PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ölümden sonra bedenler ne olacak? Dirilişle ilgili akıllara takılanlar...


Umran
09 Mayıs 2026, 22:00
Arkadaşlar, bu "Öteki Dünya" kategorisindeki konular beni bayağı düşündürdü. Özellikle ölümden sonra bedenimizin ne olacağı konusu kafamda dönüp duruyor. Yani, kıyamet kopunca, herkes yeniden dirilecek deniyor ya... Ama bu bedenler, çürüyen, toprağa karışan, hatta belki de başka canlılara karışan bedenler nasıl yeniden bir araya gelecek?

Bunu sadece dini metinlere dayanarak değil de, biraz daha mantıksal boyutta da düşünmek istiyorum. Belki bilimsel bir açıklaması vardır bu dirilişin, ya da bizim henüz anlayamadığımız bir süreç işliyordur.

Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Bedenimizin yeniden oluşmasıyla ilgili akıllarınıza takılan, merak ettiğiniz neler var? Hadi biraz beyin fırtınası yapalım, bu konuyu derinlemesine konuşalım.

Leydihan
09 Mayıs 2026, 23:47
Fizik kurallarında beden maddedir ve madde yok olmaz toprağa karışır; şekil değiştirerek tekrar doğaya döner.. Öldükten sonra dirilme bilimin değil ilahi dinlerin konusudur..

Matsuro
10 Mayıs 2026, 00:00
Kesinlikle haklısın, bu konu hem fiziksel hem de manevi boyutlarıyla insanı düşündürüyor. Bilimsel olarak madde yok olmaz ama şekil değiştirir, evet. Ama dirilişin tam olarak nasıl olacağını açıklamak şu anki bilgimizle pek mümkün değil gibi. İlahi dinlerin bunu açıklama biçimi de hepimizin malumu. Belki de bizim "anlayamadığımız" bir enerji veya prensip devreye giriyordur, kim bilir. Ben de bu konuda senin gibi farklı bakış açılarını merak ediyorum.

Nemo Personne
10 Mayıs 2026, 02:58
Efendim fikir sormuşsunuz. Kendi fikrimi söylemeden bu konu üzerinde saatlerce konuşabiliirim.. Öncelikle kıyamet kelimesinden ve kökünden biraz bahsedeyim kıyam temel olarak dirilme anlamına gelir.. Yani herkesin o malum günde -ki bu milyarlarca insan yapar- denilene göre yeniden bedenlenerek hesap verdiği zamana tekabül eder... Teorik olarak bunu mümkün görmüyorum.. Bu bana göre teolojik bir yanılgıdır. Nasıl bir şey hayal ediliyor bilmiyorum yalnız 8,5 milyar insan yok olmamışken, insan nesli tükenmemişken birden 10 milyarlarca insanın dirilip hepsinin -ki bahsettiğim 8,5 milyar insanın tekamülünü tamamlamadığı için hesaba çekilmesi teorik olrak mümkün değil- yarılanması pek olasıs görünmüyor.. Bu işin masal kısmı sanırım.. İnce bir ayrım var aslında.. Kıyamet aynı zamanda insan neslinin yok olması ve herkesin dirilmesi olarak da algılanabilir.. Burada asıl mesele şu ki insan neslini tümden yok edecek bir senaryo mümkün değil.. En yakın iki olasılığa bakalım.. Biri süper volkan patlaması ... Böyle bir senaryo yanlış hatırlamıyorsam 2.1 milyon yılda 3 kere yaşanmış.. Yellowstone kalderası patlayacak olsa -ki bu da 700.000 yılda bir olacak bir şey gibi duruyor istatistiksel olarak- bilim insanlarına göre nesli tüketecek kadar büyük bir etki yaratmaz.. Arta kalanlar mutlaka olacaktır.. Bu da dünya nüfusunun dünyanın tüm bölgelerine yayılmasıyla ilgili bir durum..İkincisi...Büyük asteroid çarpması insanlığın sonunu getirir mi? Evet .. Teknik olarak mümkün.. Lakin en son büyük astreoid çarpması bundan 66 milyon yıl önce olmuş.. Başta dinozorlar olmaka üzere türlerin %75'nin yok olduğu tahmin ediliyor.. Bunu da şöyle bir imkansızlığı var.. Olası bir çarğışma kaç milyon sonra olur? Çarpan asteroidin çapı ne olur? ve en önemlisi bilim bunu engelleyemez mi?? Son verilere göre öyle yörüngesel bir tehdit görünmüyor.. Kaldı ki 2022 yılında çarpma ihtimali olan bir asteroidin yönünü yörüngesini bilim insanları değiştirdi.. Bunu her zaman yapacak gerekli bilimsel gücüc var insanlığın... Anlayacağını kıyamet çok olası bir durum değil.. Bazız insanlara göre tabii.. Bana kalısa da her insanın kıyameti farklı...“Kıyamet zaten doğa yasalarının içinde gerçekleşecek bir olay değildir.” diyebilirsiniz saygı duyarım.. Ben sadece o an hayatta olacak 8-10 milyar insanın hakkını savunmakla meşgulüm : ))) bu arada.. “Eğer kıyamet fiziksel değilse, hangi tür bir ‘düzen değişimini’ temsil ediyor olabilir?”

Efendim bir sonraki aşama reenkarnasyon.. Yani yeniden bedenlenme.. Ben batıni bir fırkaya mesubum itikad olarak dolayısıyla benim inanışımda reenkarnasyon var zaten lakin benim mesup olduğum itikadta dünayda iyi şeyler yaparsan ödül olarak yeniden bedenlenince iyi bir hayatın olur.. kötüysen aşağı biri olarak yani ceza olarak bedenlenme alırsın.. Ancak süreci böyle görmeyenlerde var.. Onlara göre fizik beden ölür... Bilinç bir değerlendirme aşamasına gelir.. Ruh, rehber varlıklarla birlikte son yaşamını inceler. hayatımızda eksik kalan deneyimler belirlenir. Yeni yaşam için bir plan yapılır. Ruh, uygun koşullara sahip bir bedenle yeniden dünyaya gelir.. Burada ödül ceza yoktur.. Sadece bir önceki hayatımızda eksik olan, beceremediğimiz, tamamlayamadığımız şeyleri deneyimlemek, onlar üstüne çalışmak için yeniden dünyaya geliriz.. Bunu kavrarsak yaşam amacımız netleşir.. Yaşadıklarımızdan, olaylardan, karşılaştığımız insanlardan geçmiş bedenlememizi okuyabilir şimdiki amacımızı bu dünyaya geliş sebebimizi anlayabiliriz... Bedene gelince, beden artıktır.. Bu dünyada, bu yaşamda kullandığımız avatarımızdır.. Geçicidir.. Yeniden bedenlenince her şey farklı olacak.. Unuttuğumuz eski yaşamamızı keşfedip ona bugünküyle ışık tutmak bizi bize biraz daha yakınlaştırcak.. ama sadece ruhani olarak..eski beden gübre olacak muhtemelen... Burada şöyle temel bir sorun çıkıyor.. Eğer önceki yaşamlarımızı hatırlamıyorsak, o deneyim gerçekten “bizim” deneyimimiz sayılır mı? ... Bu uzun yıllardır reenkarnasyon fikrinin en zayıf noktası olarak lanse edildi.. Lakin ben öyle düşünmüyorum.. İşin sihri orada bence KArşılaştığımız insan tiplerinden, yaşadığımız olaylardan, duygulardan, nüanslardan geçmiş hayatımızda nasıl bir insan olduğumuzu analiz edebilir.. bugünkü avatarımızla rehberimizle ne anlaşma yaptığımızı ve bu hayatta ne çalıştığımızı bilebiliriz.. Ben bu yaşa geldim yeni yeni farkına varıyorum geliş amacımın.. Bu da bizi süreç içinde tekamüle götürüyor.. Ruhsal tekamül.. Bu arada her şeyi frekansla da açıklayabiliriz.. Göğe yükselmiyoruz.. Frekansımız değişiyor..

Neyse ben kaçar..Çok konuştum..