PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Adanalılar dışında kimse anlamıyor!


KeLeBeK
06 Ocak 2026, 06:36
Kente adım atan kimse kullanamıyor
Adana, Türkiye'de yeme içme kültürünün yanı sıra doğal güzellikleriyle de ünlü bir şehir olarak yer alıyor. Turistlerin de uğrak yeri olan Adana'da kendine özgü bir dil kullanılıyor. Sadece gerektiğinde kullanılan bu kelimeleri Adana dışında anlayan da bulunmuyor.

[Only Registered Users Can See Links]

Atasözleri ve kendine özgü şivesi ile Adana ülkemizde birçok dili barındırıyor. Adana halkının dışında kimsenin anlamadığı bu dil meşhur olmuş durumda. İlk kez ziyaret eden kimseler ne anlama geldiğini kesinlikle bilmiyor.

[Only Registered Users Can See Links]

Bu sözcüklerin her biri farklı anlama geliyor. Adana şivesi günümüzde Adanalı olmayanlar tarafından da kullanılıyor. Sosyal medyada bu konuyla ilgili pek çok örnek bulunuyor.

[Only Registered Users Can See Links]

Adana halkı arasında ve Adana'ya özgü bu kelimeler pek çok durumu anlatmak için kullanılıyor. Örneğin, Kapıyı biraz kındır ifadesi odanın havalanması için kullanılan bir söz öbeği olarak dikkat çekiyor.

[Only Registered Users Can See Links]

O vakitler nehir sularının akışıyla çark döner, mavra denilen bu su dolapları şehre su verirdi. Bazen mavralar at veya eşek yardımı ile ya da insan gücüyle döndürülürdü. O günlerde şehir suyu olmadığı için Adana halkı tulumba veya nehir suyu kullanırdı. Nehir kenarlarındaki bahçeler ve şeker kamışı tarlaları mavralarla sulanırdı. Evlerin bahçelerinde küçük bir bahçe mavrası bulunurdu. Bu mavralarla su, kuyulara dökülür, kuyulardan da çekilerek bahçelere verilirdi. Geceleri mavraların çıkardığı gıcırtı, nehrin etrafındaki mahallelere bazen tatlı bir ninni gibi bazen de rahatsız edercesine bir gürültü ile yayılırdı. Mavranın mil yatağına, bir miktar kömür konularak gıcırtı çıkarması, böylece düzeneği kuran kişinin istirahate çekildiğinde mavranın dönüp dönmediğini duyması sağlanıyordu. Kulakları okşayan mavraların çıkardığı bu ses, zaman içinde bir Adana deyimine dönüştü. Boş konuşmalara, gevezelik yapmaya, lakırtı yapmaya ve yeri geldiği zaman insanların olayları abartarak anlattığı hikaye ve laflara “Adana Mavrası” denildi.

[Only Registered Users Can See Links]

Mavra, su dolaplarının Adana dilindeki söylenişidir. 1900’lü yılların başından Cumhuriyet döneminin ilk yıllarına kadar, Adana’nın eski fotoğraflarında mavraları görüyoruz. Onlarca mavra, yüzyıllara meydan okuyan Taşköprü’nün altından akıp giden Seyhan Nehri’nin kıyısında sıralanmıştır.

[Only Registered Users Can See Links]

Adana'daki bazı sözcüklerde Fransızca etkisi kendisini hissettiriyor. Adana'da geri vites ya da geri gitmek anlamında kullanılan "anarya" sözcüğü, Fransızcadaki ‘En arrière’den alınmış olduğu bilinmektedir. Büyük fare anlamındaki "cardın" da yine Fransızca bahçe demek olan "Jardin" den.

[Only Registered Users Can See Links]

Adana’da tek bir şivenin konuşulduğunu söylemek imkansızdır. Adana şehir merkezinden uzak bölgelerde farklı şiveler konuşulmaktadır. Adana’nın komşu illerine sınır olan bölgelerde bu komşu illerin şiveleri konuşmaktadır. Adana’da genellikle Pozantı – Tufanbeyli – Feke ağızları (şiveleri) konuşulmaktadır.

[Only Registered Users Can See Links]

Adana’da eski Türkçe kelimelerde halen şive olarak kullanılmaktadır. Her ne kadar yazı dilinde kullanılmasalar da günlük konuşmalarda kullanılıyor.

Abov, dönek, dam, he, cibinlik, darı, kele, namazla, ökenmek, teker, zaar, vallaha gibi Adana yöresine ait ifadeler hâlâ bilinmekte ve kullanılmaktadır.

Adana’da konuşulan dil bakımından bazı örnekler verecek olursak şunları söyleyebiliriz. Örneğin “Gece”ye “Ver-geç” denilmektedir. Ayrıca “Cahil”e “Cahal”, “Otobüs”e “otobos”, “Gazete”ye “Gazata” denilmektedir.

[Only Registered Users Can See Links]

Adana’da özgü kelimeler ve konuşulan bazı eski Türkçe kelimeler ve anlamları ise şöyle; Az önce: Bayahtan

Patlıcan: Balcan

Tohum: Bider

Domates: Banadura

Aralık: Gındırık

Bahraç :Ayran ya su konulan kap

Ölük : Ölmüş

Kapsalık,kaspalık,gaspalık,gapsalık : Bahçe kapısı (Gaspalığı aç da içeri girsinler)

Firez : Tarlada kalan ekin sapı.

Dikeç : Kazık

Bük : Çalı ve diken topluluğu.

Pür : Çam yaprağı

Çot : Üstü kesilmiş ağaç bedeni.

Gamalak-Kamalak: Çam kabuğu gövdesinden soyulduğunda, gövde ile kabuk arasında bulunan yumuşak kısım.

Firik : Olgunlaşmaya yakın, olgunlaşmamış erik,çağla gibi meyve, buğday ve mısır

Göbelek : Mantar

Avarlık : Ailenin ihtiyacı için, evin bahçesine ekilen sebze.Ayın Puharı(ayan por): Eyyam-ı Buhar, Ağustos ayında çöken buharlı hava

Siyek : Saçak.

Cırlavuk, cırnavuk : Ağustos böceği.

Tomus : Temmuz ayı

Şıkırdım gibi : Bütün dallardaki meyveler olgunlaşır, çok fazla.

Gölük : Yük taşıyan at, beygir.

Toğga : Sıcak veya soğuk olarak içilebilen, ayran ve dövme ile yapılan bir çorba çeşidi.

pilavlık : Çocuk oyunlarında etkisi olmayan kişi, küçük çocuklar.

demlik : tamamen ( Benle demlik mi konuşmayacaksn)

sına, sinam : Deneme.

Yörep: Yokuş

Anariye : Geri( Anariye anariye gel bakalım)

Bocit : Sürahi

Peşkir : Havlu

Dirgen : Tırmık

Çapıt,çabut : Kumaş Parçası,bez

Bayak : Biraz öne, az önce ( Bayak gelseydin görüşürdün)

Kele : Kadına hitap şekli(Kele Bacım gibi......)

Tummak : (suya)Dalmak

Gaçıl : Yol Açılmasını İstemek,Çekil. ( Kenara gaçılın)

Helke : Kova

Gıska : küçük soğan

Celfin: Genç tavuk

Endeni :Endeni sözcüğü onu anlamında kullanılmaktadır.

Örnek:Ende örtüyü getir,masanın üzerine ört. (2.e uzatılır)

[Only Registered Users Can See Links]

Cücük :civciv anlamında kullanılır.Bulamaç: Nişasta, su ve şeker ile yapılan besleyici çorba.Seyirtmek, seğirtmek :Koşmak anlamında kullanılır. Örnek:Çocuk şurdan biraz önce seyirtti.Cardın:İri fareYayyık :Bazen tek y ile de söylendiği olur.Ayran yapmak için kullanılan küp şeklindeki tahta veya deri kutu. Örnek ün akşam yemekte yayyık ayranı içtim.Zaar :Zahir sözcüğünden gelmektedir.Belki anlamında kullanılır. Örnek:Zaar sizin çocuk yarın gelir.Bakale :Bakale sözcüğü bakmak anlamında kullanılır. Örnek:Bakale buraya gel bi!Balım :Bu sözcük bakalım anlamında kullanılır. Örnek:Gel balım nereye gidiyorsun. (a uzun okunur)Cıncık :Cıncık sözcüğü cam anlamında kullanılır. Örnek:Çocuk tüm cıncıkları kırdı.Tez :Bu sözcük yöremde çabuk anlamında kullanılmaktadır.Mustağak :Bu sözcük yöremde layik anlamında kullanılır. Örnek:Mustağakını sonunda buldun işte.Elcek : oyuncu bilyeGülle : bilyeyalak: çukur yerangara : siyah-beyaz renkte olan tavukhalbur: buğday elenen elek.sarat :seyrek elek.urupla: buğday ölçmede kullanlan en küçük kap.çelik: buğday ölçmede kullanılan yaklaşık 10 kg buğday ölçen tahtadan yapılmış kap.gırat :yaklaşık 22 kg buğdaya verilen ad.bibi: halaçitil : küçük helke, kapçokuşmak: toplanmak, kalabalık olmak( Bi adam görünce hemen çokuştunuz)meşe: eraltı( e uzun okunur)manca: domates salatasıbıldır: geçen yılçullanmak : üzerine çökmek (Baktım ki adamın üzerine hepsi çullanmış)culuk : hindidepitmek : ayağı ile yitmekdepik : tekmezumzuk :yumrukdellenmek: sinirlenmek (Sen dellendin mi mustafa abi.Dellendirmeyib beni.)süven : tarlanın kenarlarına çakılan düzgünce ağaçgabala : ölçüsüz, tartısız alınan iş, eşya ( Şu domateslere gabala 3 bin vereyim)gicişmek : kaşınmak( Sırtım gicişiyor baksana bir)herslenmek : kızmak ( Ya bu kadar herslenmene gerek yok aslında)katık : ayranmahana : bahane (Ölüm gelirse hepsi mahana işte)malamat: rezalet, rezillik ( Malamat olduk millete)seğen : kaşık madeninden yapılmış kap ( Seğene çorba koysana)şaplak : tokatçimmek : yıkanmakdulda : güneş ve rüzgardan korunacak yer (Şöyle duldaya geçelim rüzgar sert esiyor)cemkirmek, çemkirmek : büyüklerine karşı saygısız davranışlarda bulunmak, söz söylemek.öykünmek, ökünmek : Yaptığı hareketin aynısını yapmak.(Ağzıma ökünme dedim sana)ekkeş: ukala, çok bilmiş ( Şu Ahmet de çok ekkeş)devlisi gün: sonraki günsüngüç: baş parmak ile işaret parmağı arasındaki uzunlukdavış . söylentizıypmak, zıypınmak : yüksek bir yerden kaymakzarpadanak, carpadanak: anidenyekinmek : kalkmak (nereye yekindin böyle)cebelleşmek : tartışmak, birisiyle uğraşmak (Ya ben kendi canımla cebelleşiyorum)pısmak, pusmak : saklanmakpimpirikli : evhamlıçingil : omuzhombil, hombili : sırtzibil :gübre, hayvan artığısoyka : ölen kimsenin elbisesiacar, acer : yenicovsıtmak : duyurmakvırtzırt: ani olarak, zamansıziliksiz : argoda sevgi hitabı (İliksiz hoşuna gider değil mi?)omisilli : iyi, güzel, hoş ( Omisilli ağaç ne hale gelmiş)pıstanpatır : saklambaç oyunuhapahap olmak : aniden karşılaşmakyumuş uşağı : bir kimsenin her dediğini yapan ( Sen yumuş uşağı olmuşsun)tinkitmek :sektirmek, yerinden oynatmak( Seni tinkitirim buralardan)dıkılmak :girmekninemeli : neme lazımçarkıt : eskimiş, hurda haline gelmiş ( Araba çarkıt olmuş)vıykırmak : feryat etmekcılkı çıkmak : özelliği bozulmakguşanmak: giyinmek ( Düğüne gideceğiz şöyle bir güzel guşanalım)teleme: keçi sütüne incirin kozağının sütünü damlatarak yapılan tadı güzel yiyecek (peynir çeşidi diye de geçer bulmacalarda)ede: kardeşagam : kardeşimküncü : susamcıkıl : bozuk para ( Bu cıkıl paraları ne yapacaksın)cıkıl,cakıl : küçük taş parçaları( Buraya kim cakıl dükün dedi)Pinnik : kümespırtı: elbisekürrük : minik tayfol : tavuğun yumurtlaması için bırakılan yumurtafolluk : tavuğun yumurtladığı yer

goz : ceviz

galli : sincap

cazzıtcuzzut: tahteravalli

erinmek : bir işi yapmak istememek ( Ders çalışacağım ama eriniyorum)

süzek :süzgeç

kilden : su kaşık madeninden yapılmış küçük tas.( Kildenle bana bir su versene)

leğen :İçinde çamaşır yıkanılan yayvan ve çukur kap.

sini : tepsi

üfelemek: ovalamak

gallep: güvercin

hımbıl: mızmız, işi yavaş yapan kimse

sedir : divan

sehen : tabak

ilişkir : et sucuğu

kertiş :kertenkele

taman: hani (örnek:Bize gelecektin taman, neden gelmedin?)

kepmek :çökmek (Ev adamın üzerine kepmiş.) ( ölen kişi içinde söylenir.Örneğin; Adam dün kepmiş gördün mü?)
tosbaa, tusbaa: Kaplumbağa

[Only Registered Users Can See Links]

Adana’nın en önemli özelliklerinden birisi de kendine has bir lügati olmasıdır. Bu başka şehri görecek herkes için günlük hayatta sıkça kullanılan bambaşka bir kelimeler...

Anarya: Geri vites, ya da geri gitmek. Fransızcadaki ‘En arrière’ lafının okunuşudur aynı zamanda. İşgal yıllarından kalma bir söz olarak Adana lügatindeki yerini almıştır.

Araya gitmek/vermek: Boşa gitti, değeri bilinemedi, ziyan oldu.

Avel: Aptal anlamında. Aval aval bakmanın bir türü.

Banadura: DomatesBaldırcan/Balcan: Patlıcan

Bayaktan: Az önce

Bici bici: Dünyanın en orjinal ve en güzel tatlısı. İçinde buz, pişmiş nişasta, pudra şekeri bulunur. Üzerine de kırmızı bir şerbet dökülür. Hemen hemen her köşe başında, özellikle yazın bulunabilir. Sadece “bici” diye de ifade edilebilir.

Bıcı bıcı: Bici bici’yle karışmaması hayati önem taşıyan, banyo yapmak anlamındaki çocuksu ikileme. “Bir gel de bıcı bıcı yiyek” diyerek hava atmaya çalıştığınız Adanalı arkadaşınızın bir kaşının stratosfere yükselmesine sebep olabilirsiniz.

Belik: İki yandan örgü.

Bocit: Sürahi. “Boca etmek” yani dökmek anlamında sözden türemiş olması muhtemeldir.

Cardın: Büyük fare. Misal Fransızcada bahçe anlamına gelen “Jardin” (jarden diye okunuyor) kelimesiyle anlamsızcasına benzerliği var ama, muhtemelen alakası yoktur…

Cılk: Çürük. Bozulmuş, kokmuş yumurta

Cındırık: Etin içindeki sinir. Adana’da yolunuz bir kasaba düştüyse, mutlaka “Cındırıksız et” istediğinizi söylemeniz gerek.

Cıncık: Cam ve cam eşya

Cibiliyet: Geçmiş. Cibiliyetsiz, geçmişi olmayan, soysuz anlamında. İğrenç bir insan yani.

[Only Registered Users Can See Links]

Cücük: Herhangi bir meyvenin, bitkinin ya da o tip yiyecekle alakalı şeyin en küçük yeri. Misal soğanın cücüğü, en ortasındaki bölümüdür. Adana’da soğanın cücükleri bir araya toplanır, hafifçe yağda çevrilir, sonra da üstüne nar ekşisi dökülür ve afiyetle yenir mesela.

Cülük: Kanatlı hayvan yavrusu. Misal civciv. Kuzen anlamında mesela “Emmimin cülüğü” gibi de kullanımları vardır.

Çimmek: Yüzmek.

Çömçe: Kepçe

Çul: Kilim.

Daraba: Kepenk

Darı: Mısır

Devrisi gün: Sonraki gün, ertesi gün

Dinelmek: Ayakta durmak. “2 saattir sıcağın alnında dineliyorum”diyerek sizi bekleten birine kızabilirsiniz mesela.

Döş: Göğüs. “Döşünü kapa da üşütme” şeklinde cümle içinde kullanımı yaygındır.

[Only Registered Users Can See Links]

Eftik: Atıştırmalık yiyecek. “Eftiklenmek” şeklinde kullanıldığında, abur cubur yemek anlamına gelir.

Eke: Güçlü erkek, kibirli, ukala.

Elikmek: Utanmak, çekinmek. Misafire “buyurun niye almıyorsunuz” manasında “elikmeyin elikmeyin!” denir.

Enik: Yavru köpek

Eşkere: Boş konuşmak

Gadasını aldığım: Kurban olayım. Günah, suç, kabahat

Galan: Artık, hadi. “Galan gel de gidek” dendiğinde “Sabrım tükeniyor bak, yakında gelmezsen fena olacak” anlamı çıkabilir.

Ganeri: Yavaş olmak, tembel adam, mezbaha.

Gellebicin: En iri tatlı su balığı anlamındaki söz. Daha çok Seyhan baraj gölündeki enteresan, Japon balığına benzer tatlı su balıkları için kullanılır.

Gıllik: Küçük

Gıllicik: Küçücük. Cümle içinde kullanıldığında cılız, perişan gibi anlamlara da gelebilmektedir. Örneğin “Necati’nin oğlanı gördün nü, nişanlısıynan işler bozulunca gıllicik kalmış!”

[Only Registered Users Can See Links]
Gottik: Küçük. Gotik mimari ve çok sonrasında gelen kaşı gözü simsiyah boyayıp sürekli mutsuz takılma modası olan “gotik” olmakla ne alakası var diye sorarsanız, hiçbir alakası yok.

Göynek: Gömlek

Helke: Kova

Heye: Evet

Hipo: Çamaşır suyu

Hoşşik: Şımarık, Hoppa.

Kelle: Kişi

Kertiş: Küçük sarı kertenkele

Kıytırık: Uyduruk

Kındırık: Aralık. Misal kapının ya da pencerenin aralık kalması durumlarında kullanılabilir.

Kopil: Küçük

Küncü: Susam

[Only Registered Users Can See Links]

Laylon: Traktörün arkasındaki römork. Römork kelimesinin nasıl olup da ‘laylon’a dönüştüğü, hayatın en büyük gizemlerinin başında geliyor.

Mavra: Geyik muhabbeti. Su değirmenine de deniyor.

Malamat: Rezil olmak. Rezil rüsva olmak anlamında “malamat olmak” diye de kullanılır.

Manık: Kedi yavrusu

Mırra: Özel çekilmiş, acı mı acı Türk kahvesi. İtalyanların ultra mega shot espresso’larını getirin, mırra yanında hiç kalır. O derece…

Mimtan: Gömlek

Mitil: Döşek. Mitili atmak, döşeği sermek. Bir yere artık yerleşmek, yayılmak anlamında.

Peşkir: Havlu, kurulama bezi.

[Only Registered Users Can See Links]


Sokum: Dürüm. “Sokum isten miiiiiiii” diye bir cümle duyduğunuzda bunu hakaret gibi algılamayın mesela. Aslında “Dürüm ister misin” denilmeye çalışılıyordur, gayet de kibarca bir söylemdir yani. T

Taka: Pencere

Taman: Zaten.

Teker/ Velespit: Bisiklet. Cümle içinde kullanmak gerekirse; “Atla tekere de çarşıdan 6 yumurta kap gel” şeklinde, özellikle Pazar sabahları emir kipi eşliğinde kullanımı da vardır.

Tıskıyit: Hadi canım sen de! Bazen de “Aman Allah’ım” anlamında kullanılabilir.

Zaar: Herhalde. “Zaar bizimkinin gönlü de oğlana düşmüşse…” şeklinde cümle içinde kullanılabilir.

Zibil: Kırıntı şeklinde çöp. Ermeniceden geçen bir kelimedir.

Zorsunmak: Üşenmek

Zumzuk: Yumruk

meke :mısır

[Only Registered Users Can See Links]