SOLİDWORKS
07 Mart 2026, 17:22
[Only Registered Users Can See Links] pg?_nc_cat=105&ccb=1-7&_nc_sid=13d280&_nc_ohc=jBfQqTK-NH0Q7kNvwEpxAmK&_nc_oc=AdnoOt0Kal3W990CBqxboPFMa-zofuONwa1SS8JTyCUZlHXu09KSDYKNv8-1Kpn-pcttMcVpfqkkO9g4S-pyHeVe&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.fadb2-2.fna&_nc_gid=wDIDqGGXkZa22KRyz94Eyg&_nc_ss=8&oh=00_AfxzWIvdNrDWllp_nxiEMkKyhj4V7VlVUInurc8HnPHR Rw&oe=69B207F4
Trans kadın Bülent Ersoy ve aynı gazinoda birlikte çalışan erkek kılığına girmiş Müjde Ar ve Füsun Önal...
Not: Fotoğraf 1980'in ilk ayları, yani Bülent Ersoy'a sahne yasağının getririlmediği tarih. 7 Gün Dergisindeki Füsun Önal tarafından paylaşım tarihiyse 23 Kasım 1987...
YORUMLARA İSTİNADEN: Bir transseksüelin transseksüel sayılması için de illa ki geçiş ameliyat olması şart değil; kişi kendini ne hissediyorsa odur. Çünkü ameliyat olmadan önceki hislerle ameliyat olduktan sonraki hisler aynıdır.
Modern ve sağlıklı günümüz anlayışında artık trans kadın sayılmak için ameliyatlara lüzum bile duyulmuyor. Çünkü insanın kendini nasıl hissettiğinin a veya b şekilde olmasıyla alakası yok...
Biyolojik cinsiyet ayrı, cinsiyet kimliği ayrı, cinsel yönelim ayrı, toplumsal cinisyet ayrı... Hatta hatta cinsiyet kimliği denilen şey bile toplumsal bir icat. İnsan kendini nasıl hissediyorsa, odur ve içinden geldiği gibi yaşama ve kendini canı nasıl istiyorsa o şekilde tanımlama-ifade etme hakkına sahiptir. İnsanların doğal yapılarının bir kategorisinin veya şeklinin olması şart değil...
Trans kadın Bülent Ersoy ve aynı gazinoda birlikte çalışan erkek kılığına girmiş Müjde Ar ve Füsun Önal...
Not: Fotoğraf 1980'in ilk ayları, yani Bülent Ersoy'a sahne yasağının getririlmediği tarih. 7 Gün Dergisindeki Füsun Önal tarafından paylaşım tarihiyse 23 Kasım 1987...
YORUMLARA İSTİNADEN: Bir transseksüelin transseksüel sayılması için de illa ki geçiş ameliyat olması şart değil; kişi kendini ne hissediyorsa odur. Çünkü ameliyat olmadan önceki hislerle ameliyat olduktan sonraki hisler aynıdır.
Modern ve sağlıklı günümüz anlayışında artık trans kadın sayılmak için ameliyatlara lüzum bile duyulmuyor. Çünkü insanın kendini nasıl hissettiğinin a veya b şekilde olmasıyla alakası yok...
Biyolojik cinsiyet ayrı, cinsiyet kimliği ayrı, cinsel yönelim ayrı, toplumsal cinisyet ayrı... Hatta hatta cinsiyet kimliği denilen şey bile toplumsal bir icat. İnsan kendini nasıl hissediyorsa, odur ve içinden geldiği gibi yaşama ve kendini canı nasıl istiyorsa o şekilde tanımlama-ifade etme hakkına sahiptir. İnsanların doğal yapılarının bir kategorisinin veya şeklinin olması şart değil...