Oturum Aç

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mahmud Derviş’in Edward Said’e ithaf ettiği şiiri.


Penelope
28 Nisan 2026, 12:50
[Only Registered Users Can See Links]

Her mısra üzerinde durup düşünülmesi gerekiyor..

…
[Ben yahut o değil
Ama bir okur soracak
felaket zamanında şiirin bize ne söylediğini]

Kan,
kan,
ve kan ülkende,

benim adımda ve senin adında, badem çiçeğinde,
muz kabuğunda, bebeğin sütünde, ışıkta ve gölgede,
buğday tanesinde, buğday kutusunda /
Usta nişancılar vuruyor hedeflerini kusursuzca
Kan için,
kan için,
ve kan için..
Bu toprak kurbanlar gibi kıyametin eşiğinde duran çocuklarının kanından daha küçük...
Bu toprak mübarek mi gerçekten yoksa vaftiz mi edilmiş
kanla,
kanla,
ve kanla

Ne dualar kurutabilir onu ne kum.
Kutsal kitabın sayfalarındaki adalet
şehitlerin bulutların üzerinde yürüme özgürlüğüyle sevinmelerine yetmiyor.
Gündüz kan. Karanlıkta kan. Sözde kan.
…
Gökyüzü olmayan bir dünyada, yeryüzü dönüşür bir uçuruma.
Şiir ise bir teselli hediyesi
ve güney yahut kuzey rüzgarlarının sıfatlarından biri.
Anlatma kameranın gördüğünü yaralarında.
Bağır duymak için kendini, bağır bilmek için hâlâ yaşadığını
ve hayatın bu toprakta mümkün olduğunu.
Ardından bir umut icat et söze, bir yön yahut umudu uzatan bir serap bul,
ve şarkı söyle çünkü güzellik özgürlüktür /
Diyorum ki: Yalnızca zıddı olan ölümle tanımlanabilen bir hayat... hayat değildir
…
Dedi: Senden önce ölürsem
imkansızı vasiyet ediyorum sana!
Sordum: Uzak mı imkansız?
Dedi: Bir nesil ötede
Sordum: Ya senden önce ben ölürsem?
Dedi: Başsağlığı dilerim Celile’nin dağlarına
ve yazarım: “Güzellik, uygun olana ulaşmaktan başka bir şey değildir.”
Ve şimdi, unutma: Ölürsem senden önce
imkansızı vasiyet ediyorum sana
…
Bir kartal veda ediyor zirvesine
ta yükseklerden,
Çünkü Olimpos’ta ve zirvelerde yaşamak
usanmaya sebep oluyor

Elveda,
Elveda elemin şiirine!

Şiir: Mahmud Derviş
Tercüme: Emre Özen

[Only Registered Users Can See Links]

Sürmenaj
02 Mayıs 2026, 14:08
Mahmud Derviş ve Edward Said, Filistin davasının kültürel ve entelektüel alandaki en önemli iki ismidir; Derviş, Said'in ölümü üzerine (2003) ona veda niteliğinde duygusal bir şiir yazmıştır. Bu şiir, "Neresinden Başlasam" başlığıyla anılır ve iki dostun Filistin özlemini, sürgün deneyimini ve edebiyatı harmanlar.

Dostluk ve Veda: Derviş, Said'i "Filistin'in en görkemli, en zeki şairi" olarak nitelendirmiştir. İkili, Oslo Anlaşması'nı Filistin'in ölümü olarak gören ortak bir siyasi duruşa sahipti.

Mahmud Derviş - Edward Said Şiiri: Şiirde Derviş, Said'in entelektüel duruşunu ve Filistinli olma kimliğini yüceltirken, ölüme meydan okuyan bir dil kullanır.

Ortak Vatan: Edward Said, Derviş'in şiirlerinde vatanın yeniden inşa edildiğini vurgulamıştır.

Edward Said, Derviş'in eserlerinde şahsi ile kamusal alanın gerilimli bir ilişki içinde olduğunu ve bu durumun şiirin gücünü oluşturduğunu analiz etmiştir.

Google da kimdir bu kişiler diye arattım AI açıklama yaptı.
Sosyal medyada şöyle bir yazıya da denk geldim

Edward Said ve Mahmud Derviş. Bu iki güzel adam ömürleri boyunca yersiz yurtsuz yaşadılar. Filistin’in dünyadaki kültür elçileri oldular. Derviş Arafat’ın BM konuşmasını Arapça olarak kaleme alırken Said İngilizcesini hazırlıyordu. Mahmud Derviş Said’e adanmış şiirler yazdı. Mahmud Derviş Said’in “Entellektüel” kitabında anlattığı o hesapsız kitapsız adamlardandı . Her ikisi de Oslo anlaşmasını Filistin’in ölümü diyerek reddedip Arafat’a rest çektiler. İsmet Özel’in dediği gibi şair ve entellektüel sezgisi ve düşüncesi politikacının önündedir. Zaman onları haklı çıkardı. İkisine de rahmet ve sevgiyle.

Edward Said’e:

Oradanım ben ve hem buralı
Hayır hayır oralı değilim ben
Burdan da değil
İki ismim var, bir kavuşup bir ayrılan
İki lisanım
Unuttum hangisiyle görür idim düşlerimi

M.Derviş- ZE