Penelope
20 Ekim 2026, 23:56
[Only Registered Users Can See Links]
Memeden kesilmiş bebeğin tesellisidir geçiş nesnesi (transitional object). Bazen bir oyuncak ayının kulağı, bazen minik bir battaniyenin köşesi. Bebeği yatıştırır, huzur, konfor, güven verir. Bebek yıllar geçtikçe dünyadaki yerini bulamaz, benliğini/kimliğini inşa edemez, anne dışında başkalarıyla karşılıklı, denk ve anlamlı ilişkiler kuramazsa geçiş nesnesine/nesnelerine takılıp kalabilir. Duygu yatırımını insana değil, nesneye (ya da nesneleştirdiği insana) yapar. Kemal de değişken öteki’nin (Füsun’un) yarattığı yası/kaygıyı/riski; nesnelerde bulunduğunu varsaydığı değişmezlikle, sabitliklikle dengelemeye, sönümlendirmeye çalışır. Nesneler bütünüyle Kemal’e tabidir; sahip olunabilir, içe alınabilir, sürekliliği garantilenebilir yarı-ötekilerdir. İkâmenin ikâmeleridir nesneler. (Anne ikâmesi olan Füsun’un ikâmeleri).
Anne kucağından inemeyen; annenin sevgisi, ilgisi, yakınlığı bağlamında babaya yenilmeyen ve/veya babayı (sembolik olarak) öldüremeyen erkeğin (özellikle orta doğulu erkeğin) yaşayabileceği romantik ilişki; birbirine denk iki yetişkinin yaşadığı ben-sen ilişkisi değil; erkeğin bedene indirgeyerek nesneleştirdiği yarı-öteki ile yaşadığı ben-şey ilişkisidir. Kemal için asıl vahim olan, geçiş nesneleriyle kendi evreninde kapalı devre kalması, gerçek bir ilişkiyi yaşayamıyor olmasıdır.
Memeden kesilmiş bebeğin tesellisidir geçiş nesnesi (transitional object). Bazen bir oyuncak ayının kulağı, bazen minik bir battaniyenin köşesi. Bebeği yatıştırır, huzur, konfor, güven verir. Bebek yıllar geçtikçe dünyadaki yerini bulamaz, benliğini/kimliğini inşa edemez, anne dışında başkalarıyla karşılıklı, denk ve anlamlı ilişkiler kuramazsa geçiş nesnesine/nesnelerine takılıp kalabilir. Duygu yatırımını insana değil, nesneye (ya da nesneleştirdiği insana) yapar. Kemal de değişken öteki’nin (Füsun’un) yarattığı yası/kaygıyı/riski; nesnelerde bulunduğunu varsaydığı değişmezlikle, sabitliklikle dengelemeye, sönümlendirmeye çalışır. Nesneler bütünüyle Kemal’e tabidir; sahip olunabilir, içe alınabilir, sürekliliği garantilenebilir yarı-ötekilerdir. İkâmenin ikâmeleridir nesneler. (Anne ikâmesi olan Füsun’un ikâmeleri).
Anne kucağından inemeyen; annenin sevgisi, ilgisi, yakınlığı bağlamında babaya yenilmeyen ve/veya babayı (sembolik olarak) öldüremeyen erkeğin (özellikle orta doğulu erkeğin) yaşayabileceği romantik ilişki; birbirine denk iki yetişkinin yaşadığı ben-sen ilişkisi değil; erkeğin bedene indirgeyerek nesneleştirdiği yarı-öteki ile yaşadığı ben-şey ilişkisidir. Kemal için asıl vahim olan, geçiş nesneleriyle kendi evreninde kapalı devre kalması, gerçek bir ilişkiyi yaşayamıyor olmasıdır.