya gelirse bunlardan birinin başına bir felaket geleceğine inanılır. 13 sayısının uğursuzluğuna duyulan inancın kökeninde bir yıl içinde ayın 13 kez dolunay olarak gözükmesinin yattığını söyleyenler de vardır.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


Dört yapraklı yoncanın şans getirmesi
Keltler, dört yapraklı yoncaların güçlü nesneler olduğuna inanıyordu ve onların kötülükleri kovuşturabileceğini düşünüyorlardı.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])



Yıldız kayarken dilek tutmak
Bu geleneğin kaynağı 1. yüzyıla dayanır. Batlamyus'a göre yıldız kayması demek bir tanrının dünyaya bakması anlamına geliyordu. Bu yüzden insanlar tanrının gördüğü bir anda dilek tuttuklarına ve gerçek olma ihtimalinin daha fazla olduğuna inanıyorlardı.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


Mezarlıktan geçerken nefesini tutmak
Amerika yerlilerine göre mezarlıkta nefes almak çok riskli bir hareketti. Çünkü birisinin ruhunu içinize çekebilirdiniz.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


Küçük havuzlara bozuk para atmak
Bu olay Romalılar ile başladı ve daha sonra Keltler ile devam etti. Bazıları su tanrılarını yatıştırıcı bir eylem olduğuna inanıyorlar.


[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


Şapkayı yatağın üzerine bırakmak
Bazı kültürlerde kötü ruhların saçlarda yaşadığına inanılır. Bu yüzden şapkalar yatağın üzerine bırakılmaz.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


Gelini kapın eşiğine kadar taşımak
Batı kültüründe gelinin yeni evine yürüyerek girmesi uğursuzluk olarak kabul ediliyordu. Bu yüzden damat kapının eşiğine kadar gelini taşımak durumunda kalıyor.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


Tavşan ayağının şans getirdiğine inanmak
Milattan önce 7. yüzyılda tavşan tılsımlı bir hayvan olarak görülüyordu. Bu nedenle tavşanın sol arka ayağının insanlara şans getirdiğine inanılıyor.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


Kafanıza kuş pislemesi
Bu durum muhtemelen şanssızlığınızın son noktasında olduğunuza ve bu olaydan sonra şansınızın döneceği fikrinden kaynaklanıyor.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


Çaput bağlama hurafesi, Kuzey ve Orta Asya uluslaranın eski dinleri olan ŞAMANİZM'e mahsus önemli unsurlardan biridir. Şamanist Türklerin inanışlarına göre her dağın, her kutlu pınarın, göl ve ırmakların, kutlu ağaç ve kayaların "İZİ" sahipleri vardır.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])


Islık çalmak halk arasında hoş karşılanmaz şeytan çağırma olarak yorumlanır.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Geceleri tırnak kesilmez.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur.
Ölünün yıkandığı evde üç gün ışık yanar.

Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Yılan öldürülüp, suya atılırsa ve yılan suda kaybolursa yağmur yağar ve durmaz, seller olur.


[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Bebeğin anne karnında ilk kıpırdadığı an kadın kime bakarsa bebek ona benzer.

Bebeğin göbeği düştükten sonra evine bağlı olması için göbek evde sandık içine konur veya okuması arzulanan okulun bahçesine gömülür.

Hamile kadın, kuşağına yumurta koyarsa, doğacak olan çocuk gamzeli olur.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Geceleri aynaya bakılmaz uğursuzluktur.

Sürmenaj
24 Şubat 2024, 21:48
Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar.
Kapı eşiğinde oturulmaz, insan fakir olur.

Kapı eşiğinde oturulmaz, insan bekar kalır. Kapı eşiğinde oturulmaz, kapı eşiğinde şeytan bulunur.


Hangisi doğru her kafadan ses çıkmış sanki..

Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur.
Ölünün yıkandığı evde üç gün ışık yanar.

Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir.

Bıçak koyulması karın şişliğini de alıyor diye duymuştum.