PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mekke Medine Umre


SOLİDWORKS
27 Şubat 2026, 16:41
[Only Registered Users Can See Links] pg?_nc_cat=103&ccb=1-7&_nc_sid=7b2446&_nc_ohc=wFgxZw28ResQ7kNvwF3ACls&_nc_oc=Adn9AA3eeyH4MRVawpCyxpEPB1B77x7YQkEM6NKvbPv 1K0MRfumQFG7mo-5Ojb40vZGVq9Qr_W_jkPPJk1Qun1dl&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.fadb2-1.fna&_nc_gid=3t95hp8IlNFQ6kUNTCz-Hg&oh=00_AfuqZ0xiXUf3Xoa_ZWQnohscrMqNfxyNZvVHMxa9Cn0P 9g&oe=69A778C8



Bilhassa cuma günü salât ü selâm ile meşgul olmak, çok fazîletli bir ibadettir.

Ebu’d-Derdâ -radıyallâhu anh- anlatıyor:

Bir gün Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“–Cuma günü bana çok salevât getirin! Zira o gün, meleklerin hazır ve şâhid olduğu bir gündür.[3]

O gün bir kişi bana salât ettiğinde onun salâtı mutlakâ bana arz edilir. Salevât getirmeyi bırakıncaya kadar bu durum böyle devam eder.” buyurdular.

Ben:

“–Vefâtınızdan sonra da mı?” diye sordum. Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“–Evet, vefâtımdan sonra da! Allah Teâlâ peygamberlerin vücutlarını yemeyi yeryüzüne haram kılmıştır. Allâh’ın Nebîsi hayattadır ve dâimâ rızıklandırılır.”

buyurdular. (İbn-i Mâce, Cenâiz, 65. Bkz. Ebû Dâvûd, Salât 201/1047, Vitir 26)

Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- bu hususta şöyle demiştir:

“Her kim cuma günü Peygamberimiz’e yüz kere salevât getirirse kıyâmet günü mahşer yerine yüzü çok güzel ve nurlu olarak gelir. İnsanlar gıptayla, «Bu zât acaba hangi ameli işliyordu?» diye birbirlerine sorarlar.” (Beyhakî, Şuabu’l-Îmân, III, 212)

ÇOKÇA SALAVAT GETİRMENİN ÖNEMİ
Çokça salevât-ı şerîfe getirmek, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e duyulan muhabbetin büyüklüğüne alâmettir. Bu da kişiyi neticede Allah Rasûlü’ne yaklaştırır. Nitekim hadîs-i şerîfte:

“Kıyâmet gününde insanların bana en yakın olanı, bana en çok salât ü selâm getirendir.” buyrulmuştur. (Tirmizî, Vitir, 21/484)

SOLİDWORKS
07 Mart 2026, 17:16
"Kapından başka kapı aratma ya Rabbi!"
Dünya yorsa da, yollar kapansa da Senin kapın her daim açık. Bizleri mahzun, dualarımızı cevapsız bırakma. Amin.
"Kapından başka kapı aratma ya Rabbi!"
Dünya yorsa da, yollar kapansa da Senin kapın her daim açık. Bizleri mahzun, dualarımızı cevapsız bırakma. Amin.

[Only Registered Users Can See Links] pg?_nc_cat=102&ccb=1-7&_nc_sid=7b2446&_nc_ohc=Bnn3zDxNOIkQ7kNvwGtfUhH&_nc_oc=Adm4xhpgx3WGrYhq-X959cTMAJFpVkJOOp-SZ2DSAmTFYySCIKr3l-ht9MuMVt3yacDP2kJ-gepWteNXEJGtn4PT&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.fadb2-2.fna&_nc_gid=uQnwyfdhJ1b_R9UzQJQS0w&_nc_ss=8&oh=00_AfxhDMZcaw9sGjSIjbxB8ixND4w0UiKmkQgeDH1ns4zB sw&oe=69B1EB48

SOLİDWORKS
07 Mart 2026, 17:19
Makam-ı İbrahim’in Gölgesinde Bir Ömürlük Dua...
Şu an tam olarak Hazreti İbrahim’in (A.S) ayak izlerinin bulunduğu, duanın ve teslimiyetin tarihleştiği o mübarek noktadayız. Kalabalıkların arasında, o altın kafesin parıltısına bakarken insanın içinden geçen tek bir cümle oluyor: "Rabbim, burayı sadece fotoğraflarda değil, bizzat yerinde görmeyi nasip et."

Aşkın Merkezi: Binlerce insanın aynı aşkla etrafında döndüğü bu kutsal mekan, aslında bizlere sabrın ve sadakatin en güzel örneğini hatırlatıyor.

Vuslat Niyazı: "Rabbim en yakın bir zamanda isteyen herkese Kabe'ye gitmeyi nasip et". Bu sadece bir temenni değil; uzak diyarlardan Beytullah'a gönderilen bir gönül mektubudur.

Huzura Açılan Kapı: Şu mahşeri kalabalığın içinde kaybolup, sadece "Kulun geldim Ya Rabbi" diyebilmek... Dünyanın tüm yorgunluğunu o mermerlerin üzerine bırakıp kuş gibi hafiflemektir orası.
[Only Registered Users Can See Links] pg?_nc_cat=101&ccb=1-7&_nc_sid=7b2446&_nc_ohc=Lxkt4ZrWukkQ7kNvwELbjFU&_nc_oc=AdkhpR-TYusBaBxlh8ycGsj5wDdo01u62JQk9sm2SU-4li-0FkiDI-bkPC1dlUmvcxagJf366HdWIEYE-woMOU0m&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.fadb2-1.fna&_nc_gid=7ph5aA-7YaPWWTJPczDiwA&_nc_ss=8&oh=00_Afxg_nVXrDd9zGVHkU48kv6H_229JzrKaBeB0xWfDwhB Gg&oe=69B1ECE4