PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hakikati savunmanın yolu, susturmak değil; anlamaktır.


Penelope
11 Nisan 2026, 11:58
[Only Registered Users Can See Links]


Bir gün İbn Rüşd, Endülüs’te kadılık yaptığı dönemde oldukça ilginç bir davayla karşılaştı.

Mahkemeye getirilen bir adam, halkın önünde “felsefe insanı dinden uzaklaştırır” dediği için şikâyet edilmişti. İnsanlar öfkeliydi. Ona ağır bir ceza verilmesini istiyorlardı.

İbn Rüşd adamı dinledi.
Sonra kalabalığa döndü ve sakin bir sesle sordu:

“Bu adamın söylediklerini anlamak için ne yaptınız?”

Herkes şaşırdı.
İçlerinden biri cevap verdi:
“Onun sözleri açık! Felsefe zararlıdır diyor.”

İbn Rüşd başını salladı.
Sonra şöyle dedi:

“Bir sözün doğru ya da yanlış olduğuna hükmetmek için önce onu anlamak gerekir. Anlamadan verilen hüküm, adalet değil öfkedir.”

Mahkemedeki sessizlik derinleşti.

İbn Rüşd devam etti:
“Eğer felsefe gerçekten hakikati arıyorsa, o zaman hakikat ile çelişemez. Çünkü hakikat birdir. Eğer bir çelişki görüyorsanız, ya metni yanlış anlamışsınızdır ya da hakikati eksik kavramışsınızdır.”

Sonra adamı serbest bıraktı.

Herkes bu karara şaşırmıştı. Ama İbn Rüşd o gün şu dersi vermişti:

Hakikati savunmanın yolu, susturmak değil; anlamaktır.

Ve bu düşünce, onun hem Aristoteles yorumlarında hem de İslam düşüncesine kattığı derinlikte açıkça hissedildi.