PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bir Sene Boyunca Şekeri Hayatından Çıkaran Ailenin İnanılmaz Değişimi


Arthur
10 Ekim 2025, 20:20
[Only Registered Users Can See Links]


Şekeri erkenden bırakan insanlardansanız epey şanslısınız. Şekerin vücudumuza verdiği zararlardan gerçek anlamda haberi olan herkes, bu tatlı zehri bir an önce hayatından çıkarmak istiyor. Fakat şekeri bırakmak da tıpkı sigarayı bırakmak gibi öyle pek kolay olmuyor. Hayatlarından bir sene boyunca şekeri çıkaran bir ailenin ilginç hikâyesine uzanacağız. Hiç düşündünüz mü, şekeri 12 ay boyunca yaşamınızdan uzak tuttuğunuzda vücudunuzda ne gibi değişimler yaşanır. Bu sorunun cevabını merak eden bir aile, oldukça ilginç sonuçlarla karşılaşmış. Yaşamlarında çok radikal değişimler gerçekleşen bu ailenin deneyimlerine daha yakından bakalım. Aşağıda kendi anlatımlarıyla şeker tüketimini bıraktıktan sonra yaşadıkları okuyabilirsiniz:
[Only Registered Users Can See Links]“Bir dönemler gerçekten çok sağlıklı olduğumu sanıyordum. Zaman zaman enerji konusunda bazı sorunlar yaşıyordum. Bu nedenle günümü bazen tamamlamakta güçlük çekebiliyordum. Ailemdeki istisnasız herkes soğuk algınlığını adeta bir fobi haline getirmişti. Kış yaklaşırken bu korku bizde tavan yaptı. Hatta misofobi adı verilen rahatsızlığın etkileri bariz şekilde üzerimizde hissediliyordu. (Misofobi mikroplara maruz kalmaktan aşırı korkma durumu)

[Only Registered Users Can See Links]Şekerin olası etkileriyle tanıştıktan sonra pek çok konuya bakışım değişti. Uzmanlara göre şeker, Amerika’daki obezitenin baş sebebi. Konu üzerine daha derinlemesine araştırmalar yaptığımda bu hastalıkların temel nedeninin şeker olduğu konusunda ikna oldum. Ülkemizde her üç kişiden biri obez düzeyinde. Şeker hastalıkları çok hızlı bir biçimde artış gösteriyor. Bu süreçte özellikle ek şeker içeren ürünleri analiz ettim.

[Only Registered Users Can See Links]
Ailemle beraber bu tür ürünleri hiç yemeden 12 ay geçirmenin neler yaratacağını konuşmaya başladık. Biri 6, diğeri 11 yaşında olan iki çocuğumuz var. Bu süreçte meyve suyunu ve sofra şekerini kesmekle başladık. İlave tatlandırıcıları hayatımızdan kesin bir biçimde çıkarmayı planladık. Birkaç parça meyve konusunda kendimize tolerans veriyorduk. Çünkü meyvelerde şeker doğal kaynağına bağlı durumdaydı. Biraz araştırmaya başladığımızda tortilladan sosise, krakerden bebek mamasına pek çok gıdada şekere rastladık. Niçin bunca gıdaya şeker dahil ediliyordu? Temel nedeni çok daha uygun maliyetlerle, daha yüksek üretimin önünü açmaktı. Her e kadar sağlığımızı tehdit etseler de onlar adına bu durum raf ömrünü uzatan bir etkendi.


[Only Registered Users Can See Links]

Yaptıklarımdan sonra bana deli gözüyle bakanlar oldu, bu normal. Fakat bir sene boyunca ilave şekerlerden uzak durarak büyük bir maceranın içine dahil olduk diyebilirim. Bu denemenin ne kadar büyük zorluklar içerdiğini bizzat deneyerek görmek istedik. Son araştırmalarımdan sonra şekeri hayatımızdan tümüyle çıkarmanın bizim lehimize olacağı konusunda ikna oldum. Şekeri bıraktıktan sonra ben ve ailemdeki insanlar kendimizi çok daha iyi hissetmeye başladık. Kocamın doğum gününde muz kremalı pastadan yediğimde hiç zevk almadığımı fark ettim. Damak tadımın kısa süre içinde değiştiğini söyleyebilirim. O pastadaki şeker oranı bana bir anda korkunç göründü. Aynı saat başım ağrıdı, dişlerim sızlamaya başladı. Kalbimin atışları hızlandı. Kendimi ruhsal ve fiziksel anlamda kötü hissettim.


[Only Registered Users Can See Links]

Şekerin ne kadar berbat bir etki yarattığını, bu süreçte çok daha iyi kavrama şansı buldum. Bunca yıl nasıl bu kadar rahat ve kontrolsüz şekilde şeker tükettiğimize inanamadım. Geçen sene kızım toplamda 15 gün boyunca hasta olduğu için okula devam edememişti. Bu sene bu rakam sadece iki. Şu an kolay kolay hasta olmayan ve özellikle de grip konusunda tedirgin olmayan bir ailem var. Grip sezonu yaklaştığında eskisi gibi korkularımız açığa çıkmıyor. Aradan geçen bir yılın sonunda kendimizi çok daha öz güvenli, çok daha sağlam hissediyoruz. Bu noktadan sonra yeniden şekere dönmek, sanıyorum bizim için bir kabus senaryosu olur.”

Alıntıdır.