PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Karanlıktan Gelen | Nightborn- Yön Lapsi (2026) - Film Eleştirisi


Leydihan
10 Eylül 2026, 01:04
[Only Registered Users Can See Links]ğin Karanlık Yüzü: “Karanlıktan Gelen” (Nightborn / Yön lapsi)

Hatching (2022) filmiyle dikkatleri üzerine çeken Hanna Bergholm, ikinci uzun metrajı Nightborn (Karanlıktan Gelen) ile izleyiciyi anne olmanın yarattığı psikolojik dönüşümün ve lohusalık travmalarının tekinsiz dünyasına davet ediyor.

Dünya prömiyerini 76. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde gerçekleştiren yapımın senaryosu Bergholm ve Ilja Rautsi imzası taşırken; başrolleri Seidi Haarla ile Harry Potter serisinden tanınan Rupert Grint paylaşıyor.

Finlandiya ormanlarının derinliklerindeki ıssız bir eve taşınan Saga ve Jon çifti, dışarıdan kusursuz görünen bir yaşam kurma gayretindedir. Ancak bebeklerinin doğumuyla birlikte Saga, eşinin fark etmediği tekinsiz bir şüphenin pençesine düşer. Çiftin ilişkisi, kadının zihninde büyüyen bu karanlık gerçeklikle birlikte adım adım bir çatışmaya sürüklenir.

Fin Mitolojisi ve Lohusalık Travması
Yönetmen Bergholm, ilk yapıtında olduğu gibi bu filmde de bedensel ve ruhsal başkalaşım temasını merkezine alıyor.

Türk kültüründeki "alkarısı" ya da "albastı" inancına benzer şekilde, Fin halk inanışlarında yer alan ve trollerin insan bebeklerini kendi yavrularıyla (Changeling/Vaihdokas) değiştirmesini konu edinen mitolojik ögelerden besleniyor.

Fin mitinde değiştirilen bebeklere atfedilen iri dişler, aşırı güç ve konuşma yerine çıkarılan garip sesler anlatıda yer bulur.

Anlatı, geleneksel "kargaya yavrusu anka görünür" sözünü tersine çevirir. Bebeğin ürkütücü hali yalnızca Saga’ya görünürken, çevresindeki herkes durumun normal olduğuna inanır. Seyirci, olayların doğaüstü bir kurgu mu yoksa kadının lohusalık depresyonu kaynaklı bir halüsinasyonu mu olduğu sorusuyla baş başa bırakılır.

Oyuncu Performansları ve Aile Dinamikleri
Film, Rosemary’s Baby (1968) klasiğini andıran bir yalnızlaştırılma hissini işler. Saga karakterine hayat veren Seidi Haarla, psikolojik çöküşü ve yabancılaşmayı son derece güçlü bir performansla aktarır. Rupert Grint ile yakaladığı uyum, hikayenin duygusal yükünü başarıyla taşır.

Saga’nın soğuk annesiyle kuramadığı bağ ve "Sen de çocukken kan emiciydin" sözleriyle şekillenen kuşak çatışması, yapımın bir diğer güçlü ayağını oluşturur. Saga’nın masallarla büyüten büyükannesi ile Jon’un katı dini kurallara sahip rahip babası arasındaki zıtlık, karakterlerin travmalarına zemin hazırlar.

Nightborn, yer yer türe ait klasik klişelere sığınsa da Fin mitolojisi ile doğum sonrası travmaları harmanlayan tekinsiz sinematografisiyle öne çıkıyor.

Yazan: Leydihan

Umran
10 Eylül 2026, 02:00
Ellerine sağlık, çok güzel bir eleştiri olmuş. Filmin konusunu ve atmosferini gayet iyi yansıtmışsın. Ben de merakla bekliyordum bu filmi, şimdi daha da bir heyecanlandım izlemek için. Özellikle lohusalık travmaları ve anneliğin karanlık yüzü teması ilgimi çekti. Rupert Grint'i de görmek ayrı bir keyif olacak. Paylaşım için teşekkürler!