Matsuro
23 Ekim 2025, 16:48
Bilim insanları, yüzlerce yıllık Kolombiyalı mumyaların kutsal ölüm maskelerini dijital olarak kaldırarak gerçek yüzlerini ilk kez ortaya çıkardı.
[Only Registered Users Can See Links]
Arkeoloji ve teknolojiyi bir araya getiren heyecan verici bir çalışmada bilim insanları Kolombiya’da bulunan yaklaşık 800 yıllık dört mumyanın yüzünü ilk kez gün yüzüne çıkardı. Kutsal ölüm maskelerinin arkasına gizlenmiş olan yüzler, kalıntılara zarar vermemek için bilgisayarlı tomografi taramaları sayesinde “dijital olarak” ortaya çıkarıldı.
Güney Amerika’nın yerli halklarının kültürel uygulamalarına ışık tutan araştırma, Kolombiya Antropoloji ve Tarih Enstitüsü koleksiyonunda bulunan dört mumya üzerinde gerçekleştirildi. Kolombiya tarihinde bilinen tek örnekler olan maskeler, reçine, kil, balmumu ve mısır kullanılarak yapılmış ve mumyalanmış bedenlere öyle hassas bir şekilde yerleştirilmiş ki, cesetler adeta canlı görünüyordu.
Kolombiya Andları’nda 13. ile 18. yüzyıllar arasında yaşamış dört bireye ait mumyalarda, geleneksel ölüm maskeleri yüz ve çene bölgelerini örtüyordu. Araştırmacılar bilgisayarlı tomografi taramaları ile maskeleri sanal olarak kaldırarak, iri bezenmiş boncuk detayları ile süslenmiş maskelerin altında iskeletleri açığa çıkardı. Ardından yüz dokusu, kas ve yağ katmanları sanal olarak eklenerek bu kişilerin yaşamlarında nasıl görünebileceğine dair ilk tahmini yüz rekonstrüksiyonları oluşturuldu.
Araştırmada incelenen mumyalar, 6-7 yaşlarında bir çocuk, 60’lı yaşlarda bir kadın ve iki genç yetişkin erkeğe ait. Doğu Kordillera bölgesindeki Kolombiya Andları’nda yaşamış olan bireylerin ölüm tarihleri, radyokarbon tarihlendirme yöntemiyle MS 1216 ile 1797 yılları arasına denk geliyor.
Mumyalardaki Yüz Rekonstrüksiyonu Süreci Nasıl Gelişti?
[Only Registered Users Can See Links]
Liverpool John Moores Üniversitesi Face Lab projesinden Jessica Liu önderliğindeki ekip, özel bir yazılım ve dokunmatik kalem kullanarak, dijital olarak açığa çıkarılan kafatasları üzerine kas, yumuşak doku ve yağ katmanlarını yerleştirdi. İki yetişkin erkeğin yüz dokusunu oluşturmak için modern Kolombiyalı yetişkin erkeklerin ortalama yüz doku derinliği verileri kullanıldı.
Bilim insanları, bölgeye özgü ten rengi, göz ve saç rengini dikkate alarak rekonstrüksiyonları tamamladı. Yüz ifadelerini nötr tutarak spekülatif yorumlardan kaçındılar. En zorlu aşama ise kırışıklıklar, kirpikler, çiller ve gözenekler gibi ince detayların eklenmesi oldu.
Academia Colombiana de Historia’dan Felipe Cárdenas-Arroyo, “Maskeler olağanüstü bir işçiliğe sahip ve şimdiye kadar Kolombiya’da var olduğu bilinen tek örnekler,” açıklamasında bulundu.
[Only Registered Users Can See Links]
Jessica Liu, rekonstrüksiyonların sınırlarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Doku her zaman en büyük zorluk, çünkü kendilerini nasıl gösterdiklerini, yüzlerinde yara izi veya dövme olup olmadığını ya da ten renginin gerçekte nasıl olduğunu basitçe bilmiyoruz. Doku açısından sunduğumuz şey, bu bireyler hakkında bildiklerimize dayanan ortalama bir temsil.”
Araştırmacılar rekonstrüksiyonların grup ortalamalarına dayandığını ve hiç kimsenin tam olarak ortalama olmadığını vurguluyor. Bu nedenle ortaya çıkan yüzler, bireylerin kesin portreleri olmaktan ziyade, nasıl görünmüş olabileceklerine dair bilimsel tahminler sunuyor.
Kaynak: Independent ([Only Registered Users Can See Links])
[Only Registered Users Can See Links]
Arkeoloji ve teknolojiyi bir araya getiren heyecan verici bir çalışmada bilim insanları Kolombiya’da bulunan yaklaşık 800 yıllık dört mumyanın yüzünü ilk kez gün yüzüne çıkardı. Kutsal ölüm maskelerinin arkasına gizlenmiş olan yüzler, kalıntılara zarar vermemek için bilgisayarlı tomografi taramaları sayesinde “dijital olarak” ortaya çıkarıldı.
Güney Amerika’nın yerli halklarının kültürel uygulamalarına ışık tutan araştırma, Kolombiya Antropoloji ve Tarih Enstitüsü koleksiyonunda bulunan dört mumya üzerinde gerçekleştirildi. Kolombiya tarihinde bilinen tek örnekler olan maskeler, reçine, kil, balmumu ve mısır kullanılarak yapılmış ve mumyalanmış bedenlere öyle hassas bir şekilde yerleştirilmiş ki, cesetler adeta canlı görünüyordu.
Kolombiya Andları’nda 13. ile 18. yüzyıllar arasında yaşamış dört bireye ait mumyalarda, geleneksel ölüm maskeleri yüz ve çene bölgelerini örtüyordu. Araştırmacılar bilgisayarlı tomografi taramaları ile maskeleri sanal olarak kaldırarak, iri bezenmiş boncuk detayları ile süslenmiş maskelerin altında iskeletleri açığa çıkardı. Ardından yüz dokusu, kas ve yağ katmanları sanal olarak eklenerek bu kişilerin yaşamlarında nasıl görünebileceğine dair ilk tahmini yüz rekonstrüksiyonları oluşturuldu.
Araştırmada incelenen mumyalar, 6-7 yaşlarında bir çocuk, 60’lı yaşlarda bir kadın ve iki genç yetişkin erkeğe ait. Doğu Kordillera bölgesindeki Kolombiya Andları’nda yaşamış olan bireylerin ölüm tarihleri, radyokarbon tarihlendirme yöntemiyle MS 1216 ile 1797 yılları arasına denk geliyor.
Mumyalardaki Yüz Rekonstrüksiyonu Süreci Nasıl Gelişti?
[Only Registered Users Can See Links]
Liverpool John Moores Üniversitesi Face Lab projesinden Jessica Liu önderliğindeki ekip, özel bir yazılım ve dokunmatik kalem kullanarak, dijital olarak açığa çıkarılan kafatasları üzerine kas, yumuşak doku ve yağ katmanlarını yerleştirdi. İki yetişkin erkeğin yüz dokusunu oluşturmak için modern Kolombiyalı yetişkin erkeklerin ortalama yüz doku derinliği verileri kullanıldı.
Bilim insanları, bölgeye özgü ten rengi, göz ve saç rengini dikkate alarak rekonstrüksiyonları tamamladı. Yüz ifadelerini nötr tutarak spekülatif yorumlardan kaçındılar. En zorlu aşama ise kırışıklıklar, kirpikler, çiller ve gözenekler gibi ince detayların eklenmesi oldu.
Academia Colombiana de Historia’dan Felipe Cárdenas-Arroyo, “Maskeler olağanüstü bir işçiliğe sahip ve şimdiye kadar Kolombiya’da var olduğu bilinen tek örnekler,” açıklamasında bulundu.
[Only Registered Users Can See Links]
Jessica Liu, rekonstrüksiyonların sınırlarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Doku her zaman en büyük zorluk, çünkü kendilerini nasıl gösterdiklerini, yüzlerinde yara izi veya dövme olup olmadığını ya da ten renginin gerçekte nasıl olduğunu basitçe bilmiyoruz. Doku açısından sunduğumuz şey, bu bireyler hakkında bildiklerimize dayanan ortalama bir temsil.”
Araştırmacılar rekonstrüksiyonların grup ortalamalarına dayandığını ve hiç kimsenin tam olarak ortalama olmadığını vurguluyor. Bu nedenle ortaya çıkan yüzler, bireylerin kesin portreleri olmaktan ziyade, nasıl görünmüş olabileceklerine dair bilimsel tahminler sunuyor.
Kaynak: Independent ([Only Registered Users Can See Links])