Leydihan
04 Ağustos 2026, 14:05
[Only Registered Users Can See Links] Rahibe Teresa, doğum adı Agnes Gonca Boyacı (Arnavutça: Anjezë Gonxhë Bojaxhiu; [ˈagnɛs gonˈʤa bɔˈjaʤju]; 26 Ağustos 1910, Üsküp - 5 Eylül 1997, Kalküta), Arnavut kökenli sosyal hizmetler gönüllüsü ve insan hakları aktivistidir. Bir Katolik azizesi olup Hayırsever Misyonerler'in kurucusudur. Hayırsever faaliyetlerinden ötürü 1979 yılında Nobel Barış Ödülü kendisine verilmiştir.
O zamanlar Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası olan Üsküp'te doğdu, dindar bir Katolik ailede büyüdü. 18 yaşında Loreto Rahibeleri'ne katılmak için İrlanda'ya, daha sonra da hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği ve misyonerlik çalışmalarını yürüttüğü Hindistan'a taşındı. 4 Eylül 2016'da Katolik Kilisesi tarafından Kalküta'nın Azizesi Teresa olarak azize ilan edildi. Öldüğü gün olan 5 Eylül, artık onun yortu günü olarak kutlanmaktadır.
1950'de Rahibe Teresa, başlangıçta Kalküta'nın gecekondu mahallelerindeki "en yoksullara" hizmet etmeye adanmış bir dini cemaat olan Hayırsever Misyonerler'i kurdu. Yıllar sonra cemaat, 2012 itibarıyla 133'ten fazla ülkede faaliyet gösterecek şekilde büyüdü ve 4.500'den fazla rahibe, HIV/AIDS, cüzzam ve tüberküloz hastaları için barınma hizmetlerinin yanı sıra aşevleri, dispanserler, seyyar klinikler, yetimhaneler ve okullar işletiyor. Tarikat üyeleri iffet, yoksulluk ve itaat yemini ederler ve ayrıca dördüncü bir yemin daha ederler ki şöyledir: "en yoksullara; gönülden, ücretsiz hizmet vermek."
Teresa Ana, 1962 Ramon Magsaysay Barış Ödülü ve 1979 Nobel Barış Ödülü de dahil olmak üzere birçok ödüle layık görüldü. Hayatı ve çalışmaları kitaplara, belgesellere ve filmlere ilham kaynağı oldu. Navin Chawla tarafından yazılan yetkili biyografisi 1992'de yayınlandı ve 6 Eylül 2017'de Aziz Francis Xavier ile birlikte Kalküta Roma Katolik Başpiskoposluğu'nun eş hamisi olarak atandı.
İlk yılları
Gonca Boyacı, Hindistan Diplomatik pasaportunda yazan bilgilere göre 1910 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun Kosova Vilayeti'ne bağlı Üsküp şehrinde doğdu. Babası; Nikolas Boyacı bir Ulah idi. Annesi; Dranafile Bernai Venedik taraflarından gelmiştir. Gonca, üç kardeşten en küçük olanıydı. Ailesi köylü değil, seçkin bir zümredendi.
Geniş bir bahçe ile çeşitli meyve ağaçlarıyla çevrili büyük bir konakta yaşıyorlardı. Evde iki çocuk daha vardı; en büyük kardeşi Age, 1904 doğumludur. Ortanca kardeşi Lazar, 1907 doğumludur. Babaları Nikolas, hem bir müteahhitti hem de şehir meclisinde söz sahibi biriydi. Arnavutçanın yanı sıra; Sırpça ve Türkçe de bilmekteydi. Bazı kaynaklara göre, siyasetle fazla alakadardı ve bölgede çoğunluk olan Sırpların hedefindeydi. Nitekim, babası o dokuz yaşındayken öldü.
Joan Graff Clucas'ın biyografisine göre, Agnes, daha 12 yaşındayken misyonerlerin yaşamları ve Bengal'deki hizmetleriyle ilgili hikâyelerden etkileniyordu. Dini hayata kendini adaması gerektiğine iyiden iyiye ikna olmuştu.
Kararlılığı, sık sık hac ziyaretlerine gittiği Vitina-Letnice'deki Siyah Meryem tapınağında dua ederken 15 Ağustos 1928'de daha da güçlendi.
Anjezë (Agnes), misyoner olmak amacıyla 1928'de 18 yaşında evden ayrılarak İrlanda Rathfarnham'da bulunan Loreto Manastırı'ndaki Loreto Rahibeleri'ne katıldı; İngilizce, Hindistan'daki Loreto Rahibeleri'nin eğitim diliydi. Annesini ve kız kardeşini bir daha göremedi.
Ailesi 1934'e kadar Üsküp'te yaşadı, ardından Tiran'a taşındılar. Komünist lider Enver Hoxha'nın yönetimi sırasında, Vatikan'ın tehlikeli bir ajanı olarak kabul edildi.
Birçok ülkenin onun adına talepte bulunmasına rağmen, ailesini görme şansı verilmedi. Annesiyle kız kardeşini görme fırsatı tanınmadı. Her ikisi de Hoxha'nın yönetimi sırasında öldü ve Anjezë'nin kendisi ancak komünist rejimin çöküşünden beş yıl sonra Arnavutluk'u ziyaret edebildi. Dom Lush Gjergji, "Annemiz Teresa" adlı kitabında, binadan ayrılırken ağladığı elçiliğe yaptığı gezilerden birini şöyle anlatıyor:
"Sevgili Tanrım, acı çekmem gerektiğini anlayabiliyorum ve kabul edebiliyorum, ama (Teresa) anamızın neden acı çekmek zorunda olduğunu anlamak ve kabul etmek çok zor. Yaşlılığında, bizi son bir kez görmek dışında başka bir dileği yok."
1929'da Hindistan'a geldi ve aşağı Himalayalar'daki Darjeeling'de rahibelik eğitimine başladı, burada Bengal dilini öğrendi ve manastırının yakınındaki Azize Teresa Okulu'nda ders verdi. İlk dini yeminlerini 24 Mayıs 1931'de etti.
Misyonerlerin koruyucu azizesi Thérèse de Lisieux'ün adını seçti; ancak manastırdaki bir rahibe zaten bu adı almıştı, bu yüzden İspanyolca yazılışı olan Teresa'yı tercih etti. Teresa, 14 Mayıs 1937'de, Kalküta'nın doğusunda Entally'deki Loreto Manastır Okulunda öğretmenlik yaparken, Loreto geleneğinin bir parçası olarak 'Ana' unvanını alarak ciddi yeminlerini etti.
Yaklaşık yirmi yıl boyunca orada hizmet etti ve 1944'te başöğretmen olarak atandı. Rahibe Teresa okulda ders vermekten zevk alsa da, Kalküta ilinde çevresindeki yoksulluk onu giderek daha çok rahatsız ediyordu. 1943 Bengal Kıtlığı şehre sefalet ve ölüm getirdi ve Ağustos 1946 Doğrudan Eylem Günü, Müslüman-Hindu şiddetinin başladığı bir dönemdi.
1946'da trenle Darjeeling'e yaptığı bir ziyaret sırasında Rahibe Teresa, iç vicdanının kendisini Hindistan'ın yoksullarına İsa adına hizmet etmeye çağırdığını hissetti. Okuldan ayrılmak için izin istedi ve aldı. 1950'de Hayırsever Misyonerleri Cemiyetini kurdu ve tarikatın kıyafeti olarak iki mavi kenarlı beyaz bir sari seçti.
İrlanda, Dublin'deki Loreto Bacıları'na katıldı. Teresa adını bu dönemde aldı. Kalküta'da St. Mary's Lisesi'nde coğrafya ve temel Hristiyanlık bilgisi dersleri verdi. 1944'te aynı liseye müdire olarak atandı.
1980 yılında Üsküp şehrine yaptığı bir ziyareti sırasında bir Arnavut, bir Makedon ya da bir Sırp olup olmadığı sorusu üzerine "ben kendimi Üsküp'ün bir vatandaşı hissediyorum, doğduğum şehir burası. Ancak ben dünyaya aitim." şeklinde yanıt vermiştir. Üsküp'te rahibe Teresa adına 26 Ağustos 2010'da yüzüncü yaş gününde bir anma evi inşa edilmiştir. Bu anma evi rahibe Teresa'nın doğduğu evin modern bir biçimde yenilenmiş halidir.
Hayırsever Misyonerler'in Kuruluşu
10 Eylül 1946'da Teresa, daha sonra "çağrı içindeki çağrı" olarak tanımladığı şeyi yaşadı; her yıl çıktığı inzivası için Kalküta'dan Darjeeling'deki Loreto Manastırı'na trenle seyahat ediyordu.
"Manastırı terk edip yoksulların arasında yaşarken onlara yardım etmem gerekiyordu. Bu bir emirdi. Başarısız olmak inancı bozmak olurdu."
1948'de yoksullarla misyonerlik çalışmalarına başladı ve geleneksel Loreto kıyafetini mavi kenarlı sade, beyaz pamuklu bir sari ile değiştirdi. Hint vatandaşlığını aldı, Patna'da Kutsal Aile Hastanesi'nde temel tıp eğitimi almak için birkaç ay geçirdi ve ardından gecekondu mahallelerine girdi. Yoksullara ve açlara yardım etmeye başlamadan önce Kalküta'nın Motijhil semtinde bir okul kurdu. Çabaları, dönemin başbakanı da dahil olmak üzere Hint yetkililerin dikkatini hızla çekti. Rahibe Teresa günlüğünde ilk yılının zorluklarla dolu olduğunu yazdı. Geliri olmadığı için yiyecek ve malzeme dilendi ve bu ilk aylarda şüpheye düştü, yalnızlık ve manastır hayatının rahatlığına dönüp kolaya kaçmak isteğine direndi.
Şöyle yazmıştı: "Rabbimiz, Çarmıh'ın Yoksulluğuyla örtülü, özgür bir rahibe olmamı istiyor. Bugün iyi bir ders aldım. Fukaranın yoksulluğu onlar için çok zor olmalı. Bir ev ararken kollarım ve bacaklarım ağrıyana kadar yürüdüm. Onların da bir ev, yiyecek bir şey ve huzur ararken bedenlerinde ve ruhlarında ne kadar acı çektiklerini düşündüm. Sonra, Loreto'nun [eski cemaati] rahatlığı beni cezbetmeye başladı.
"Sadece bir kelime söylemen yeterli ve her şey tekrar senin olacak," diye tekrarlayıp durdu Şeytan. ... Kendi özgür irademle; Tanrım ve sana olan sevgimden dolayı, burada kalmayı ve bana karşı Kutsal İraden ne olursa olsun onu yapmayı arzu ediyorum. Tek bir gözyaşı bile dökmedim."
7 Ekim 1950'de Rahibe Teresa, daha sonra Hayırsever Misyonerler olacak olan piskoposluk cemaati için Vatikan'dan izin aldı. Bizzat kendi sözleriyle, "açlara, çıplaklara, evsizlere, sakatlara, körlere, cüzzamlılara, toplumda istenmeyen, sevilmeyen, önemsenmeyen, topluma yük olan ve herkes tarafından dışlanan tüm insanlara" bakacaktı.
1952'de Rahibe Teresa, Kalküta yetkililerinin de yardımıyla ilk hastanesini açtı. Terk edilmiş bir Hindu tapınağını yoksullar için ücretsiz olan Kalighat Ölmekte Olanlar Evi'ne dönüştürdü ve adını Kalighat, Saf Kalbin Evi (Nirmal Hriday) olarak değiştirdi.
Eve getirilenler tıbbi bakım aldılar ve inançlarına uygun olarak onurlu bir şekilde ölme fırsatı buldular: Müslümanlar Kur'an okuyacak, Hindular Ganj'dan su alacak ve Katolikler son ayinlerini alacaklardı. Rahibe Teresa, "Güzel bir ölüm, hayvan gibi yaşamış insanların melek gibi ölmesidir; sevilmek ve istenmektir" demiştir.
Cüzzam hastaları için bir hastane açtı ve buraya Shanti Nagar (Barış Şehri) adını verdi. Hayırsever Misyonerler, Kalküta genelinde cüzzam yardım klinikleri kurarak ilaç, pansuman ve yiyecek sağladı. Hayırsever Misyonerler giderek artan sayıda evsiz çocuğu himayesine aldı; 1955'te Rahibe Teresa, yetimler ve evsiz gençler için bir sığınak olarak Nirmala Shishu Bhavan'ı, yani Kutsal Kalbin Çocuk Evi'ni açtı.
Cemaat yeni üyeler çekmeye ve bağışlar almaya başlamıştı ve 1960'lara gelindiğinde Hindistan genelinde hastaneler, yetimhaneler ve cüzzam evleri açmıştı. Rahibe Teresa daha sonra cemaati yurtdışına genişletti ve 1965'te beş rahibeyle Venezuela'da bir ev açtı. 1968'de İtalya'da (Roma), Tanzanya'da ve Avusturya'da evler açıldı ve 1970'ler boyunca cemaat Amerika Birleşik Devletleri'nde ve Asya, Afrika ve Avrupa'daki düzinelerce ülkede evler ve vakıflar açtı.
Hayırsever Misyonerler Vakfı 1963'te kuruldu ve 1976'da önce rahibelerin tarikatı kuruldu; Katolikler ve Hristiyan olmayan laikler, Rahibe Teresa'nın yardımcıları, Hasta ve Acı Çeken Yardımcılar bölümüne veya Hayırseverlik Laik Misyonerler bölümüne kaydoldu. Birçok rahibin talebine yanıt olarak, Rahibe Teresa 1981'de Rahipler için Mesih'in Bedeni Hareketi'ni kurdu ve Joseph Langford ile birlikte 1984'te Hayırsever Misyonerler'in mesleki amaçlarını rahipliğin kaynaklarıyla birleştirmek için Hayırsever Misyonerler Pederleri kısmını kurdu. 1997 yılına gelindiğinde, 13 üyeli Kalküta cemaati, dünya çapında yetimhaneler, AIDS bakım evleri ve yardım merkezleri işleten, mültecilere, körlere, engellilere, yaşlılara, alkoliklere, yoksullara, evsizlere ve sel, salgın ve kıtlık mağdurlarına bakan 4.000'den fazla rahibeye ulaşmıştı. 2007 yılına gelindiğinde, Hayırseverlik Misyonerleri dünya çapında yaklaşık 450 erkek ve 5.000 rahibeden oluşuyor ve 120 ülkede 600 misyon, okul ve barınak işletiyordu.
Uluslararası Yardım
Rahibe Teresa şöyle demişti: "Kan ile Arnavut'um. Vatandaşlığım itibarıyla Hintliyim. İnancım itibarıyla Katolik bir rahibeyim. Çağrım itibarıyla dünyaya aitim. Kalbim itibarıyla ise tamamen İsa'nın Kalbine aitim." Akıcı bir şekilde Bengalce, Arnavutça, Sırpça-Hırvatça, İngilizce ve Hintçe konuşabilen rahibe, zaman zaman Hindistan dışına da seyahatler yaptı.
Bunlar arasında 1971'de dört bacı ile birlikte, çatışmalar dönemindeki Belfast'a yaptığı ziyaret de vardı. Kuzey İrlanda Sorunu sebebiyle 1973'te kız kardeşleriyle birlikte şehri aniden terk etti.
1982'de Beyrut Kuşatması'nın en çetin anında, Rahibe Teresa, İsrail Ordusu ve Filistin Kurtuluş Örgütü arasında geçici bir ateşkes sağlayarak cephedeki bir hastanede mahsur kalan 37 çocuğu kurtardı. Kızılhaç çalışanlarıyla birlikte savaş bölgesinin en tehlikeli yerlerinden geçerek hastaneye gitti ve genç hastaları tahliye etti.
1980'lerin sonlarında Komünizmden kurtulan ülkelere de yardım gecikmemişti.
Kürtaj ve boşanmaya karşı duruşuna yönelik eleştirilerden yılmadan düzinelerce projeye başladı: "Kim ne derse desin, bunu gülümseyerek kabul etmeli ve kendi işinizi yapmalısınız." diyordu.
1988 depreminden sonra Ermenistan'ı ziyaret etti ve Sovyet Başbakanı Nikolay Ryzhkov ile görüştü. Rahibe Teresa, Etiyopya'daki açlara, Çernobil'deki radyasyon kurbanlarına ve Ermenistan'daki depremzedelere yardım etmek için seyahat etti.
1991 yılında ilk kez Arnavutluk'a döndü ve Tiran'da Hayırsever Misyonerler Kardeşler Yurdu'nu açtı. 1996 yılına gelindiğinde, Hayırsever Misyonerler 100'den fazla ülkede 517 misyon işletiyordu. Hayırsever Misyonerler'deki rahibe sayısı on ikiden binlere yükseldi ve dünya çapında 450 merkezde "en yoksullara" hizmet etti.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ilk Hayırsever Misyonerler yurdu New York şehrinin Güney Bronx bölgesinde kuruldu ve 1984 yılına gelindiğinde cemaat, ülke genelinde 19 kuruluş işletiyordu.
Son yılları
Rahibe Teresa Ana, 1983 yılında Papa II. John Paul'ü ziyaret ederken Roma'da kalp krizi geçirdi. 1989'da ikinci bir krizin ardından kendisine tıbbi kalp pili takıldı. 1991 yılında Meksika'da geçirdiği zatürre nöbetinin ardından daha fazla kalp sorunu yaşadı. Rahibe Teresa, Hayırsever Misyonerler Tarikatı'nın başından istifa etmeyi teklif etmesine rağmen, cemaatin rahibeleri gizli bir oylamada kalması yönünde oy kullandı ve o da devam etmeyi kabul etti. Nisan 1996'da Rahibe Teresa bir gün yere düşerek köprücük kemiğini kırdı ve dört ay sonra sıtma ve kalp yetmezliği geçirdi.
Kalp ameliyatı geçirmesine rağmen, sağlığı açıkça kötüleşiyordu. Kalküta Başpiskoposu Henry Sebastian D'Souza'ya göre, ilk kez kalp sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldığında, şeytanın saldırısı altında olabileceğini düşündüğü için (onun izniyle) bir rahibe şeytan çıkarma ayini yaptırdı. 13 Mart 1997'de Rahibe Teresa Ana, Hayırsever Misyonerler'in başkanlığından istifa etti. Aynı yıl 5 Eylül'de vefat etti.
Naaşı, cenazesinden önce bir hafta boyunca Kalküta'daki St. Thomas Kilisesi'nde açık bir tabutta bekletildi. Ülkedeki tüm dinlerden yoksullara yaptığı hizmetlerden dolayı Hindistan hükûmeti tarafından devlet cenaze töreni düzenlendi.
Papa'nın temsilcisi olan Kardinal Devlet Sekreteri Angelo Sodano, törende vaaz verdi. Rahibe Teresa'nın ölümü, hem laik hem de dini topluluklarda yasla karşılandı. Pakistan Başbakanı Nawaz Sharif onu "daha yüksek amaçlar için uzun süre yaşamış nadir ve eşsiz bir birey" olarak nitelendirdi. Yoksulların, hastaların ve engellilerin bakımına olan ömür boyu bağlılığı, insanlığımıza hizmetin en yüksek örneklerinden biriydi. Eski BM Genel Sekreteri Javier Pérez de Cuéllar'a göre, "O, Birleşmiş Milletler'dir. O, dünyadaki barıştır."
Mucizeleri ve azize ilan edilmesi
4 Eylül 2016'da Vatikan'ın Aziz Petrus Meydanı'nda düzenlenen tören ile Papa Franciscus tarafından azize mertebesine yükseltildi. Rahibe Teresa'nın iki hastayı iyileştirmesi, aziz/azize olabilmek için gerekli olan iki mucize olarak kabul edildi.
Hakkındaki eleştiriler
Rahibe Teresa ve faaliyetleri, Teresa ölmeden önce ve öldükten sonra eleştirilmiştir. Fakirlerin istismarını meşrulaştırmak, Hristiyan olmayan topraklarda Hristiyanlığı yaymak, Üçüncü dünya ülkelerinin aşağılanmalarını sürekli kılmak, erkekler tarafından kadınların boyun eğmesini normal olarak sunmak ve Hristiyan tarikatlara üye toplamak yapılan eleştiriler arasındaydı.
Christopher Hitchens'e göre Rahibe Teresa'nın hemşireleri, hayatını kaybetmekte olan insanları dini inançları arasında fark gözetmeden, kişiden onay almadan vaftiz ediyordu.
Germaine Greer tarafından "din emperyalisti" olarak ifade edilmiştir.
[Only Registered Users Can See Links] edal_of_Freedom_at_a_White_House_Ceremony_in_the_R ose_Garden_-_DPLA_-_1321c7b194e7e893127ef14b2f7c565c.jpg/960px-President_Reagan_Presents_Mother_Teresa_with_the_M edal_of_Freedom_at_a_White_House_Ceremony_in_the_R ose_Garden_-_DPLA_-_1321c7b194e7e893127ef14b2f7c565c.jpg?utm_source=t r.wikipedia.org&utm_campaign=imageinfo&utm_content=thumbnail
Başkan Ronald Reagan tarafından, Rahibe Teresa'ya verilen madalya, 20 Ocak 1985.
Kaynak ([Only Registered Users Can See Links])
O zamanlar Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası olan Üsküp'te doğdu, dindar bir Katolik ailede büyüdü. 18 yaşında Loreto Rahibeleri'ne katılmak için İrlanda'ya, daha sonra da hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği ve misyonerlik çalışmalarını yürüttüğü Hindistan'a taşındı. 4 Eylül 2016'da Katolik Kilisesi tarafından Kalküta'nın Azizesi Teresa olarak azize ilan edildi. Öldüğü gün olan 5 Eylül, artık onun yortu günü olarak kutlanmaktadır.
1950'de Rahibe Teresa, başlangıçta Kalküta'nın gecekondu mahallelerindeki "en yoksullara" hizmet etmeye adanmış bir dini cemaat olan Hayırsever Misyonerler'i kurdu. Yıllar sonra cemaat, 2012 itibarıyla 133'ten fazla ülkede faaliyet gösterecek şekilde büyüdü ve 4.500'den fazla rahibe, HIV/AIDS, cüzzam ve tüberküloz hastaları için barınma hizmetlerinin yanı sıra aşevleri, dispanserler, seyyar klinikler, yetimhaneler ve okullar işletiyor. Tarikat üyeleri iffet, yoksulluk ve itaat yemini ederler ve ayrıca dördüncü bir yemin daha ederler ki şöyledir: "en yoksullara; gönülden, ücretsiz hizmet vermek."
Teresa Ana, 1962 Ramon Magsaysay Barış Ödülü ve 1979 Nobel Barış Ödülü de dahil olmak üzere birçok ödüle layık görüldü. Hayatı ve çalışmaları kitaplara, belgesellere ve filmlere ilham kaynağı oldu. Navin Chawla tarafından yazılan yetkili biyografisi 1992'de yayınlandı ve 6 Eylül 2017'de Aziz Francis Xavier ile birlikte Kalküta Roma Katolik Başpiskoposluğu'nun eş hamisi olarak atandı.
İlk yılları
Gonca Boyacı, Hindistan Diplomatik pasaportunda yazan bilgilere göre 1910 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun Kosova Vilayeti'ne bağlı Üsküp şehrinde doğdu. Babası; Nikolas Boyacı bir Ulah idi. Annesi; Dranafile Bernai Venedik taraflarından gelmiştir. Gonca, üç kardeşten en küçük olanıydı. Ailesi köylü değil, seçkin bir zümredendi.
Geniş bir bahçe ile çeşitli meyve ağaçlarıyla çevrili büyük bir konakta yaşıyorlardı. Evde iki çocuk daha vardı; en büyük kardeşi Age, 1904 doğumludur. Ortanca kardeşi Lazar, 1907 doğumludur. Babaları Nikolas, hem bir müteahhitti hem de şehir meclisinde söz sahibi biriydi. Arnavutçanın yanı sıra; Sırpça ve Türkçe de bilmekteydi. Bazı kaynaklara göre, siyasetle fazla alakadardı ve bölgede çoğunluk olan Sırpların hedefindeydi. Nitekim, babası o dokuz yaşındayken öldü.
Joan Graff Clucas'ın biyografisine göre, Agnes, daha 12 yaşındayken misyonerlerin yaşamları ve Bengal'deki hizmetleriyle ilgili hikâyelerden etkileniyordu. Dini hayata kendini adaması gerektiğine iyiden iyiye ikna olmuştu.
Kararlılığı, sık sık hac ziyaretlerine gittiği Vitina-Letnice'deki Siyah Meryem tapınağında dua ederken 15 Ağustos 1928'de daha da güçlendi.
Anjezë (Agnes), misyoner olmak amacıyla 1928'de 18 yaşında evden ayrılarak İrlanda Rathfarnham'da bulunan Loreto Manastırı'ndaki Loreto Rahibeleri'ne katıldı; İngilizce, Hindistan'daki Loreto Rahibeleri'nin eğitim diliydi. Annesini ve kız kardeşini bir daha göremedi.
Ailesi 1934'e kadar Üsküp'te yaşadı, ardından Tiran'a taşındılar. Komünist lider Enver Hoxha'nın yönetimi sırasında, Vatikan'ın tehlikeli bir ajanı olarak kabul edildi.
Birçok ülkenin onun adına talepte bulunmasına rağmen, ailesini görme şansı verilmedi. Annesiyle kız kardeşini görme fırsatı tanınmadı. Her ikisi de Hoxha'nın yönetimi sırasında öldü ve Anjezë'nin kendisi ancak komünist rejimin çöküşünden beş yıl sonra Arnavutluk'u ziyaret edebildi. Dom Lush Gjergji, "Annemiz Teresa" adlı kitabında, binadan ayrılırken ağladığı elçiliğe yaptığı gezilerden birini şöyle anlatıyor:
"Sevgili Tanrım, acı çekmem gerektiğini anlayabiliyorum ve kabul edebiliyorum, ama (Teresa) anamızın neden acı çekmek zorunda olduğunu anlamak ve kabul etmek çok zor. Yaşlılığında, bizi son bir kez görmek dışında başka bir dileği yok."
1929'da Hindistan'a geldi ve aşağı Himalayalar'daki Darjeeling'de rahibelik eğitimine başladı, burada Bengal dilini öğrendi ve manastırının yakınındaki Azize Teresa Okulu'nda ders verdi. İlk dini yeminlerini 24 Mayıs 1931'de etti.
Misyonerlerin koruyucu azizesi Thérèse de Lisieux'ün adını seçti; ancak manastırdaki bir rahibe zaten bu adı almıştı, bu yüzden İspanyolca yazılışı olan Teresa'yı tercih etti. Teresa, 14 Mayıs 1937'de, Kalküta'nın doğusunda Entally'deki Loreto Manastır Okulunda öğretmenlik yaparken, Loreto geleneğinin bir parçası olarak 'Ana' unvanını alarak ciddi yeminlerini etti.
Yaklaşık yirmi yıl boyunca orada hizmet etti ve 1944'te başöğretmen olarak atandı. Rahibe Teresa okulda ders vermekten zevk alsa da, Kalküta ilinde çevresindeki yoksulluk onu giderek daha çok rahatsız ediyordu. 1943 Bengal Kıtlığı şehre sefalet ve ölüm getirdi ve Ağustos 1946 Doğrudan Eylem Günü, Müslüman-Hindu şiddetinin başladığı bir dönemdi.
1946'da trenle Darjeeling'e yaptığı bir ziyaret sırasında Rahibe Teresa, iç vicdanının kendisini Hindistan'ın yoksullarına İsa adına hizmet etmeye çağırdığını hissetti. Okuldan ayrılmak için izin istedi ve aldı. 1950'de Hayırsever Misyonerleri Cemiyetini kurdu ve tarikatın kıyafeti olarak iki mavi kenarlı beyaz bir sari seçti.
İrlanda, Dublin'deki Loreto Bacıları'na katıldı. Teresa adını bu dönemde aldı. Kalküta'da St. Mary's Lisesi'nde coğrafya ve temel Hristiyanlık bilgisi dersleri verdi. 1944'te aynı liseye müdire olarak atandı.
1980 yılında Üsküp şehrine yaptığı bir ziyareti sırasında bir Arnavut, bir Makedon ya da bir Sırp olup olmadığı sorusu üzerine "ben kendimi Üsküp'ün bir vatandaşı hissediyorum, doğduğum şehir burası. Ancak ben dünyaya aitim." şeklinde yanıt vermiştir. Üsküp'te rahibe Teresa adına 26 Ağustos 2010'da yüzüncü yaş gününde bir anma evi inşa edilmiştir. Bu anma evi rahibe Teresa'nın doğduğu evin modern bir biçimde yenilenmiş halidir.
Hayırsever Misyonerler'in Kuruluşu
10 Eylül 1946'da Teresa, daha sonra "çağrı içindeki çağrı" olarak tanımladığı şeyi yaşadı; her yıl çıktığı inzivası için Kalküta'dan Darjeeling'deki Loreto Manastırı'na trenle seyahat ediyordu.
"Manastırı terk edip yoksulların arasında yaşarken onlara yardım etmem gerekiyordu. Bu bir emirdi. Başarısız olmak inancı bozmak olurdu."
1948'de yoksullarla misyonerlik çalışmalarına başladı ve geleneksel Loreto kıyafetini mavi kenarlı sade, beyaz pamuklu bir sari ile değiştirdi. Hint vatandaşlığını aldı, Patna'da Kutsal Aile Hastanesi'nde temel tıp eğitimi almak için birkaç ay geçirdi ve ardından gecekondu mahallelerine girdi. Yoksullara ve açlara yardım etmeye başlamadan önce Kalküta'nın Motijhil semtinde bir okul kurdu. Çabaları, dönemin başbakanı da dahil olmak üzere Hint yetkililerin dikkatini hızla çekti. Rahibe Teresa günlüğünde ilk yılının zorluklarla dolu olduğunu yazdı. Geliri olmadığı için yiyecek ve malzeme dilendi ve bu ilk aylarda şüpheye düştü, yalnızlık ve manastır hayatının rahatlığına dönüp kolaya kaçmak isteğine direndi.
Şöyle yazmıştı: "Rabbimiz, Çarmıh'ın Yoksulluğuyla örtülü, özgür bir rahibe olmamı istiyor. Bugün iyi bir ders aldım. Fukaranın yoksulluğu onlar için çok zor olmalı. Bir ev ararken kollarım ve bacaklarım ağrıyana kadar yürüdüm. Onların da bir ev, yiyecek bir şey ve huzur ararken bedenlerinde ve ruhlarında ne kadar acı çektiklerini düşündüm. Sonra, Loreto'nun [eski cemaati] rahatlığı beni cezbetmeye başladı.
"Sadece bir kelime söylemen yeterli ve her şey tekrar senin olacak," diye tekrarlayıp durdu Şeytan. ... Kendi özgür irademle; Tanrım ve sana olan sevgimden dolayı, burada kalmayı ve bana karşı Kutsal İraden ne olursa olsun onu yapmayı arzu ediyorum. Tek bir gözyaşı bile dökmedim."
7 Ekim 1950'de Rahibe Teresa, daha sonra Hayırsever Misyonerler olacak olan piskoposluk cemaati için Vatikan'dan izin aldı. Bizzat kendi sözleriyle, "açlara, çıplaklara, evsizlere, sakatlara, körlere, cüzzamlılara, toplumda istenmeyen, sevilmeyen, önemsenmeyen, topluma yük olan ve herkes tarafından dışlanan tüm insanlara" bakacaktı.
1952'de Rahibe Teresa, Kalküta yetkililerinin de yardımıyla ilk hastanesini açtı. Terk edilmiş bir Hindu tapınağını yoksullar için ücretsiz olan Kalighat Ölmekte Olanlar Evi'ne dönüştürdü ve adını Kalighat, Saf Kalbin Evi (Nirmal Hriday) olarak değiştirdi.
Eve getirilenler tıbbi bakım aldılar ve inançlarına uygun olarak onurlu bir şekilde ölme fırsatı buldular: Müslümanlar Kur'an okuyacak, Hindular Ganj'dan su alacak ve Katolikler son ayinlerini alacaklardı. Rahibe Teresa, "Güzel bir ölüm, hayvan gibi yaşamış insanların melek gibi ölmesidir; sevilmek ve istenmektir" demiştir.
Cüzzam hastaları için bir hastane açtı ve buraya Shanti Nagar (Barış Şehri) adını verdi. Hayırsever Misyonerler, Kalküta genelinde cüzzam yardım klinikleri kurarak ilaç, pansuman ve yiyecek sağladı. Hayırsever Misyonerler giderek artan sayıda evsiz çocuğu himayesine aldı; 1955'te Rahibe Teresa, yetimler ve evsiz gençler için bir sığınak olarak Nirmala Shishu Bhavan'ı, yani Kutsal Kalbin Çocuk Evi'ni açtı.
Cemaat yeni üyeler çekmeye ve bağışlar almaya başlamıştı ve 1960'lara gelindiğinde Hindistan genelinde hastaneler, yetimhaneler ve cüzzam evleri açmıştı. Rahibe Teresa daha sonra cemaati yurtdışına genişletti ve 1965'te beş rahibeyle Venezuela'da bir ev açtı. 1968'de İtalya'da (Roma), Tanzanya'da ve Avusturya'da evler açıldı ve 1970'ler boyunca cemaat Amerika Birleşik Devletleri'nde ve Asya, Afrika ve Avrupa'daki düzinelerce ülkede evler ve vakıflar açtı.
Hayırsever Misyonerler Vakfı 1963'te kuruldu ve 1976'da önce rahibelerin tarikatı kuruldu; Katolikler ve Hristiyan olmayan laikler, Rahibe Teresa'nın yardımcıları, Hasta ve Acı Çeken Yardımcılar bölümüne veya Hayırseverlik Laik Misyonerler bölümüne kaydoldu. Birçok rahibin talebine yanıt olarak, Rahibe Teresa 1981'de Rahipler için Mesih'in Bedeni Hareketi'ni kurdu ve Joseph Langford ile birlikte 1984'te Hayırsever Misyonerler'in mesleki amaçlarını rahipliğin kaynaklarıyla birleştirmek için Hayırsever Misyonerler Pederleri kısmını kurdu. 1997 yılına gelindiğinde, 13 üyeli Kalküta cemaati, dünya çapında yetimhaneler, AIDS bakım evleri ve yardım merkezleri işleten, mültecilere, körlere, engellilere, yaşlılara, alkoliklere, yoksullara, evsizlere ve sel, salgın ve kıtlık mağdurlarına bakan 4.000'den fazla rahibeye ulaşmıştı. 2007 yılına gelindiğinde, Hayırseverlik Misyonerleri dünya çapında yaklaşık 450 erkek ve 5.000 rahibeden oluşuyor ve 120 ülkede 600 misyon, okul ve barınak işletiyordu.
Uluslararası Yardım
Rahibe Teresa şöyle demişti: "Kan ile Arnavut'um. Vatandaşlığım itibarıyla Hintliyim. İnancım itibarıyla Katolik bir rahibeyim. Çağrım itibarıyla dünyaya aitim. Kalbim itibarıyla ise tamamen İsa'nın Kalbine aitim." Akıcı bir şekilde Bengalce, Arnavutça, Sırpça-Hırvatça, İngilizce ve Hintçe konuşabilen rahibe, zaman zaman Hindistan dışına da seyahatler yaptı.
Bunlar arasında 1971'de dört bacı ile birlikte, çatışmalar dönemindeki Belfast'a yaptığı ziyaret de vardı. Kuzey İrlanda Sorunu sebebiyle 1973'te kız kardeşleriyle birlikte şehri aniden terk etti.
1982'de Beyrut Kuşatması'nın en çetin anında, Rahibe Teresa, İsrail Ordusu ve Filistin Kurtuluş Örgütü arasında geçici bir ateşkes sağlayarak cephedeki bir hastanede mahsur kalan 37 çocuğu kurtardı. Kızılhaç çalışanlarıyla birlikte savaş bölgesinin en tehlikeli yerlerinden geçerek hastaneye gitti ve genç hastaları tahliye etti.
1980'lerin sonlarında Komünizmden kurtulan ülkelere de yardım gecikmemişti.
Kürtaj ve boşanmaya karşı duruşuna yönelik eleştirilerden yılmadan düzinelerce projeye başladı: "Kim ne derse desin, bunu gülümseyerek kabul etmeli ve kendi işinizi yapmalısınız." diyordu.
1988 depreminden sonra Ermenistan'ı ziyaret etti ve Sovyet Başbakanı Nikolay Ryzhkov ile görüştü. Rahibe Teresa, Etiyopya'daki açlara, Çernobil'deki radyasyon kurbanlarına ve Ermenistan'daki depremzedelere yardım etmek için seyahat etti.
1991 yılında ilk kez Arnavutluk'a döndü ve Tiran'da Hayırsever Misyonerler Kardeşler Yurdu'nu açtı. 1996 yılına gelindiğinde, Hayırsever Misyonerler 100'den fazla ülkede 517 misyon işletiyordu. Hayırsever Misyonerler'deki rahibe sayısı on ikiden binlere yükseldi ve dünya çapında 450 merkezde "en yoksullara" hizmet etti.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ilk Hayırsever Misyonerler yurdu New York şehrinin Güney Bronx bölgesinde kuruldu ve 1984 yılına gelindiğinde cemaat, ülke genelinde 19 kuruluş işletiyordu.
Son yılları
Rahibe Teresa Ana, 1983 yılında Papa II. John Paul'ü ziyaret ederken Roma'da kalp krizi geçirdi. 1989'da ikinci bir krizin ardından kendisine tıbbi kalp pili takıldı. 1991 yılında Meksika'da geçirdiği zatürre nöbetinin ardından daha fazla kalp sorunu yaşadı. Rahibe Teresa, Hayırsever Misyonerler Tarikatı'nın başından istifa etmeyi teklif etmesine rağmen, cemaatin rahibeleri gizli bir oylamada kalması yönünde oy kullandı ve o da devam etmeyi kabul etti. Nisan 1996'da Rahibe Teresa bir gün yere düşerek köprücük kemiğini kırdı ve dört ay sonra sıtma ve kalp yetmezliği geçirdi.
Kalp ameliyatı geçirmesine rağmen, sağlığı açıkça kötüleşiyordu. Kalküta Başpiskoposu Henry Sebastian D'Souza'ya göre, ilk kez kalp sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldığında, şeytanın saldırısı altında olabileceğini düşündüğü için (onun izniyle) bir rahibe şeytan çıkarma ayini yaptırdı. 13 Mart 1997'de Rahibe Teresa Ana, Hayırsever Misyonerler'in başkanlığından istifa etti. Aynı yıl 5 Eylül'de vefat etti.
Naaşı, cenazesinden önce bir hafta boyunca Kalküta'daki St. Thomas Kilisesi'nde açık bir tabutta bekletildi. Ülkedeki tüm dinlerden yoksullara yaptığı hizmetlerden dolayı Hindistan hükûmeti tarafından devlet cenaze töreni düzenlendi.
Papa'nın temsilcisi olan Kardinal Devlet Sekreteri Angelo Sodano, törende vaaz verdi. Rahibe Teresa'nın ölümü, hem laik hem de dini topluluklarda yasla karşılandı. Pakistan Başbakanı Nawaz Sharif onu "daha yüksek amaçlar için uzun süre yaşamış nadir ve eşsiz bir birey" olarak nitelendirdi. Yoksulların, hastaların ve engellilerin bakımına olan ömür boyu bağlılığı, insanlığımıza hizmetin en yüksek örneklerinden biriydi. Eski BM Genel Sekreteri Javier Pérez de Cuéllar'a göre, "O, Birleşmiş Milletler'dir. O, dünyadaki barıştır."
Mucizeleri ve azize ilan edilmesi
4 Eylül 2016'da Vatikan'ın Aziz Petrus Meydanı'nda düzenlenen tören ile Papa Franciscus tarafından azize mertebesine yükseltildi. Rahibe Teresa'nın iki hastayı iyileştirmesi, aziz/azize olabilmek için gerekli olan iki mucize olarak kabul edildi.
Hakkındaki eleştiriler
Rahibe Teresa ve faaliyetleri, Teresa ölmeden önce ve öldükten sonra eleştirilmiştir. Fakirlerin istismarını meşrulaştırmak, Hristiyan olmayan topraklarda Hristiyanlığı yaymak, Üçüncü dünya ülkelerinin aşağılanmalarını sürekli kılmak, erkekler tarafından kadınların boyun eğmesini normal olarak sunmak ve Hristiyan tarikatlara üye toplamak yapılan eleştiriler arasındaydı.
Christopher Hitchens'e göre Rahibe Teresa'nın hemşireleri, hayatını kaybetmekte olan insanları dini inançları arasında fark gözetmeden, kişiden onay almadan vaftiz ediyordu.
Germaine Greer tarafından "din emperyalisti" olarak ifade edilmiştir.
[Only Registered Users Can See Links] edal_of_Freedom_at_a_White_House_Ceremony_in_the_R ose_Garden_-_DPLA_-_1321c7b194e7e893127ef14b2f7c565c.jpg/960px-President_Reagan_Presents_Mother_Teresa_with_the_M edal_of_Freedom_at_a_White_House_Ceremony_in_the_R ose_Garden_-_DPLA_-_1321c7b194e7e893127ef14b2f7c565c.jpg?utm_source=t r.wikipedia.org&utm_campaign=imageinfo&utm_content=thumbnail
Başkan Ronald Reagan tarafından, Rahibe Teresa'ya verilen madalya, 20 Ocak 1985.
Kaynak ([Only Registered Users Can See Links])