Leydihan
30 Ağustos 2026, 13:54
[Only Registered Users Can See Links] yazar Michael Ende‘nin kaleminden 1973 yılında yayımlanan Momo, hayali ama bir o kadar da modern yaşamlarımızı yansıtan gerçeklikte bir ülkede geçen ve böylelikle çocuk edebiyatını aşan bir edebî eserdir. Yazar âdeta yılları aşarak, insan zamanını ve yaşamını bir mekân olarak kurgulamış ve bunun üzerinden modern yaşam eleştirisi yapmıştır. Zaman kavramını konu edinen bu eserin, onu zamansız kılan masalsı ve kurgusal mekânlarını inceleyelim.
“Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. Herkesin bunda bir payı bulunur ve herkes onu bilir, ama pek az kimse bu konuya kafa yorar. Çoğu kimse onu olduğu gibi benimser ve ona asla şaşırmaz. Bu büyük sır, zamandır. Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre insana ömür kadar uzun gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Zamanın bu garip kısalığı ve uzunluğu, o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır. Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir. ” ( s.65)
Evrensel Bir Mekân: Eski Amfitiyatro ve Momo
[Only Registered Users Can See Links] Amfitiyatro’da Momo
” Ne var ki o günün büyük kentlerinden bazıları günümüze dek büyük birer kent olarak kaldılar. İçlerindeki yaşam biçimi değişti elbette.
Şimdi insanlar otomobil, tramvay gibi araçlarla dolaşıyor, telefonla konuşup elektrikle aydınlanıyorlar. Ama hala orada burada birkaç eski sütuna, bir kemere veya kale kapısına rastlamak, hatta o günlerden kalmış bir amfiteatr görmek mümkündür. Ve bizim Momo’nun başından geçen olaylar da işte böyle bir kentte yaşandı. ” (Momo, s. 12-13)
Momo, eski kentleri ve bu kentlerde yer alan mekânların , özellikle amfitiyatroların betimlemesiyle başlar ve hikâyemizin geçeceği, Momo‘nun yaşadığı o kente doğru ilerler. Bu anlatış tarzıyla Ende, aslında bu kentin şimdiye kadar var olan ve bundan sonra var olacak olan tüm kentleri temsil etmektedir. Roman, belirli bir ülke ya da şehir adı vermeksizin “büyük kentlerden biri” olarak tasvir edilen evrensel bir alanda geçer. Bu akış, zaman kavramını simgeleyerek anlatılacak hikâyeyle mekânı evrensel ve zamansız bir hale getirir. Momo‘nun bu kentin antik amfitiyatrosunda yaşaması ise onun modern dünyanın henüz tam temas edip değiştiremediği bir yanını temsil ettiğini göstermektedir. Momo‘nun Çöpçü Beppo, Turist Rehberi Gigi ve diğer kent sakinleriyle oluşan dostluğuyla birlikte amfitiyatro daha da huzurlu bir alan haline gelir.
Burada Momo insanları gerçek anlamda dinler, kent sakinleri burada bir araya gelir. Amfitiyatro belki de modern zamanla birlikte gitgide geride bıraktığımız birlikteliği, topluluk halini ve iletişimi simgelemektedir.
Modern Endişeler: Duman Adamlar ve Zaman Tasarrufu
[Only Registered Users Can See Links]’da Duman Adamlar
“Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında değildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavallı, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı. Bu gerçeği sadece çocuklar taa yüreklerinde hissettiler. Çünkü artık kimsenin onlara ayıracak zamanı yoktu. Oysa zaman yaşamın kendisiydi. Ve yaşamın yeri yürekti. İnsanlar zamanda tasarruf ettikçe, zaman azalıyordu. ” ( s. 81)
Kentte, insanlarla sinsice görüşüp onları manipüle eden gri renkli, melon şapkalı, evrak çantası taşıyan, sürekli sigara içen adamlar ortaya çıkmaya başlar. Bunların Zaman Tasarruf Şirketi‘nin elemanları olan Duman Adamlar olduklarını öğreniriz. Kendi hayat ritimleriyle yaşayan kent sakinlerini zamanın hızı ile ilgili endişelendirerek zaman tasarrufuna ikna etmeye başlarlar. Yapılan saat, dakika hatta saniye hesaplamalarıyla herkes zamanını boşa harcadığıyla ilgili büyük bir korkuya kapılır.
Yapılan zaman tasarrufu anlaşmasıyla her şey hızlı bir hal almaya başlar. Nino‘nun restoranı ekspres hizmet vermeye başlar, her yere zaman tasarrufuyla ilgili tabelalar asılır ve yavaş yavaş sokaklar çocuk sesleri de azalır. Bu şirketi ve çalışanlarını günümüz teknolojisinde her an maruz kalabildiğimiz, bizi eksik ve yanlış yolda hissettirerek endişelendiren her türlü uyarana benzetebiliriz. Günümüzde de tüm bu endişeler bizi sonsuz bir tüketim döngüsüne sokmaktadır.
Değişen Kent: Gri ve Sessiz Sokaklar
[Only Registered Users Can See Links] Filmi (2025)
“Sonunda kentin görüntüsü yavaş yavaş değişmeye başladı. Eski mahalleler yıkıldı, yeni evler yapıldı. Gereksiz bulunan şeyler kaldırıldı. İçlerinde oturacak kişilere uygun olup olmadıklarına bakılmadan herkes için örnek evler yapıldı.
Aslında her aileye ayrı bir model yapmak gerekirdi ama tek tip evler hem ucuz oluyor hem de çok daha kısa zamanda bitiriliyordu. Kentin kuzeyinde şimdi dev gibi yeni binalarla bir mahalle kurulmuştu. Birbirinin tıpkısı olan, kışla gibi dört köşe yapılar sıra sıra uzanıyordu. Evler aynı olduğu için sokaklar da birbirine benziyordu. Bu tek tip yollar çoğala çoğala ufka kadar dayandılar.” ( s.80)
Kitabın başında renkli, samimi olarak betimlenen kent zaman tasarrufunun etkisiyle değişmeye ve solmaya başlar. Yıllar önce yazılmış bir kitap olmasına rağmen, bu değişim aslında içinde bulunduğumuz teknoloji ve sosyal medya temelli modern zamanı da temsil etmektedir.
Tek tipleşen, hızlanan, grileşen dünyamız gibi Momo‘nun kenti de daha işlevsel hale gelir ama bir yandan da mutsuz, sessiz, otomatik bir hal alır.
Başta zaman tasarrufunun bir hata olduğunu anlayabilen Gigi ve kent çocukları da bu illüzyona kapılır. Beppo da Momo‘yu kurtarmak isterken zaman tasarrufuna katılmak zorunda kalır. Hikayemizin ana kahramanı Momo, kentteki değişikliği ve zaman tasarrufunun gerçek yüzünü gören ve bunun için mücadele eden tek kişi olacaktır.
Hiçbir Zaman Sokağı: Hiçbir Yerde Evi ve Hora Usta
[Only Registered Users Can See Links] Filminde (2025) Hiçbir Yerde Evi “İnsanlar ölümün ne olduğunu bilselerdi ondan hiç korkmazlardı. Korkmayınca da kimse onların yaşam zamanını çalamazdı… Ben onlara bunu zamanı dağıttığım her saat başı söylüyorum ama korkarım ki onlar işitmek istemiyorlar. İnsanlar kendilerini korkutan şeylere çok daha çabuk inanıyorlar. ” ( s.178-179)
Kentin yeni halinde yalnız kalan Momo‘nun karşısına her şeyi yarım saat öncesinden bilen bilge kaplumbağa Kassiopeia çıkar ve onu Secundus Minutius Hora Usta‘nın evine götürür. Adından anlaşılacağı üzere Hora Usta evrendeki tüm zamanın sahibidir ve Momo‘yu belki de öyküde tüm dünyayı temsil eden bu kente yardım etmek için çağırmıştır.
Öykünün bu kısmındaki mekânlar diğer mekânlardan daha da kurgusaldır. Zamanın tersine aktığı ve tüm dünyaya zamanın buradan yaşam çiçekleriyle dağıtıldığı Hiçbir Zaman Sokağı‘nda bulunan Hiçbir Yerde Evi aynı anda çalışan saatlerle doludur. Zaman gibi oldukça metafizik bir kavramı temsil ettiği için bu kurgusal mekân tasvir tercihi oldukça anlaşılırdır. Dünyadan fiziksel açıdan uzak olsa da bu mekân hikâye için merkezi önem taşır. Çünkü Duman Adamlar’dan kurtulmanın tek yolu Hora Usta ile Momo‘nun iş birliğidir.
Bu iş birliği de varoluşun manevi yönü ve maddi-manevi dengenin önemli ile ilgili bir vurgudur.
Zamansız Bir Mekân ve Anlatı
[Only Registered Users Can See Links]
Momo Filminde (2025) Momo ve Kassiopeia “Ben size bütün bunları olup bitmiş gibi anlattım. Oysa gelecekte olacakmış gibi de anlatabilirdim. Benim için ikisi arasında büyük bir ayrım yok. ” ( s.299)
Ende, kitabın sonsözünde yalnızca hikâyenin kendisi ve mekânıyla kalmaz ve kendi anlatısını da zamansızlaştırır. Momo, zamanı anlatan bir roman olmanın ötesinde, zamanı mekânlaştıran bir eserdir. Yazarın en büyük başarısı, masalsı kurguyu modern hayat eleştirisiyle birleştirmesinde yatar.
1973’te yazılmış olmasına rağmen romanın bugün hâlâ güncel kalmasının nedeni, mekânın ve anlatının tarihsel değil, varoluşsal bir düzlemde kurulmuş olmasıdır. Bu bilinçli tercih, mekânı tarihsel ve coğrafi bağlamdan arındırarak onu her zamana ve her topluma ait kılar. Çünkü romanın asıl mekânı ne kenttir ne sokak, kitapta da belirtildiği gibi insanın yüreğidir. Hora Usta’nın bilmecesinin de anlatmaya çalıştığı gibi aslında Ende bizlere elimizde olan tek ve en önemli şeyin şimdiki zaman olduğunu hatırlatır. Belki de romanın asıl ve yegâne mekânı ve zamanı şimdidir.
Kaynakça
Ende, Michael. Momo. İstanbul: Pegasus Yayınları, 2017.
“Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. Herkesin bunda bir payı bulunur ve herkes onu bilir, ama pek az kimse bu konuya kafa yorar. Çoğu kimse onu olduğu gibi benimser ve ona asla şaşırmaz. Bu büyük sır, zamandır. Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre insana ömür kadar uzun gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Zamanın bu garip kısalığı ve uzunluğu, o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır. Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir. ” ( s.65)
Evrensel Bir Mekân: Eski Amfitiyatro ve Momo
[Only Registered Users Can See Links] Amfitiyatro’da Momo
” Ne var ki o günün büyük kentlerinden bazıları günümüze dek büyük birer kent olarak kaldılar. İçlerindeki yaşam biçimi değişti elbette.
Şimdi insanlar otomobil, tramvay gibi araçlarla dolaşıyor, telefonla konuşup elektrikle aydınlanıyorlar. Ama hala orada burada birkaç eski sütuna, bir kemere veya kale kapısına rastlamak, hatta o günlerden kalmış bir amfiteatr görmek mümkündür. Ve bizim Momo’nun başından geçen olaylar da işte böyle bir kentte yaşandı. ” (Momo, s. 12-13)
Momo, eski kentleri ve bu kentlerde yer alan mekânların , özellikle amfitiyatroların betimlemesiyle başlar ve hikâyemizin geçeceği, Momo‘nun yaşadığı o kente doğru ilerler. Bu anlatış tarzıyla Ende, aslında bu kentin şimdiye kadar var olan ve bundan sonra var olacak olan tüm kentleri temsil etmektedir. Roman, belirli bir ülke ya da şehir adı vermeksizin “büyük kentlerden biri” olarak tasvir edilen evrensel bir alanda geçer. Bu akış, zaman kavramını simgeleyerek anlatılacak hikâyeyle mekânı evrensel ve zamansız bir hale getirir. Momo‘nun bu kentin antik amfitiyatrosunda yaşaması ise onun modern dünyanın henüz tam temas edip değiştiremediği bir yanını temsil ettiğini göstermektedir. Momo‘nun Çöpçü Beppo, Turist Rehberi Gigi ve diğer kent sakinleriyle oluşan dostluğuyla birlikte amfitiyatro daha da huzurlu bir alan haline gelir.
Burada Momo insanları gerçek anlamda dinler, kent sakinleri burada bir araya gelir. Amfitiyatro belki de modern zamanla birlikte gitgide geride bıraktığımız birlikteliği, topluluk halini ve iletişimi simgelemektedir.
Modern Endişeler: Duman Adamlar ve Zaman Tasarrufu
[Only Registered Users Can See Links]’da Duman Adamlar
“Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında değildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavallı, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı. Bu gerçeği sadece çocuklar taa yüreklerinde hissettiler. Çünkü artık kimsenin onlara ayıracak zamanı yoktu. Oysa zaman yaşamın kendisiydi. Ve yaşamın yeri yürekti. İnsanlar zamanda tasarruf ettikçe, zaman azalıyordu. ” ( s. 81)
Kentte, insanlarla sinsice görüşüp onları manipüle eden gri renkli, melon şapkalı, evrak çantası taşıyan, sürekli sigara içen adamlar ortaya çıkmaya başlar. Bunların Zaman Tasarruf Şirketi‘nin elemanları olan Duman Adamlar olduklarını öğreniriz. Kendi hayat ritimleriyle yaşayan kent sakinlerini zamanın hızı ile ilgili endişelendirerek zaman tasarrufuna ikna etmeye başlarlar. Yapılan saat, dakika hatta saniye hesaplamalarıyla herkes zamanını boşa harcadığıyla ilgili büyük bir korkuya kapılır.
Yapılan zaman tasarrufu anlaşmasıyla her şey hızlı bir hal almaya başlar. Nino‘nun restoranı ekspres hizmet vermeye başlar, her yere zaman tasarrufuyla ilgili tabelalar asılır ve yavaş yavaş sokaklar çocuk sesleri de azalır. Bu şirketi ve çalışanlarını günümüz teknolojisinde her an maruz kalabildiğimiz, bizi eksik ve yanlış yolda hissettirerek endişelendiren her türlü uyarana benzetebiliriz. Günümüzde de tüm bu endişeler bizi sonsuz bir tüketim döngüsüne sokmaktadır.
Değişen Kent: Gri ve Sessiz Sokaklar
[Only Registered Users Can See Links] Filmi (2025)
“Sonunda kentin görüntüsü yavaş yavaş değişmeye başladı. Eski mahalleler yıkıldı, yeni evler yapıldı. Gereksiz bulunan şeyler kaldırıldı. İçlerinde oturacak kişilere uygun olup olmadıklarına bakılmadan herkes için örnek evler yapıldı.
Aslında her aileye ayrı bir model yapmak gerekirdi ama tek tip evler hem ucuz oluyor hem de çok daha kısa zamanda bitiriliyordu. Kentin kuzeyinde şimdi dev gibi yeni binalarla bir mahalle kurulmuştu. Birbirinin tıpkısı olan, kışla gibi dört köşe yapılar sıra sıra uzanıyordu. Evler aynı olduğu için sokaklar da birbirine benziyordu. Bu tek tip yollar çoğala çoğala ufka kadar dayandılar.” ( s.80)
Kitabın başında renkli, samimi olarak betimlenen kent zaman tasarrufunun etkisiyle değişmeye ve solmaya başlar. Yıllar önce yazılmış bir kitap olmasına rağmen, bu değişim aslında içinde bulunduğumuz teknoloji ve sosyal medya temelli modern zamanı da temsil etmektedir.
Tek tipleşen, hızlanan, grileşen dünyamız gibi Momo‘nun kenti de daha işlevsel hale gelir ama bir yandan da mutsuz, sessiz, otomatik bir hal alır.
Başta zaman tasarrufunun bir hata olduğunu anlayabilen Gigi ve kent çocukları da bu illüzyona kapılır. Beppo da Momo‘yu kurtarmak isterken zaman tasarrufuna katılmak zorunda kalır. Hikayemizin ana kahramanı Momo, kentteki değişikliği ve zaman tasarrufunun gerçek yüzünü gören ve bunun için mücadele eden tek kişi olacaktır.
Hiçbir Zaman Sokağı: Hiçbir Yerde Evi ve Hora Usta
[Only Registered Users Can See Links] Filminde (2025) Hiçbir Yerde Evi “İnsanlar ölümün ne olduğunu bilselerdi ondan hiç korkmazlardı. Korkmayınca da kimse onların yaşam zamanını çalamazdı… Ben onlara bunu zamanı dağıttığım her saat başı söylüyorum ama korkarım ki onlar işitmek istemiyorlar. İnsanlar kendilerini korkutan şeylere çok daha çabuk inanıyorlar. ” ( s.178-179)
Kentin yeni halinde yalnız kalan Momo‘nun karşısına her şeyi yarım saat öncesinden bilen bilge kaplumbağa Kassiopeia çıkar ve onu Secundus Minutius Hora Usta‘nın evine götürür. Adından anlaşılacağı üzere Hora Usta evrendeki tüm zamanın sahibidir ve Momo‘yu belki de öyküde tüm dünyayı temsil eden bu kente yardım etmek için çağırmıştır.
Öykünün bu kısmındaki mekânlar diğer mekânlardan daha da kurgusaldır. Zamanın tersine aktığı ve tüm dünyaya zamanın buradan yaşam çiçekleriyle dağıtıldığı Hiçbir Zaman Sokağı‘nda bulunan Hiçbir Yerde Evi aynı anda çalışan saatlerle doludur. Zaman gibi oldukça metafizik bir kavramı temsil ettiği için bu kurgusal mekân tasvir tercihi oldukça anlaşılırdır. Dünyadan fiziksel açıdan uzak olsa da bu mekân hikâye için merkezi önem taşır. Çünkü Duman Adamlar’dan kurtulmanın tek yolu Hora Usta ile Momo‘nun iş birliğidir.
Bu iş birliği de varoluşun manevi yönü ve maddi-manevi dengenin önemli ile ilgili bir vurgudur.
Zamansız Bir Mekân ve Anlatı
[Only Registered Users Can See Links]
Momo Filminde (2025) Momo ve Kassiopeia “Ben size bütün bunları olup bitmiş gibi anlattım. Oysa gelecekte olacakmış gibi de anlatabilirdim. Benim için ikisi arasında büyük bir ayrım yok. ” ( s.299)
Ende, kitabın sonsözünde yalnızca hikâyenin kendisi ve mekânıyla kalmaz ve kendi anlatısını da zamansızlaştırır. Momo, zamanı anlatan bir roman olmanın ötesinde, zamanı mekânlaştıran bir eserdir. Yazarın en büyük başarısı, masalsı kurguyu modern hayat eleştirisiyle birleştirmesinde yatar.
1973’te yazılmış olmasına rağmen romanın bugün hâlâ güncel kalmasının nedeni, mekânın ve anlatının tarihsel değil, varoluşsal bir düzlemde kurulmuş olmasıdır. Bu bilinçli tercih, mekânı tarihsel ve coğrafi bağlamdan arındırarak onu her zamana ve her topluma ait kılar. Çünkü romanın asıl mekânı ne kenttir ne sokak, kitapta da belirtildiği gibi insanın yüreğidir. Hora Usta’nın bilmecesinin de anlatmaya çalıştığı gibi aslında Ende bizlere elimizde olan tek ve en önemli şeyin şimdiki zaman olduğunu hatırlatır. Belki de romanın asıl ve yegâne mekânı ve zamanı şimdidir.
Kaynakça
Ende, Michael. Momo. İstanbul: Pegasus Yayınları, 2017.